ah muhsin ünlü *

/ 4 >>
orijinal ekşi sözlük görünümüne dönmek isteyenler için tarkan'dan geliyor:
başlık içinde ara
 fb  ie8  ws 
no kitty!
  1. bundan bi'kaç sene sizofrengi de gördüğüm ve hayatımı bir garip ürpertmiş olan işbu caanım şiiri şiiren kişidir.
    "ce sont les bateaux barbaros
    ce sont les solies d'ottoman"
    ertan kurtulan

    ben sana düzenli olarak telefon ediyorum.
    adlı bir cengaver olarak telefon ediyorum.
    hakiki cinayetler işleniyor görüyorum.
    isa görüyor, şeyhim görüyor, ben görüyorum.
    ben sana düzenli olarak telefon ediyorum.

    yüzyıl şilisinden bir dazz javulcusu inliyor tam arlarımda
    hiç durmadan kentlimağlup kıyasıya mağrur ve mor
    bir çocuğum şimdi pişman olmak için
    birbiriylebağlantılıyüzbinlerceyılım vor.

    seni sevmem
    bu savaşı
    kesintiye uğratmaz
    ama ordan bakma!
    bu, werther'in
    leş kanını
    gül kılar.

    birleşmemiz radikal olacak ben kan vereceğim
    otobüsler olacak, tirenler, bütün öldürülmüş cumhuriyet şehirleri
    saçlarım uzun olacak, bıyıklar, gözlükler, gideceğim
    çığlıklarla düzülmüştür aşk şiirleri.
    gideceğim ensk ökümde devlet denen şirk,
    beb gözüğümde kent gördükçe kırılan gıçlar,
    ve bir dizeyi haklar gibi terli ellerim
    bu çağın açısını dik tutacaklar.

    bana bir öpücük verin yoksa galip döneceğim
    ufka bir kesin ordum akıverecek
    elimde çözülecek makina ve cinayet
    marşlar yazıp halkımla söyleyeceğim yoksa.

    inanmışım kaybetmek esrarıdır olmanın
    çıldırmış bir vaşak gibi kaybediyorum.
    ipimden kurtulmuşum kaybediyorum.
    birleşmiyor ellerimiz haykırıyor trapez
    tanklar tank olup geçiyor üstümüzden
    helvetius haklı, devlet şaşkın, piyanist kara
    memleket sana rağmen ket vururken yarama
    şu çıplak çocuk şu tüyük bürk şairi ben
    -ve emir "kun" diyor; doğuruluyorum-
    "bu ülke"den daha bıçkın tamlama bilmiyorum.
    bana bir öpücük verin yoksa şair öleceğim
    ikdildar tohmekecek sözüme yoksa
    ve bir dizenin tan yerini ağartamsıysa
    ellerini tutarım ki kudurtucudur.
    bunun için gözlerinin meryem hali sevgilim
    gözlerinin meryem hali gerçek yurdumdur
    ki zuhrettiğinde ilk formuyla isa yeniden
    ağlıyorum, ağlıyorum, ağlıyorumdur.

    ben bu çağdan bir kere de şerefimle geçeceğim
    lazım gelen gülleri göğsüme gömmüşüm
    birleşmemiz radikal olacak ben kan vereceğim
    bunu daha çok küçükken bir filmde görmüştüm!

    ah laikse aşkımız biter elbet bir kışbaharyaz günü
    gözlerin uçurumlar kaydeder avuçlarıma
    bir çınar gövdesini bir hamle daha yayar
    üç içbükey komodin silah çeker vurulur
    sen gidersin, denklem düşer, ben aşk olduğumu ağlarım
    bir kelebek konduğu yerde bir mayın olduğunu anlar.

    ben dünyaya karşı durmak ile meşhurum
    olma. yokluğun bulunmama larcivert lavlar akıtır.
    nasıl çekip gitmiş bir şaman
    çekip gitmiş, bir şaman değilse en çok
    benim gibi sonsuz bir at
    hiç koşmuyorken de attır.

    biliyorum lir sızmıyor şakaklarımdan
    ve yüzümde şeyh çıldırtan yarıklar da yok
    annem beni hep çok sevdi, kız gördüm mü ağlıyorum
    modern bir alışkanlıktır ölmek, seni doğasıya seviyorum
    ben sana düzenli olarak telefon ediyorum.

    mıknatıssız bir pusula olarak
    ah muhsin ünlü
    (sukedisisu, 11.03.2002 18:50 ~ 02.12.2006 02:17)
  2. yakin zamanda gidiyorum bu isimli siir kitabi cikan, eskiden sizofrengi'de siirleri yayinlanan, beni operse ona olan hayranligim pratik karsilik bulacak olan sair. can dostum ozan coskun bu siirlerden bir kismini elleriyle yazip internet'e koymustu zamaninda.
    (ali yorgo, 22.01.2003 07:32)
  3. yanına hayatiyi ve ertanı ve burçakı ve dahi zarifoğlunu alarak koşturmaya başlamış yarışın bittiğine aldırmayıp, diz üstü akabinde şiirine kapanmış. asri zamanların ahir zamanlar olduğunu bilerek, üstelik geçmişe keman çalmış şair.sahilde açan bozkırların köşesinden,körfezinden dersaadetlere ramak kalmış adam.bütün eve dönmek isteyenlere bütün evini herşeyini bilmiyorum başka nelerini vermiş,umur görmüş ayyaş.devletle kendisini hep kırmızı köşe mavi köşe diye ikiye ayırmış.vuruyor da vuruyor adımıza da.
    (itaatsiz, 12.08.2003 00:52)
  4. (bkz: aah real monsters)
    (coldplay, 04.11.2003 11:53)
  5. anadolu iletisim mezunudur..
    sizofrengi harakiri yapmadan once, sezmiscesine, bir veda siiri ile ayrilmistir dergiden..
    fena biyiklidir, sairdir..
    (gidici, 02.01.2004 21:50)
  6. keşke özlenen varlığı güzeldir insan.
    (orumceq, 22.05.2004 04:51)
  7. gülüşü bombalı pankart gibidir. gerçek bir dahidir. gerçek bir dosttur. henüz çocuğu yoktur fakat yemin ederim baba adamdır. modern türk şiirinin en afallatıcı 'ilk kitabı' onundur: gidiyorum bu. epeydir yazmaz gibidir. hâlâ şairdir, hâlâ gönlümüzdeki tahtında hüküm sürmektedir. ve hepimizin bildiği gibi, her an her şey olabilir.
    (baretta, 22.05.2004 16:51)
  8. "annemi ozluyorum, ozlemi anniyorum" misrai, yasli ve yorgun dimagimda cinlar durur senelerdir.
    (gidici, 07.08.2004 02:49)
  9. (bkz: cayevlerine gereken özeni göstermeliyiz)
    (ama arkadaslar iyidir, 15.10.2004 11:37)
  10. yarı aydınlar için çağın en mükemmel, "entellektüel zokası"dır satırları. misina titredikçe, gülümsediğini hayal ediyorum.
    (ranini, 05.11.2004 18:16)
  11. senarizmden muzdarip esmer einstein... *
    (luckypearl, 09.02.2005 14:36)
  12. içinden tren geçen şiirler yazar. iyidir...
    (in cold blood, 28.03.2005 12:25)
  13. (bkz: ah muhsin ünlü yeniden şiir yazsın kampanyası)
    (in cold blood, 11.07.2005 14:09)
  14. kitabı uzun süre piyasada bulunup dağıtılmadığından underground bir şairdi kendisi. neyseki artık birilerinden kitabı fotokopi yapıp internetten deli gibi şiirlerini aramıyoruz, iyi ki kitabı çıktı. şiddetli bir dili vardır ah muhsin ünlünün, ismet özel etkisi bariz hissedilir ama daha değişik, daha mantıkdışı, daha tuhaf bir tarzı vardır.

    şiirin ahengi bile yeter sevmek için, içsel öfke ve şiddetin şiir olmuş halidir yazdıkları.
    (aptallarin pin kodu, 08.01.2006 15:14)
  15. çarmıha gerilişte ayrinti
    annemi özledim.özlemi anniyorum.anlıyorum zenit bana ne söylediydi,hatırlanamıyor.kurumlar ve kuramlar beni anneme üzüyor.bende şiir yazabilme kaabiliyeti varmış,öyle söylüyorlar.ne dediğimi bilmemek istiyorum.boş başıma dolaşmak istiyorum.sosyalleşmek istememek gibi bir hak tanınmak istendiriliyorduğum.sahipsizim.sonra sokokta dolaşırken her şeyi rasyonalize etmek durumunda kalıyorum.bazı kediler rasyonalize olmak istemiyorlar.annem rasyonel ne demek,ağlamıyor.kendimi bana bırakmak istiyorum.annemi özlediğim için kızlardan uzak duruyorum.kızlar bana yaklaşmakda zorluk çekiyorlar.köfteci de öyle.o da bana yaklaşmakda zorluk çekiyor.canım akşamları daha çok sıkılıyor.annem daha çok.akşamları hava siyah oluyor.havaya bakıyorum.hava bana bakıyor.bana salık verilecek sevgiliyi doğrudan reddetmek durumundayım.kızlar bana önem vermemek konusunda tutarlılar.köfteci de öyle.o da bana önem vermemek konusunda tutarlı.annemi özleyince,annem yok ya hani,bölece hayati'ye bakıp,hayati'ye bakıyorum işte.yani şey oluyor.hayati benim hayatımda etkili bir yere sahipmiş ben de hani hayati'ye bakıyorum ya,hah,işte hayati'nin yani şey.sonra dışarı bakınca bir küçük irrasyonel kedi görüyorum.kedi bana aç aç bakıyor.ben ona artık annemi özlediğim için konuşmakmak istemediğimi ancak rasyonel anne kedisiyle gidip korkunca istemediğim kitaplar okuyup anlamadığım annelere saygı duyuyorum.ataya saygı hamurumun içinde varmış.benim hamurum orda.annem beni sevip özler.ben de böylece peşinden gidemem.sonra annemi de rasyo...neyse...(ah muhsin ünlü)
    (bocek sukru, 14.01.2006 17:35 ~ 17:38)
  16. yeni başlayanlar için hallac-ımansür
    öğrenciydi
    bir kıza aşıktı
    ve aynı zamanda başka bir senaryo üzerinde çalışıyordu.
    (bocek sukru, 14.01.2006 17:37)
  17. geç tanıştığınızda ah! edeceğiniz, bir şizofren mi, şair mi ,ya da şizofren bir şair mi? sorularıyla kafanızın içinde,ortaya kocaman bir masa açan şahıs.
    (bocek sukru, 14.01.2006 17:42 ~ 27.03.2006 16:36)
  18. bu şiirini duyduktan sonra her tarafta deli gibi kitabını aradığım ama o zamanlar kitabı kitabevlerinde satılmadığı için bulamadığım, o yüzden kendi kendime "sen beni öpersen belki de ben fransız olurum" ve "freud diye bir şey yoktur" dizelerini tekrarladığım harbi şair.

    sen beni öpersen belki de ben fransız olurum
    şehre inerim bir sinema yağmura çalar
    otomobil icad olunur, zarifoğlu ölür
    dünyadaki tüm zenciler kırk yaşından büyüktür.

    -senegalliler dahil değil

    sen beni öpersen belki de bulvarlar iltihablanır
    çağdaş coğrafyalarda üretir cesetlerini siyaset bilimi
    o vakit bir sufiyi darplarla gebertebilirsin
    hayat bir yanıyla güzeldir canım, sen de güzelsin

    -yoksa seni rahatsız mı ettim?

    sen beni öpersen belki de aşkımız pratik karşılık bulur
    ne ikna edici bir intihar girişimidir şimdi göz göze gelmek
    elbette ata binmek gibidir seni sevmek sevgilim
    elbette gayet rasyoneldir attan atlamak

    -freud diye bir şey yoktur.

    sen beni öpersen belki de ben gangsterleşirim
    belki de şair olurum seni de aldırırım yanıma
    bilesin; göğsümde hangi yöne açmış tek gülsün
    yani ya bu eller öpülür, ya sen öldürülürsün.

    -haydi iç de çay koyayım.

    ah muhsin ünlü
    (aptallarin pin kodu, 18.01.2006 13:29)
  19. şiir yazan büyük, muzip bir çocuk.
    (kefci2000, 28.01.2006 22:52)
  20. (bkz: #9056125)
    (rohanian, 18.02.2006 18:54)
  21. (bkz: törer bambosu patlaka)
    (rohanian, 19.02.2006 17:16)
  22. gidiyorum bu'dan biyografisi:

    "ah muhsin ünlü 1973 yılında izmit'te doğdu. altı yaşından itibaren yirmi üç yıl boyunca öğrenci olarak yaşadı. öğrencilikle ilişiğinin kesilmesinin ardından fotoroman yönetmenliği, düğün müzisyenliği ve ticari yazarlık yaptı. 22 haziran 1993 günü akşamı, saat altıya çeyrek kala başladığı şiir çalışmalarına, 4 eylül 1998 sabahı on biri yirmi geçe son verdi. tekrar şiire başlamak için uygun koşulların oluşmasını tevekkülle ummak istiyor."

    bu biyografinin yazımında murat menteş eli olduğuna dair sıkı kuşkularım var, du' bakalım.
    (rohanian, 03.04.2006 03:13)
  23. şu aşağıdakinin faili pek muhterem şairin kitabında kendine verdiği ad:

    "sevgili güllük,

    insanlar sabahları uyanırlar. güneş sabahları doğar. insanlar işe giderler. ayakkabı giyerler. bazen laciverd, bazen siyah, bazen beyaz arabalara binerler. bazen de kahverengi ayakkabı giyerler. hava vardır. su vardır. bazen yağmur ya da kar yağar. kış vardır. kışın hava erken kararır. evlere gidilir. çorba içilir. şeftali yenir. insanlar pazen ya da başka kumaşlardan dikilmiş pijamalardan giyerler. pikniğe gidilir. at vardır. en çok kahverengi ya da ona yakın renklerde atlar olur. bazen taksi tutulur. kuşlar havada uçar. yer vardır. ona basılır. yaz olunca denize girilir. balıklar yüzerler. yeşil vardır."
    (yilannn, 10.10.2006 08:45)
  24. hurufi mekaniği deneyleri yaparken ilham inen indiren uçurtmasın şimşek çarpmış ses olmuş yok yıldırım düşmüş yel almış kendini 17 marsilya tipi kiremiti tek elle hem karateyle kırarken bulmuş ayna öpmüş bulvar iltihablandırmış yok devenin binbir nalınını yüksek ökçeler ile harmanlayıp simyager tombalasında binbir kürek çekmiş şampiyon. dilimizi biliyor.
    (porsgemsheniark, 24.12.2006 23:01)
  25. şiirlerini sevenlerin ikinci yeniyi bildikleri için daha da çok sevdikleri, orjinallik ve deformasyonla türk şiirinde kendine zirve açmış, metafizik ve yürek konusunda bir çok şair geçinenden çok daha iyi olduğunu düşündüğüm şair.
    (bkz: hanım kimyası)
    (samed karagoz, 06.01.2007 00:42)
/ 4 >>


copyright © 1999-2012 sourtimes entertainment