nükleer savaştan sonra geçen fütüristik, 3. sınıf kanal d filmlerinde kötü adam hali. özellikle gözleri de kırmızı olanları çok kötü olur. kolay kolay da ölmezler. siborg olmadıkları ne malumdur?
epidermiste en ustte yassi, sert ve olu hucreler bulunur. bu bolume "korun tabakasi" denir. korun tabakasinin altinda canli hucrelerden olu$an "malpighi tabakasi" yer alir. burada deriye rengini veren melanin pigmenti sentezlenir. albinolarda melanin olu$amadigi icin deri, kirpikler, saclar, killar vs. beyazdir.
kac gece kac gun gecti bilmem; bembeyaz denizin uzerinden ucari bir kabuk, uzun, ar$a yukselen albino dalgalarin savurdugu kör bir lekeydim: yorgun, korkusunu coktan terketmi$, hem iki bo$luk duygusu arasinda sonsuz ku$, hem kuyunun dibinde soluksuz karanlik hayvani, bekledim, kac gece kac gun gecti bilmeden coktan gecmi$ken kendimden an geldi koptum hepten, cekildim uzaktaki bir noktaya dogru, icimden gecen eksen mi kirilmi$ti, govdemi tutan yay mi oynami$ti kokundeki yerinden bilemedim: kacinci gecenin sabahiydi dogmadi gune$, bana gonderilen tufanin ardindan gelen siyah bir gundu, uyandim.
bu ozellige sahip bir kopek, the cell adli filmde vardi. bir tuyu, albino kopeklerin seyrek bulunmasi sebebiyle katili ele vermi$tir. yani cok sik rastlanmaz.
kaliteli bir vsti. en sevdiğim synthlerden biri oldu. öyle ki sağ altta bulunan albino 2 logosunu dll editleyen x bir programla ballıbaba 2 şeklinde değiştirmekten kendimi alamadım.
insanlarda sadece erkekler albino oluyor sanirim bilemiyorum bu yasima geldim bir tane albino kadin gormedim goren varsa beri gelsin
edit: albino kadin da varmis netekim pek sik gorulmemesini ben sahsen kadinlarin muhtemelen gorunuslerinden erkeklerden daha fazla cekinip, pek fazla disariya cikmamalarina yoruyorum.
kadinlarda da en az erkekler kadar siklikla gorulen, 'otorite'lerce ariza sayilan, gunese hassasiyet ve gorme bozukluklari disinda pek de bi eksisi olmayan durum, fazlaca sarisinlik, bi baska deyisle, aksinlik. cekinik bir genetik ozelliktir aksinlik.
gozleri cok az gorur. kagidi iyice gozlerine yaklastirarak ya da masaya iyice egilerek okurlar. okuma hizlari dusuk oldugundan, bizlere gore daha bir sindire, anlaya ilerlerler. yalapsalap okumazlar.