çamur

/ 5 >>
orijinal ekşi sözlük görünümüne dönmek isteyenler için tarkan'dan geliyor:
başlık içinde ara
 fb  ie8  ws 
no kitty!
  1. toprak su karşımı, rengi genelde kahverengi olan bişi.
    (6 45, 24.01.2000 22:02)
  2. (bkz: camur atmak) , (bkz: camura yatmak)
    (brit, 24.01.2000 22:28)
  3. yagmur yagdiktan sonra oyun parkindaki oyuncaklarin alti islanirdi.hafif kuruduktan sonra o camur iyice killesirdi.sonra onlarla oyun oynardik macun gibi.
    (butcher x, 06.08.2001 02:19)
  4. yağmur, kar ve benzeri nem kütleleri yağdıktan sonra istanbul'un girdiği fiziksel değişimin sonucu. bazen bir şeyin yağmasını beklemeden direkt kendi de yağabilir!
    (jazzanova, 16.05.2002 21:22 ~ 28.07.2002 19:44)
  5. derviş zaimin üçüncü uzun metrajıdır kendisi. basrolünde taner birsel var sanırım.
    (iiaa2, 04.12.2002 15:17)
  6. memduh şevket esendal’ın “çamur ahmet’in çıkışları” adlı öyküsünde anlatıcı – öykü kahramanı ahmet’in lâkabı. yazar, uzun sayılabilecek bu öyküsünde dönemin devlet dairelerinde yaşanan dalavereleri ve eğitim sisteminin temel sorunlarını anlatır. ve 1950’li yıllardan beri eğitim sistemimizde pek bir gelişme olmadığını üzülerek görürüz.
    (comandante, 12.02.2003 18:30)
  7. (bkz: çeşmeden çamur akması)
    (shaw, 20.02.2003 20:31)
  8. derviş zaim'in "çamur"unun başrollerinde, mustafa uğurlu, bülent emin yarar, yelda reynaud, taner birsel, tomris incer ve arslan kacar varmış. müziklerini de wong kar wai'nin in the mood for love filminin de müziğini de besteleyen michael galasso bestelemiş.
    (nuri altuzer, 26.06.2003 16:50)
  9. son olarak 2003 venedik film festivali'nde "controcorrente" (karşıt akımlar) adlı yarışmalı bölüme seçilen dervis zaim filmi.
    (neen, 30.07.2003 17:44 ~ 17:46)
  10. pasakli bir evcil hayvan adi
    (x daemon, 30.07.2003 18:02)
  11. vizyona girmeden evvel yarı$ma bölümünde bir ba$arı sergilerse venedk sonrasında kendine daha fazla salonda gösterim olanağı bulması muhtemel filmdir... zaim'in simgelerden vazgeçmediği isminden bile belli olan bir filmografi gülüdür ayrıca...
    (lem, 31.07.2003 12:39 ~ 23.09.2003 15:52)
  12. venedik'te unesco odulu aldi. evet hayal kirikligi ama, hic yoktan iyidir yine de
    (neen, 08.09.2003 10:58 ~ 29.09.2003 15:42)
  13. (bkz: otta bokta sifa aramak) (bkz: camur adam)
    (jengshimishiva, 19.09.2003 18:26)
  14. her flm bir cümle kuracak, onu bitirecek ve hatta paragrafa dönüştürerek zihnimizi aydınlatacaktır diye bir $ey yoktur elbet. ancak en azından bir "gık" çıkarması, bu "gık"ın da beynimizde film ile ilgili olan eksik gedik bir yere merhem olması gerekir. dervi$ zaim'in filmi çamur bu beklentiyi yerine getiremeyen filmlerden biri. zaim'i ilk iki filmi ve daha önceki hatırı sayılır çabaları ile tanıyanlar bilirler. zaim, "kendi çalı$ma $artlarını kendi yaratan", sinemanın yapım ko$ullarını kendine göre düzenleyen biri. tabutta röva$ata'nın çekim öyküsünden tutun da daha önceki çok özendiği bir kısa filmini kamerasızlıktan çekemeyip, film yerine fotoroman çalı$maları yaptığı malum alimiz. filmlerindeki kahramanlar ve onların hikayeleri de öyle. ama bu dervi$ zaim'i bir yana çamur'u bir yana koyduğunuzda insanda üzüntü yaratan bir durum ortaya çıkıyor. filmde zaim'e dair olan $eyler, filmin kıbrıs'la ilgili olması ve simge kullanımının yoğunluğu. ama belki de bunlar, filmin zaim'in üç filmlik filmografisindeki en alt basamakta durmasının ana sebepleri.

    öncelikle dervi$ zaim, gerek daha önceki sinemasal ba$arıları gerekse samimiyetiyle kıbrıs üzerine geçmi$te yapılmı$ $öven filmlerimizin arasında gül gibi parlayacak olan, ta$ı gediğine koyan bir film çekebilmesi için en ideal isimlerden biriydi. kıbrıslı olması da meseleyi anlatacak en iyi kimse olarak görülmesinde büyük sebepti. ee sonuç? bu muydu anlatacağın dervi$ beycim? spermler, aynı lağıma giden boklar, heykeller. simge üzerine simge yağmuru, kötü oyunculuklar ve hepsinden kötüsü de ba$layan ve bitmeyen bitemeyen cümleler. zaten sınırlı sayıda olan karakterlerin dahi çizilemeyen garip portreleri. konuya tam manasıyla vakıf olamayan kimseler tarafından manasız bulunacak gariplikler...
    (lem, 05.10.2003 16:12 ~ 11.11.2006 14:59)
  15. simgeler ve gondermeler ile dolu oldugu halde ne bayik ne de kaosa benzeyen, kendi halinde bir hoslugu olan film... (bkz: ne dedim ben simdi)
    (arundati, 07.10.2003 09:15)
  16. (bkz: seramik)
    (bkz: şamot)
    (bkz: terracotta)
    (mushroom, 07.10.2003 09:29)
  17. derviş zaim'in diğer filmlerini seyretmedim fakat son dönemlerde seyrettiğim türk filmlerinin hemen hemen hepsinden tarz olarak daha alternatif bir çizgide yer alan bir film çamur hatta türkiyeden değil de orta avrupada falan bulunup da dünyada çok popüler olmayan herhangi bir ülkeden çıkmaymış gibi geliyor insana. çok matah olmayan bir konunun etkileyici bir tarz ve anlatımda izleyiciye sunulmuş olması da bu tipte bir konuyu izlenebilir kılan diğer bir etken.
    (goddard, 10.10.2003 12:49)
  18. filmin başında, "yine mi didaktik bir film!" diyecek olurken bir anda yönü değişip "iyileşen" film. saçma sapan didaktik mesajlar vermek yerine simgelerle örülmüş, "iyi ki öyle yapılmış" film.
    yalnız film müzikleri daha başarılı olabilirmiş dedirtti bana, handiyse* başarısız geldi. hele final noktasında yine o aynı "dıttırı" melodi gireceğine etkileyici bir "tema" yapılabilir, konulabilirmiş.
    (the beatles, 11.10.2003 11:53 ~ 11:54)
  19. sembolizm-realizm-sürrealizmi birlestirme çabasıyla metaforlara bogulan ama tutarlı ve mantıklı bir bütün olusturamayan,herseye ragmen havada kalan film...
    biraz mitoloji,biraz mafyavari hesaplasmalar,beklenmeyen geri dönüsler ve hüzünlü müziklerle sunulan bir "film!" degil düzensiz akan fotoğraflar serisi olmus kanımca...
    (algonkin, 12.10.2003 22:03)
  20. yorumlayanlarin ne diye "aman soyle aman boyle" diyerekten yorulduklarini anlayamamis biri olarak kisa ve oz konusup "ilk iki filme gore berbat","ilk iki filmle karsilastirmadigimiz taktirdede berbat" demeyi yeglerim.
    turk sinemasinin agir hayal kirikliklarindan biri.
    (mascara, 15.10.2003 23:34)
  21. festival jürileri hedef alınarak yapılmış bir film. kıbrıs'ın gündemde olduğu bir döneme denk gelerek üç beş "jüri özel ödülü" kapacağını tahmin ediyoruz.
    (sudaki duman, 13.11.2003 12:08)
  22. oyuncuların kıbrıs şivesini hiç becerememelerine ve birçok çekim hatasına sahip olmasına rağmen yine de sırf derviş zaim'in olduğu için izlenilmesi gereken ve izlerken derviş zaim'in çekmiş olduğunu unutmak gereken ödüllü film.
    (ehoes, 04.03.2004 14:05)
  23. son dönem türk filmlerinden farklı bir anlatım tarzı olan yapım.
    ancak sonu itibariyle kendine yazık etmiştir.
    kıbrıs'ta değil de konya, gökçeada ve istanbul'da çekilebilen filmin en güzel yanı,
    konuşamayan bir askeri oynayan mustafa uğurlu'dur.
    derviş zaim, uğurlu'nun oynadığı ali asker karakterinin konuşamaması için,
    "kuzey kıbrıs ve kuzey kıbrıslılar 40 yıldır tanınmayan, pasaportları olmayan,
    hiçbir ticari vs hakkı bulunmayan bir toplum. kıbrıslı dilsiz. ali de o yüzden konuşamıyor" yorumunu yapmıştır.
    (cnbce, 21.04.2004 00:40 ~ 00:43)
  24. bir zamanlar beslemiş olduğum muhabbet kuşunun adı. bir de eşi vardı; adı zilli...
    (olmez, 31.05.2004 14:56)
  25. bir kere dinledim hastası oldum.bir daha dinlemek isteyip dinlenemeyen amatör gruplardan olması üzdü beni.bir an önce albüm çıkarmalarını temenni ediyorum kendi adıma.
    (peperuhi, 31.05.2004 15:27 ~ 15:28)
/ 5 >>


copyright © 1999-2012 sourtimes entertainment