derisinin üzerinde kırmızı ve siyah noktacıklar olabilir.çiftliklerde yetiştirilenler genelde siyah noktalı olurlar.soğuk ve temiz akarsularını severler.birde akarsuyun dökülüp köpük yaptığı kısımlarda dolaşmaya bayılırlar...
tatlı ve soğuk sularda yaşayan bir balık türü. alabalıklar yaşam ortamlarına göre ikiye ayrılırlar. doğal ve çiftlik alabalıkları. çiftlik alabalıkları daha tatsız tuzsuz olurken, doğal alabalıklar daha yenilesidir. doğal alabalık avı çok zordur. (bkz: alabalık avlamak) alabalık besin olarak kullanılmasının yanında yağından da istifade edilen bir hayvandır. (bkz: alabalık yağı)
bu balıkğa alabalık denmesinin sebebi ise çok hoştur.. hafif kırmızımsı bir rengi wardır/mış*** bu balığın.. al-a-balık kırmızı ala kırmızımsı balık anlamında birde aynı zamanda ikinci bir anlamıda bu balık hakkatten fırında terreyağlı birhoş olur aladır yemesi..bakınız cümle içersinde kullandığım gibi ala lezzetli üstün balık anlamında ala-balık da denmiştir..
bir murathan mungan siiri; " alabalık bir metafor, denizler ve balıklar içinde kutsal kitaplara göre ilk yaratılanlar içinde akıntıya karşı yüzen tek balık tekini koruyan tekinsiz ölüme doğru ve ölüme karşı çağlayan çıkan dikine yüzen bir balıkmış yalnızlık! "
latince adı: dere alası:salmo trutta caspius (fario) dağ alası:salmo trutta macrostigma göl alası (abant alası):salmo trutta abanticus deniz alası:salmo trutta labrax gökkuşağı alabalığı:oncorhynchus mykiss
ingilizce adı: trout
tanıyalım: alabalıklar çok hareketli, yüzgeçleri dikensiz, pulları çok küçük,içsularda yaşayan en lezzetli, etçil hayvanlardır. yumurtadan yeni çıkmış yavru balıklar, çoğunlukla sudaki sinek lavralarıyla beslenir,
büyüdükçe küçük balıklar, tatlısu karidesi, sinekler ve uçan böceklerle beslenir. 2-3 yaşlarında ilkbahar ve sonbahar aylarında çiftleşir. dişi alabalık yumurtalarını çakıl ve kum kaplı dipte, kuyruğuyla karıştırıp açtığı çukura yayar. hemen yakınındaki erkekte cinsine göre, 45 günle 3 ay arasında açılacak olan yumurtayı döller. tek bir dişi bir mevsimde 5000-6000 kadar yumurta yumurtlayabilir. yumurtalardan çıkan alabalık yavrularının % 90'ı ilk üç ay içinde, daha büyük balıklara yem olurlar.
nerelerde bulunur: alabalıklar sıcaklığı 10 - 15 derece arası soğuk,berrak ve bol oksijenli sularda yaşarlar. iç anadolunun yüksek dağlarında, trakya bölgesinde,doğu anadolu bölgesi ve karadeniz bölgesinin dere ve göllerinde. antalya, mersin, muğla gibi sıcak şehirlerin su sıcaklığı 15 derecenin altında olan dağlık bölgelerindeki derelerde bulunur. ulkemize özgü endemik bir tür olan abant alası abant gölünde, abant'a yakın göllerde, yedigöller ve civarındaki derelerdede bulunur.
tamamen iç sularda yaşayanlar. hayatının bir kısmını denizlerde, diğer kısmını tatlı sularda geçirenler. ancak her iki grupta tatlı sularda ürerler. denizlerden yumurtlamaya tatlı sulara gelen alabalıkların hayat sirkülasyonu çok ilginçtir; denizlerde olgunluğa ulaşan, binlerce km dolaşıp beslenen ve büyüyen balıklar, üremek için geri dönüp, hangi akarsuda yumurtadan çıkmışsa tekrar aynı yeri gelirler, bu balıkların hemen hemen hepsi yada tamamına yakını birinci yumurtlama işleminden sonra ölürler. bu doğal göç sırasında, haftalar hatta aylarca balıklar yem yemezler. deniz alabalıkları uzun süren göçten sonra tatlı suya girer,akar suyun kaynak kısmına doğru çıkıp kumlu, çakıllı berrak yerlere yumurtlarlar. suyun sıcaklığına bağlı olarak 2-4 ay arasında yumurtadan çıkan balıklar 6 ayla 1.5 yıl arasında tatlı suda yaşayıp denize giderler. akar suların gün geçtikçe kirlenmesi, yapılanma ve barajlar bu doğa mucisesi balıkların sayıları gün geçtikce azalmalarına neden olmaktadır.
ülkemizde, görülen belli başlı alabalık türleri şunlardır :
dere & dağalasi (kirmizi benek) (salmo trutta forma fario) (bkz: dağ alası)
gök kuşaği (göl alasi) (salmo trutta forma lacustris)
nuh'un gemisine alınmayan tek hayvan. çünkü o sudaydı yani tehlikenin içinde. kutsal kitaplara göre ilk yaratılanlar içinde alabalik var. akıntıya karşı yüzen tek balık.
tersine gitmesini seviyor. üstelik saygı uyandıran bir dikbaşlılığı var. ölüme doğru ve ölüme karşı; çağlayan çıkan, dikine yüzen balık. direnen, zoru seven, dalgacı bir balık.
somon familyasindandirlar. tam olarak salmonidae familyasinin salmoninae alt familyasinda yer almaktadirlar. salmoninae alt familyasi ise su uc cinse (genusa) ayrilmis:
rizede cok yuksek bir koyun deresinde, derenin dikine giderek, elde bir oltayla kirmizi benekli olanlarindan avlamisligim olan balik turu. sonraki ziyafeti de akildan cikmaz.
temizliğinden emin olunan çamurdan yapılabilecek kap şekilli nesnelerin içine bütün halde(sırtına çizik attıktan sonra) yerleştirilip, üstü de kapatılarak muhteşem bir lezzet ortaya çıkarılabilir bu balıkla. çam ağaçlarının kokusunun yoğun olarak bulunduğu bir su kıyısında, mangalın veya ocağın ateşinden gelen çıtırtılar kulağınızı, alabalığın muhteşem tadı damağınızı okşar. su sesi zaten vardı, geriye para ve kadın kalıyor, ama bırakın onlar da olmayıversin be yaw. neylersin öyle yerde parayı... kadın konusunu bilemem.
genelde balık kültürü olmayanların balık olarak nitelendirdiği canlı. hani yağlı bir sardalya ızgara yapsan, alabalığın küçüğü mü bu diyenlerin mihenk taşı olan. biz tuz kokmayanına pek rağbet etmiyoruz rakıya yarenlik etmiyor diye. ha ille de yiyecem diyorsanız pınarbaşı'ndan* isteyiniz.