turklerin alman asıllı bi kadının, falsosunu gorduklerinde, kufur biciminde kullanmayı tercih ettikleri, aslen kendi halinde bi hıyarı temsil eden sozcuk.
gördügüm kadari ile o 80 li yillar denen rezaletin sorumlusu iste bu millettir zira uzerinde 20 küsür yil gecmesine ragmen hala o yillari yasiyorlar bu insanlar.
sibernetik organizmalar. sıradan bir insan duyarlılık eşiğinin çok altında yaşarlar. programlanmış bir beyinleri vardır. datanın alman olmasından şüphelenmiyor değilim
oldukça kaba bir millet. insanların içinde bağıra çağıra gülen, 2-3 bardak biradan sonra aynı kalabalık ortamda hayvanlar gibi geğiren insanlar. kadınları bu davranışı pek yapmasa da erkekler aşırıya kaçmaktadırlar. bir zamanlar dünya savaşı çıkarmak gibi hobileri bulunan, şimdilerde ağır sanayi gibi dallarda dünyayı ezen bir millet.
ilk başta sevemeyebilirsiniz onları. sonra tanıdıkça sevmeye başlarsınız. biraz daha iyi tanıyınca ise, sevmek için çok aceleci davrandığınızı anlarsınız. her milletin iyisi-kötüsü vardır elbette. türkün kötüsüne nasıl gıcık oluyorsak, almanın, brezilyalının kötüsüne de gıcık oluruz, bu bir kenarda dursun.
ancak almanların bazı özellikleri, bazı milletlerle, mesela türklerle uyuşmalarına, birbirlerini sevmelerine engel oluyor. genelleme yapmak dogru olmayabilir belki, yine de tanıdığım kadarıyla almaların iyi ve kötü yönleri şunlardır:
-sözlerini tutarlar -dakiktirler -doğumgünlerini unutmazlar, not ederler -temiz, kaliteli iş yaparlar, özenlidirler -çok okurlar -kavgadan dövüşten şiddetten kaçınırlar (iki dünya savaşını, ürettikleri ve sattıkları milyonlarca silahı, savaş uçağını, mayını ne yapacağımızı boşverin) -hayvanı, doğayı severler (kendi nükleer santrallerini kapatacak kadar duyarlı olup, ayı anda dünyanın dört bir yanında yenilerini kurmayı ıhmal etmezler ama) -kendini beğenmişlerdir. sağlıksız bir özgüven(-sizlik) vardır. türkleri, doğuluları vs. toptan küçümserler, ama başta amerikan, fransız, italyan, ingiliz ve hatta ispanyol olmak üzere, kendilerinden daha sempatik, sıcak halklara özenip, komplekse girerler. -toplum nezdinde en büyük suçlar sübyancılık ve ensesttir. ne var ki bunlara aklınıza gelmeyecek kadar çok rastlanır. bunlara ırkçılık da eklenebilir. -cinsellik tabu değildir (ama bir önceki maddeyi, çocuk pornolarını, asyaya düzenlenen turları falan düşününce bu işin de çivisinin çıktığını görüyoruz) -içkisizken durgun ve soğukturlar. biraz içince rahatlayıp, arkadaş canlısı olurlar. sarhoş olunca ya iyice sevimli olurlar ya da ırkçı.
daha sayılacak yüzlerce şey vardır mutlaka. ayrıca türkleri ya da cinlileri de saysak bir sürü berbat şey çıkar. ama işte bizi bile seven millet varken (bosnalılar, orta asyalı soydaslar, koreliler, japonlar vs) bu adamları nedense kimsecikler sevmiyor. türkiyeye turist olarak geldiklerinde, bizim "sokaktaki adam" her yabancıyı olduğu gibi almanları da insan yerine koyunca kendilerini birşey sanıyorlar. genellemeler doğru olmasa da, genel eğilimler böyle.
tabii ki bu örnekler, içi insan sevgisiyle dolu, meraklı ve önyargısız, yardımsever, adil almanların da olduğu; almanyada ailesine düşkün, eğitime önem veren, dürüst, milliyetçilikten uzak insanlara her yerde rastlayabileceğiniz gerçeklerini değiştirmiyor.
diger batili ulkeler gibi bizleri adam yerine koymayan tiplerdir kendileri. ve tum bunlara ragmen hala bu adamlarin yaptigi urunler memleketimizde kapis kapis satiliyor ve insanlarimiz hala konsolosluk kuyruklarinda hayvan muamelesi gorup seslerini cikarmiyorlar ya daha ne olsun.
aslında almanya'da nüfusunun yüzde 1'i kadarını oluşturan bir topluluktur.
fransızlar ilk önce bu toplulukla tanıştıkları için milletin tamamına bu adı vermiştir. tüm karadenizlilere sehven laz denmesi gibi bir hadise söz konusudur yani.
latincede germen denir. onlar ise kendilerine, kendi dillerinde "halk, topluluk" anlamına gelen "deutsch" (doyç) der.
ingilizlerse hollandalılara "dutch" der ve bu böyle karışıp gider.
genelleme yapmayi sevmem ama cok genel olarak bu germen irkinin insaninda gozlemledigim bir genellemeden bahsetmeden gecemiyecegim:
bu insanlarin, ozellikle "country side" da yasayan, aile sahibi, is sahibi vs. olanlarinin robotiklesmis yasamlari, sabahin 6 sinda kalkip ise gidip,aksam 5'de cikip 9 veya 10 civari yatip, saat 7 itibariyle sokakta kimseyi gormenin mumkum olmadigi ortamlari, beni almanya ulkesindeyken psikolojik s1k1ntilara sokmaya yetmistir. bunun ustune ustluk bu tarz hayat yasayanlari, baska ulkelerdeyken, cevrelerindeki insanlardan da kendi ulkelerindeymis gibi ayni hayati yasamalarini beklerler. misal, fransa'nin bodrum'u gibi bir kasaba olan, ozellikle film festivalinde cosan, cannes sehrindeyiz. gece saat 3'de eve gireriz. zaten icmisiz, yorgunuz, yuzumuzu yikayip yatariz. sabah kapimizin uzerinde bir not buluruz alt kattaki alman komsularimizdan, aynen soyle yazar:
you are disturbing us. please do not disturb us and do not do the following: 1) don't walk at night, we hear your footsteps 2) don't talk at night, we hear your voice clearly 3) don't come home too late.
biz ne oldugumuzu anlayamamis dumur olmus bir sekilde notu umursamayiz tabii ki ve hayatimiza devam ederiz. ertesi gece, saat 3 sularinda alman komsumuz kapimizi calar, polisi arayacagini soyler, sadece apartmanda yurudugumuz ve konustugumuz icin galiba, muzik, televizyon bagirma cagirma yoktur. en sonunda isvecli arkadasimiz dayanamaz ve "go back to your country nazi this is not a concentration camp" demek zorunda kalir. af diliyorum ama cumleyi sansurlemek istemedim.
hayatta en cok korktuklari sey plansiz is yapmaktir/yapilmasidir. kabus gibi bir durumdur bu onlar icin, mesela halk otobuslerinde ve trenlerde ilk dikkatimi ceken sey insanlarin cogunlukla inecekleri duraktan, otobuste ise en az 2-3 dakika, trende ise 7-10 dakika arasi (bir ay boyunca nrw civari dakika tuttum) erken kapinin onune gelerek, beklemeye basliyan adamlardir. ve hatta koeln - paris arasi calisan hizli trenlerdeki almanlar zaman zaman 20 dakika erkenden toparlanip, kapinin onunde beklesirler. pek alman karakterinde olmayip ozunde alman olan bir komsum "banka da vs.de nezaman isin olursa sakin erken gitme, hep kapanisa yakin git kimsecikler olmaz , rahat rahat halledersin isini" demisti. hani azcik farkli mantalitedeki almanlar bile bunu gorebiliyorsa, biz ne desek bos. ayrica boyle de kolay tahmin edilir bir halk olmasi sebebiyle de, bizim turkler mesela 20-30 yil icerisinde muazzam bir sermaye yapma basarisini gosterebilmistir.