halen odtu sehir bolge planlama bolumunde hocalik yapan, o bolumde hatta odtude okumamama ragmen bana yemek ismarlamis derin sohbetlere girmis, gunde birkac kilometre * bisiklet suren, 1. sinifa studyoya giren, ogrencilerinden duydugum kadari ile sevilen kiymetli bir insan.
ilk dersine girme şerefini tadan öğrencilerin bünyesinde böyle kekremsi tatlımsı acımsı herşeyimsi bir özenme bırakır. çok görmüştür, gördükleriyle çok insanlaşmıştır. azcık perdenin ardından gösterdiği yaşamına bakınca, sorumsuz bir tat alırsınız, çay içmek gibidir. bilgi dağarcığıyla ve onu öğrencilerine gecirirken kullandığı eğlenceli,halk tabirleriyle girmekten zevk alınan derslerin başını çeker.
odtü'de 8 yıl üst üste okulun en iyi hocası seçilmiş, geçen sene doçent ünvanını almış güzel insan. bu sene ikinci sınıflara stüdyo, birinci sınıflara kentsel sosyoloji dersini vermiştir. insanların dünyanın her yerinde "aynı" olduğunu sık sık vurgular, kültür sözcüğünden nefret eder. çoktan yarış atına dönmüş 19-20 yaşındaki bünyelere, herşeyden önce insan olduklarını hatırlatır, "seyirci" değil "şehirci" olmayı öğretir. çok sever, çok çok sevilir
odtu'ye ilk geldiği yıl sürekli olarak "ben amerikadeyken....." diyerek amerika maceralarını anlatırdı. evinin içinde kocaman bir raylı tren seti (oyuncak) oldugu soylenir. bir de arada eline gitar alıp orhan gencebaydan hatasız kul olmaz'ı calardı. sevimli ve tam bir hoca...yaşlanmıştır sanırım artık
bu sene tanıdığım (tabi daha önce televizyonlarda da görüyorduk kendisini) odtü şehir ve bölge planlama bölümünün hocasıdır. bu başlığı okuyanlar zaten bölümü de bildiğinden zorluklarını da bilirler. sabah stüdyoda final projesi için ağzınıza sıçarken, akşamki rakı-balık davetinize gitarını alır, balığınızı alır öyle gelir. konuşmalarında içtendir ve karşısındakini ciddiye aldığını belli eder. muhabbetine de doyum olmaz, kendisinden öğrenilecek çok şey vardır. öss açıklandıktan sonra odtü inşaat'i 1 puandan az farkla kaçırdığı için üzülen bünye bu adamı tanıdıktan sonra "ulan iyi ki kaçırmışım" diyerek sevinmeye başlar. şu ana kadar babamın mesleği dolayısı ile de tanıdığım onlarca üniversite hocası içinden en insan gibi insan, en adam gibi adam olanlardan biridir. bu adamın dersine gitmeden okuldan gitmiş olanlar çok şey kaçırmışlardır..
not : hoca'nın bu entry'i belki 3 gün belki 5 yıl sonra okuyacağını bile bile, bu entry asla yalakalık içermez, zaten gerek de yoktur.