çakırkeyif olduğu bir gece eve balkondan girmeye kalkmış, karanlıkta ayağı takılıp düşmüş. balkondaki muhtelif nesneyide yere devirir ki, "booooooom" diye bi ses! istanbul'un tamamı ayakta. o kafayla "amma gürültü yaptık yahu" diye söylenerek eve girer ve yatar. ertesi gün öğrenir ki, haydarpaşa açıklarında iki tanker çarpışmış, indenpendante adındaki petrol yüklü tanker infilak etmiştir!
(1923 - 1981) matematik denklemleriyle yalnızlığın hüznünü bir araya getirip, içindeki çocuğa şiir yazdıran şair. sigortacılık, çevirmenlik, yayıncılık yaptı. ama her zaman şair olarak kaldı... "yaşam öyküleri, sanıldığınca karışımsız değil, karışımlıdır. her bir yaşam öyküsü, öbür yaşamların parçacıklarıyla tamamlanır."
... "kısa"dan yana olan, kelimelerle bir güzel oynayan ve kelime oyununun hakkını veren, "taramak" fiilinden saç taramaya yarayan bir alet olan "tarak" kelimesinin kullanılabilmesine rağmen "yarmak" fiilinden türetilmiş "yarak" kelimesinin yerine niye "balta" kelimesinin kullanıldığını sorgulayan, küstürülene kadar kısa bir süreliğine reklam yazarlığı da yapmış olan, "sen"in gerçek anlamını bilen üstad, büyük şair.
"senin için, o mu, diye sordular o değil, dedim onlara anladılar."
özdemir asaf (1923-1981),ankara'da doğdu.ilkokuldan lise son sınıfa dek galatasaray lisesi'nde okudu.daha sonra da kabataş lisesi'nden mezun oldu.bir süre istanbul üniversitesi hukuk,iktisat fakülteleriyle gazetecilik enstitüsüne devam etti.sigortacılık,çevirmenlik gibi işler yaptıktan sonra,sanat basımevi'ni kurdu.kendi kitaplarını kendisi bastı.cana yakın davranışlarıyla şiir okuma toplantılarının en sevilen kişisiydi.erken ölümünün ardında bıraktığı yayımlanmamış pek çok şiiri sonraki yıllarda kitaplaştı.
11 haziran 1923'te ankara'da doğdu. 28 ocak 1981'de istanbul'da öldü. asıl adı halit özdemir arun'dur. ilk ve ortaöğreniminin bir bölümünü galatasaray lisesi'nde yaptı. 1942 yılında kabataş erkek lisesi'nden mezun oldu. istanbul üniversitesi'nde, önce hukuk fakültesi'ne, sonra iktisat fakültesi ve gazetecilik enstitüsü'ne devam ettiyse de 1947'de yüksek öğrenimini yarıda bıraktı. bir süre sigorta prodüktörlüğü yaptı. zaman ve tanin gazetelerinde çevirmen olarak çalıştı. ilk yazısı 1939'da 'servetifünun-uyanış' dergisinde çıktı. 1951'de sanat basımevi'ni kurarak matbaacılık yaşamına girdi.kendi şiir kitaplarını bastı. 1955'te yuvarlak masa yayınları'nı kurdu. ikilikler ve dörtlüklerden oluşan ilk şiirlerinde yoğun bir söyleyiş özelliği göze çarpar. insan toplum ilişkilerine yönelik temaları konu edinerek düşündürücü bir şiir evreni kurmuştur. duygu ve düşünce yoğunluğuyla birlikte, alay ve taşlama şiirine egemen olan öğelerdir. insan ilişkilerinin toplumsal ve bireysel yanlarını sen ben ikileminde vermiştir. çok kullandığı sevgi, ayrılık, ölüm temaları, son dönem şiirlerinde giderek yerini kaçış ve umutsuzluğun tedirginliğine bırakmıştır. şiirin bir görüşü yansıtması, bir iletisinin olması düşüncesinden yola çıkmıştır. yuvarlağın köşeleri kitabında şiirin ve yazarın işlevi konusundaki görüşlerini dile getirmiştir. batı şiiri ve geleneksel türk şiirinden yararlanarak verdiği bileşim sanatını zenginleştirip geliştirmiştir.
yalnızlık paylaşılmaz,paylaşılırsa yalnızlık olmaz isimli siir kitabinin ilk sayfasinda bulunan "herkesin bir hikayesi vardir ancak herkesin bir siiri yoktur." cumlesi ile bendeki sevgisi tavan yapan turk edebiyatcisi
asıl adı halit özdemir arun'dur. 1923 yılında ankara'da doğdu, 29 ocak 1981 tarihinde istanbul'da öldü. galatasaray ve kabataş liselerinde tamamladığı ortaöğreniminin ardından istanbul üniversitesi hukuk fakültesi'nde, iktisat fakültesi'nde , gazetecilik enstitüsü'nde yüksek öğrenim gördü. gazetecilik, çevirmenlik, matbaacılık yaptı.
kısa, özlü söyleyişlerin yer aldığı, humor içeren düşündürücü özgün şiirleriyle tanındı. karşıtlıkları, benzerlikleri, çağrışımları kullanarak söz ve sözcük oyunlarına dayalı şiirlerinde yaşam görüntülerini, eşyayı, izlenimleri soyutlaştırır; dokunaklılık yüklü şiirlerinde sevgi, anılar, yalnızlık, ölüm başlıca konulardır.
noktasiz biri gelir sorarsa sana beni sorarsa gitti der misin gittiğimi söyler misin gidiyorum ben sana benimle gider misin.
benden sonra mutluluk kitabıyla beni mutlu eden, kelimelerdeki kök ve ekleri okunduğu gibi değil de olması gerektiği gibi yazan (örnek:yeyerek, göremeyorum) şair