çakmak çakma, örn: abi çaksan artık şu çakmağıda sigaramı yaksam
çakmamak, örn: olum sende bi boktan çakmıyosun lan, bundan sonrada sakın çakma tamammı
bir aleti çakma, örn: *y kişisi: veysel hadi gel yemek hazır *x kişisi: şu çiviyide çakim geliyorum *y kişisi: abi çakma, sonra çakarsın gel şimdi çayın soğuyo
mucitliğin fakircesi. "aynısını git bilmem nerde sor 50 kağıt daha fazla,niye veriym abicim?" şeklinde yaygın söylev yaratmışlığı da var. bu için piri için bakınız (bkz: çin) (bkz: hindistan) (bkz: siirt)
argodaki ‘taklit’ anlamına inat kuyumcukta ‘metalleri vurarak ve çakarak işleme’ ve ‘bu iş için kullanılan kalıp’ anlamıyla suriye arapçasına da geçmiş: çakmâye ‘kuyumcu işleri’ (çoğulu çakmayât) < çakma.
ürünlerin çakmaları. özellikle çin malları. bide internette çakmalar var.
örneğin; (bkz: http://cakmablog.com) birde googleın çakmasını yapmış. özellikle sayfasının üst tarafa koyduğu link olayı çakmadan ziyade enteresan olmuş :) (bkz: http://bit.ly/7dhn6z)