amerika 'da abc kanalında pazar günleri primetimeda yayınlananmaya başlanan emergency room, chicago hope, doctors tadında bir dizi. dizide ilk sene cerrahi internü meredith grey'in -amerika'da asistanlığın ilk yılı internlük yapılıyor- başından geçen olaylar anlatılıyor.
cnbc-e'nin yakın zamanda ekranlarımıza konuk edip bizi bu güzellikten mahrum bırakmamasını diliyoruz. şimdilik bittorrent'dan temin ederek izlenebiliyor.
tesadufen ilk bolumunu seyredip mudavimi oldugum dizidir ki dizi izlemem. universite ilk senesinde hocanin birinin "doktorun hayati dizi olur, avukatin polisin hayati dizi olur muhendisin hayatindan bir bok olmaz, iyi dusunun yol yakinken" dedigi gelir aklima her doktor dizisinde. bunu nedense ayri bir sevdim. (bkz: evet ben bir muhendisim)
ilk sezonu çok kısa tutulan (sadece 9 bölüm) ve amerika'da 2. sezonu yayınlanan dizi. herhalde ilk sezonu acaba bu dizi tutar mı? diye düşünülüp kısa planlanmış, tutunca da hemen 2. sezon başlamış. öyle ki 2. sezonun her bölümü ortalama 20 milyon kişi tarafından izleniyor.
her hafta daha da sevdigim, 27.11.2005 tarihinde yayinlanan "yorulmaksizin ucan kusu* yere indirme*" operasyonunda icimin bir tuhaf olmasina mani olamadigim guzel dizi .
terapi niyetine seyrettigim bir garip dizi. arada bir seyretmeyince eksikligini hissediyorum, sanirim cok baska boyutlarda da olsa, ara ara benimkine paralel hayatlar yasamalarindan. herseye iki acidan baktiriyor ister istemez, uzulemiyor insan ama minik bir burukluk oluyor icinde her bolum sonunda.
ozellikle bolum sonlarini meredith konusarak kapatirken elimde kagit kalem not aliyorum utanmadan, ozlu sozler dokumanim olacak butun bolumler bitince. bikac tanesini paylasayim hemen ;
we lie to ourselves because the truth, truth freakin' hurts
whoever said "what you don't know can't hurt you" was a complete and total moron
faith wins anyway
why do i keep hitting myself with a hammer? because it feels so good when i stop
sonuc olarak, sevmenin otesinde bir bagimlilikla izliyoruz, merak icinde.
"elliot: jd, i really don't wanna do this. can't we just go home, and put on our pjs and watch "grey's anatomy"? jd: oh, i do love that show. it's like they've been watching our lives and just... put it on tv"
bu dizide aynen scrubs da olduğu gibi meredith'in düşünceleriyle narrate edildiği, olayların yeni stajyerlerin etrafında döndüğü için scrubs'ı taklit ettiği söyleniyor. yazarlar da bunu kaçırmamış tabi.
bayildigim, eger kacirirsam gece 2deki tekrarini mutlaka izledigim dizi (evet, cumartesi-pazar da var tekrarlari ama ya bi isim cikarsa diye paranoyaklik yaparak o zamana birakmiyorum). zannedersem sadece sevmekle kalmayip, "hastasi oldum" dememe ramak kaldi. olaylarin trajedisini hic buyutmeden, gercek hayattaki gibi yansitmakta bu dizi. insanlar cok pis aci cekseler de kendilerini damdan asagi atmiyorlar ya da sevseler bile romantiklikten yapis yapis olmuyorlar. bazi seyler vardir ki bi turlu mantikli gelmez. yine de "yeter yaw" diyemezsin, bi sekilde donup dolasip kabul edersin. tarzina, kararlarina, karakterine ters bile olsa vazgecmek karari bi turlu yerine oturmaz. meredith-derek hadisesi bunu pek bi guzel anlatmakla kalmiyor, ustune ustluk bi de "hah iste ben de bunu diyorum" nidalari attiriyor. (spoiler falan diil, zaten ana hadise bu)
uzman doktorlarin internlere tek baslarina ameliyat yaptirdiklari, yogun bakim servisini emanet ettikleri dizidir kendisi. e bunda ne var diyen arkadaslar varsa (bkz: olur oyle) deyip bir entry'i daha noktaliyorum.
bölüm isimlerini hep muhteşem şarkılardan seçiyorlar. ikinci sezonu henüz edinemedim, ama birinci sezonun soundtrack of my life tadındaki bölüm adları şöyle: 1- a hard day's night
ay acaba nolcak diye diye tükettiğim gecenin & birinci sezonun hatrına, en güzel bölüm & en başarılı bölüm adı & en bi güzel şarkı seçimi dalında 9 numeroya verdim oyumu. jürinin benden ibaret olduğu despot ev rejimimde uzak ara birinci geldi haliyle.
"in the crowd, i caught your eye. you can't hide your stuff..."
ask temali bir dizi izlerken sürekli olmasada cok heyecan da duyabileceginiz bir dizi oldugunu 2. sezon sonlarina dogru kanitlamis olan dizi. (bkz: it's the end of the world as we know it) (bkz: r.e.m)