akciğer zarı iltihabı veya plörezi olarak da bilinir.
akciğerlerin üzeri "plevra" adı verilen çift katlı bir zarla örtülü olup iki zarın arasında sıvı dolu bir boşluk vardır. bu sıvı, akciğerlerin göğüs kafesi içinde rahatça hareket etmesini sağlar.
zatürre veya bezeri sebeplerle akciğere yerleşen hastalık mikropları, akciğer zarını da tahrip edebilirler. zarların tahrip edilmesi sonucu, ara sıvının miktarında artış olduğu gözlenmektedir.
belirtileri
*nefes alındığı zaman göğüste ağrı hissedilir. *ateş ve öksürük, hastalık yapan virüsün cinsine bağlı olarak değişiklikler gösterir. *hasta kendisini yorgun, halsiz ve tembel hisseder. *zarlar arası sıvının artışı oranında soluk almada güçlük görülür.
tedavi
*tedavi asıl hastalığa yöneliktir. bulaşıcı hastalığın etkileri ortadan kaldırılınca, akciğer zarı iltihabı da kendiliğinden iyileşme gösterir.
doğrusu kendimi, sorunlarla oynaşan, sonra da kolayca yorulup sıcak bir hayal şehrinin ana kalorifer kazanının yanına uzanıp uyuyan tembel ve hantal bir kediye benzetiyorum. dar bir koridorun ebruli karanlığında, aslında olmayan, var olmadığını çok iyi bildiğim, dört ayaklı bir ciğeri kovalayacağım: zatülcenp'ten kıvranan bir ciğeri!.. değil ona yetişmek, bu et yığınından sızan kanın kokusunu bile duyamıyorum. burnum, nükleer atıklarla dolu. burnum, peyklerle dolu. burnum, windows 2000'in ileri modelleriyle dolu. burnum, borsa simsarlarıyla dolu. trendler yüzünden avımı koklayamıyorum. hiçbirini yapamadık. çünkü asla o kadar güçlü olamadık. çünkü geç kaldık. çünkü yalnız kendimizleydik. nereye geç kalmışlık ki? işte asırlardır cevabını aradığım ve beni egoizmden uzak tutabilen tek soru!.. aklım bir radyoydu ve ben frekanslar arasında istasyon düğmesini çevirerek sevecen bir ezgi yakalama uğraşı verdim, dijital değildim; onlar parazit yaptılar! yayınların arasına girerek çirkin laflar ettiler. kimi programlara canlı bağlanarak hakkımda ileri gen konuştular: benim bir kabak dolması tarifi olduğumu iddia ettiler!" küçük iskender'den bir roman: hastalıkların iyileştirdiği ruhlar için.
hz. muhammed'in ölümüne sebebiyet verdiği rivayet olunan hastalık. teşhis eden olmadı belki, lakin semptomlarından hareketle ileri sürülen bir görüş olsa gerek.
sayfaların arasına alıp, cümlelerin içinde gezdirip gezdirip baş döndüren roman.
".. kapının zili. duymadın. bir kere daha... bu defa duydun. gittin, açtın. selam re, nasılsın.. baban nerde?! evde yok mu?! girmesem daha iyi.. sağol.. yok, gerçekten girmeyeyim. derslerin ne alemde?!. bu mu?!. ha, kalem! ben yazıyorum. evet, hala.. o son kavgadan beri görüşmemiştik.. merak ettim.. bir göreyim dedim.. telefon soguk birşey.. yüzyüze daha doğal.. seni bir kerecik öpebilir miyim?! tamam tamam! yanaklarından.. ya da belli belirsiz, dudagının kenarından.. bir mezarın üstüne çicek bırakırmışcasına.. ve ya kiliseye gizlice giren bir çocugun orgun bir tuşuna çekingen dokunup kaçışı gibi.. açık vermeden..tek bir kez! <caps> tek bir kez! <caps>
...
* yedi harika: 1. karia mezar anıtı: ellerin / 2. efes artemis tapınagı: dudakların / 3. rodos apollon heykeli: gövden / 4. olympia zeus heykeli: duruşun / 5.iskenderiye feneri: dikbaşlı yol göstericiliğin / 6. gize piramidi: burnun / 7. babil'in asma bahçeleri: gözlerin. .. " sayfa 67'den.