1949da kita cinini komunistlerin ele gecirmesi uzerine milliyetci cinlilerin chiang-kai shek onderliginde kacip sigindiklari; onceleri bir yuzyil kadar cinin idaresinde kalmis; 1970lerde kita cininin taninmasina kadar diplomatik olarak gercek cin olarak taninan; gunumuzde ~23 milyonluk nufusu ile insanciklarin sikis depis yasadiklari ada
tanıştığım bir vatandaşı ile yaptığımız kısa bir sohbet sırasında bana, "aslında gerçek çin bizim ülkemiz, sizin çin diye bildiğiniz ülke çin değil" demiş idi, ben de cevaben "onlar da sizin aslında bir ülke olmadığınızı, kendi ülkelerinin işgal edilmiş bir parçası olduğunu söylüyor, buna ne diyeceksin" dediğimde ise dişe dokunur bir cevap verememişti. hala da aklıma gelir ağlarım gizlice.
bu ulke ile ilgili cok enteresan bir istatistik var elimde. kaynagi uluslararasi telekomunikasyon birligi istatistik yilligi, diyor ki, bu ulkede her 1000 kisiye 1065 cep telefonu dusuyormus ve bu alanda dunya birincisi tayvan.
son dönmlerde kacak sekillerde cok cok ucuza yapilan estetik ameliyatlarin basmekani olmus ülke. avrupa ülkelerindeki fiyatlarin yüksek olmasi sebebi ile bir takim avrupali mal hatunun akinina ugramis belli bir müddet sonra yüzlerindeki gögüslerindeki kalici cürükler ile geri dönmüsler imis. surata enjekte ettikleri sivilar hakkinda ise kesin bir bilgi yok ama bir müddet sonra niki lauda gibi gezmenizi sagliyor imis kamera ile de görüntülenmis en ilginc olaylardan biri de slikon diye gögüse ici tuzlu su ile doldurulup alelade baglanmis ikiser ücer prezervatifi bir travestinin "gögüs"lerinden cikarmalari olmustur.
deprem kusaginda yer almasina ragmen dunyanin en yuksek binasini insa etme sevdasinda olanlari barindiran, motorsiklet ve tamirci cenneti, ic islerinde sozde bagimsiz dis islerinde cin'e bagimli olan turizmden beklentisi olmayan ulke.
tayvan adina yarisan sporcular ilk olimpik altin madalyalarini atina 2004 olimpiyatlari'nda tae kwon do müsabakalarinin ilk gününde* kazanmislardir. chu mu yen ve chen shih hsin tarih yazarak ulusal kahraman oldular. tayvan olimpiyatlarda "chinese taipei" ismiyle anilmaktadir.
geçen hafta iş seyahati dolayısıyla gitmiş bulunduğum ülke. arabalar japonyadaki gibi sağdan değil soldan direksiyon yani bizdeki gibi. aynı istanbul gibi inanılmaz bir tafik var, fakat bizden farklı olarak çekirge sürüsü gibi motorsiklet var arkadaş. yani görmenizi isterim heryerden bitiyolar bir anda bu adamların eminim %20 si trafik kazasından gidiyodur olmaz boyle birşey falla. bir de heryer masaj salonu dolu hem de 24 saat açık, yahu bizde 24 saat açık cafe bar bulamassın bunlar gecenin köründe masaja mı gidio anlamadım ki. ha bir de merak edenlere erotik masaj yapılan yerler de var ayak masajı yapılan yerler de. ama ikisine de girmedim o ayrı. artı dediklerine göre ayak masajı yapılan yerde ayaklarınızı sağlam acıtıyolarmış ilgililerin dikkatine
"cıvıl cıvıl" parlamentosunda yaşananlarla***sık sık dünya gündemine giren ülke. neyse ki bizde bu tür olaylar azaldı da başka ülkeler hakkında rahatça yorum yapabiliyoruz!
milliyetçi çan kay şek ile komünist mao zedongun kapışmasında, uzun yürüyüş ile mao zedong'un beijingi ele geçirmesiyle ülkeden kaçmak zorunda kalan çan kay şek, yandaşlarıyla beraber ufacık tayvan adasına sığınır ve formoza ya da diğer adıyla milliyetçi çini kurar. mao formoza üzerine yürüyecektir ama abd çan kay şek tarafındadır, mao'ya höt der, mao da "gitsin minnacık adasında ne bok yerse yesin, ne uğraşıcam yahu" der(herhalde demiştir), ülkenin kapısını bacasını sımsıkı kapatır, kızıl kitabını, üniformasını, resmini, devletçi ideolojisini, despotluğunu, ıvırını zıvırını kıta çinlilerinin başına kakar. formoza ise amerikan himayesiyle gelişir, serpilir. amerika ise kocaman çin'i kuşatma peşindedir. japonya ve filipinler ile beraber formoza'yı da bu kuşatma projesinin kalesi olarak görür, teknoloji verir, para verir(aynı hikaye rusya'yı tutmak için ünlü yeşil kuşak projesinde de vardır hatırlarsanız). kıta çin'ini(mao'nunkini yani) tanımaz, batı blokundan kimseye de tanıttırmaz, formoza tayvan dahil tüm çin'in yasal hükümeti olarak görülür, birleşmiş milletler güvenlik konseyinde çin koltuğunda 25 yıl boyunca formoza oturur falan. neyse sonra stalin gider huruşçev gelir, mao sovyetlerle kapışır, yüzünü abd'ye döner, abd de çin hülyasına kapılır, nixon efendi tarihte ayrı bir komedi olan pinpon diplomasisi adıyla bilinen şekilde çin'le yakınlaşır, sonra 1974' mao ölür, çin resmi olarak tanınır, formoza kapı dışarı edilir, taipei'deki amerikan büyükelçiliği'nin adı amerikan kültürel ilişkiler ofisine dönüştürülür, falan filan...
1975 sonrasında resmi olarak tanınmasa da, mesela olimpiyatlarda ayrı bir ülke olarak temsil edilir, adı da chinese taipei olarak geçer. bizim kuzey kıbrıs türk cumhuriyetinin talihinden iyi bir yazgısı olmuştur yani.
1990'lara dek moğolistan ve tuva üzerinde hak iddia etmiş olan ülke. bunun nedeni de tayvan'ın kendini çin cumhuriyeti olarak adlandırıp tüm çin'in (hem anakara* hem tayvan) yasal yönetimi sayması, moğolistan (iç moğolistan değil) ve tuva'nın ise 1912'de kurulan -ve o zaman anakarayı da yöneten- çin cumhuriyeti'nin 1920'lerin başlarında yitirdiği topraklar olması. hatta bu nedenden ötürü 1990'larda tayvan'ın bu tutumundan vazgeçtiği tarihe kadar tayvan'da çizilen -doğal olarak anakarayı da içeren- "çin cumhuriyeti" haritalarında moğolistan da çin sınırları içerisinde olarak gösterilmekteymiş.