şeyhi


orijinal ekşi sözlük görünümüne dönmek isteyenler için tarkan'dan geliyor:
başlık içinde ara
 fb  ie8  ws 
no kitty!
  1. mizahi yönü en gelişkin divan edebiyatı şairlerinden biridir şeyhi.. asıl adı yusuf sinan'dır; asıl mesleği de hekimliktir zaar.. vak'anüvislerin doğum tarihinde bir türlü uzlaşamadığı bu şairgil, 15. yy. ortalarında yaşamış gibi görünmektedir; zira, germiyan beyi yakup çelebi ve osmanlı sultanı çelebi mehmet'in özel göz hekimliğini yaptığı kayıtlar arasındadır (miyop imiş ikisi de)..

    divanı vardır elbet, "divan-ı şeyhi" adında.. yanısıra "harname", "hüsrevü şirin" ve "dürrul akaid" adlı zarif eserlerin de yazarıdır şeyhi bey..
    (atlantisten gelen zekiye, 28.03.2002 17:12)
  2. 15. asır divan şairlerindendir. şeyhü'l-şuarâ olarak nam salmış ve kendisine şeyhî mahlasını uygun görmüştür. hekim olmasından mıdır bilimez uzunca yaşamış, bir çok padişah***** görmüştür. nüktedan bir mutasavvıf olan şeyhî; tasavvufla ilgilisi ve tarîkata mensup olması dolayısıyla eserlerinde sükûn, tevekkül, teslimiyet gibi konuları işlemiştir. asıl büyük şöhretini ise, hüsrev ü şîrîn’i sayesinde kazanmıştır.
    (hulusi, 12.01.2006 01:57 ~ 01:58)
  3. zâhidi gör ki gezer ‘aşk ile meyhâneleri
    göreli sendeki ol nergis-i mestâneleri

    yüzü gül şem’ine karşı yakılıp yanmak için
    kığırıp cem’ iderem her gece pervâneleri

    ol perî şânınadır zülfü perîşânına gör
    dağıtır müşk ile anber urıcak şâneleri

    itinin ayağına yüz süre baydak gibi şâh
    anda kim mât ede bir lu’b ile ferzâneleri

    şâh olur mülk-i cihâna bulur ol genc-i nihân
    her ki ma’mûr ide ’adl ile bu vîrâneleri

    vargıl ey zâhid-i hod-bîn bana efsûn okuma
    ben de çok okumuşam halka bu efsâneleri

    leb ü dendânını şeyhî dil ile vasf edicek
    nice hoş nazm eder ol la’l ile dürdâneleri

    (bkz: fe’ilâtün fe’ilâtün fe’ilâtün fe’ilün)
    (hulusi, 12.01.2006 01:59)
  4. yaralı bağrımı ger derd ile yaram kime ne
    yâre yâr olmak için câna kıyaram kime ne

    aşk yolunda cihân varlığı çün yokluktur
    varımı yoğumu ger verem ü varam kime ne

    kâr u bârım kamusu câm-ı dil-ârâm iledir
    bâri hulkuyla geri bî-ser ü kârem kime ne

    kime ne söyler isem sen dahi kimsin derler
    ben dahi hasret ile zâr ü nizârem kime ne

    eli ile özünü derde koyar derler imiş
    görür iken girerim oda yanaram kime ne

    zühd ü dîn fikri n'olur câdû gözünü göreli
    geceler mest ü seher deng ü humâram kime ne

    şeyhîyim kim komuşum cânımı dilber yoluna
    bende kimin nesi var bende-i yârem kime ne
    (lifeis, 02.04.2006 15:06)
  5. asıl adının sinan ya da yusuf olması muhtemel divan edebiyatı şairi.
    "husrev ü şîrîn" adlı mesnevisi en önemli eseridir. dîvân'ı, yine ahmedî ve ahmed-i dâî'nin eserleri gibi, klasik türk edebiyatı'nın kurulmasında önemli rol oynamıştır. "har-nâme" adlı eseri ise, mizahî yönü ağır basan edebî eserlerin başında gelir.
    kimi eserlerinde, insan tasvirleri hayli ustacadır. öyle benzetmeler yapar ki, okuyanı hayretlere düşürür.
    (nuage, 28.07.2006 11:48)
  6. gerçek ismi yusuf sinaneddin olan germiyan(kütahya) doğumlu divan edebiyatı şairidir. iran'da hekimlik eğitimi görmüştür, göz doktorluğu alanında uzmanlaşmış, hükümdarı bile muayene etmiştir.

    divanında en çok 2. murat'ı övmüştür. "hüsrev u şirin" adlı eseri, türk edebiyatı'ndaki en başarılı hüsrev u şirin mesnevisi olarak kabul edilir.

    "har-name" ise başarılı bir hiciv örneği olup, 126 beyitten oluşmuştur. eserde sosyal eşitsizlikler zarif bir şekilde yerilir.

    şeyhi tasavvufla ilgilenmişse de, mutasavvıf bir şair değildir. anadolu sahası dindışı edebiyatının kurulmasında önemli rol oynamıştır.
    (teferruat, 08.11.2007 19:29)
  7. germiyanoğulları beyliği'nin ileri gelen ailelerinden birine mensup olduğu tahmin edilen divan şairi. memleketi kütahya'da başladığı tahsilini ilerletmek üzere iran'a gitmiş, burada özellikle tasavvuf ve tıp üzerine öğrenim görmüştür. iran dönüşünde hacı bayramı veli'nin tarikatına bağlanıp, bununla bağlantılı olarak şeyhi mahlasını almıştır. tasavvuf ve tarikatle yakından alakalı olmasına rağmen, kendisi bizzat şeyhlik yapmamıştır. edebi türler arasında en çok mesneviye önem vermiş, bir şairin kudretini belirleyen ölçünün yazdığı mesneviler olduğunu ileri sürmüştür. ona göre gazel yazmak bir kaç tane ev meydana getirmekten ibaretken; mesnevi yazmak koskoca bir şehri kurmak gibidir. kendisi de bu 'şehir kurma' eyleminde başarılı olmuş, türkçe'de yazılan hüsrev ile şirin mesnevilerinin en güzelini ortaya koymuştur.
    (papaya, 22.11.2007 22:36 ~ 23.11.2007 16:17)
  8. "memleketinde ve iran'da bir çok tasavvuf büyüğü ile tanışan şeyhî'nin seyyid nesimi ile de bursa'da görüştüğü rivayet edilmektedir. ak şemseddin'e atfedilen şu anekdot, onun mutasavvıflar çevresinde nasıl önemle anıldığını göstermesi bakımından dikkat çekicidir: ak şemseddin bir gün dervişleriyle sohbet ederken, birden başını kaldırarak, bir kaç kez 'aferin behey germiyan türk'ü' der ve susar. bunun sebebini soranlara şunları söyler: 'âlem-i sülûkta merâtib-i anâsırdan merâtib-i eflâke urûc eyledim. dördüncü kat göğe çıktım. anda olan melâikeye emr olunmuşdur bu beyti okurlar

    ey kemâl-i kudretin nefhinde âlem bir nefes
    ve'y celâl-i izzetin bahrinde dünyâ keff ü hes

    bu beyti niçin okursuz dedim. eyittiler, germiyan ilinde şeyhî adlı bir şair vardır. bu beyti ol söyledi. allahu tealâ'ya hoş geldi. bize buyurdu. bu beyti tesbih eyledik."

    şeyhî divanı. haz. mustafa isen-cemal kurnaz. akçağ yay. s. 11-12
    (sumbuluzade vehbi, 19.03.2009 11:21)



copyright © 1999-2012 sourtimes entertainment