galatasaray'ın yarattığı en güzel tezaruhatlardan birine konu olan tribün abisi. alpaslan dikmeeeeennnn sanki süpermen sanırsın batman alpaslan dikmeeenn
en kısa zamanda umarım takımları için de böyle güzel tezaruhatlar bestelerler.
kuruluşunda bulunduğu ultraslan' ı kabul edilebilir kılan tek kişiydi, ortalık tayfa denen hangi takımı tuttukları belli olmayan, tribünlerde terör estiren kişilere kalacak.
alpaslan dikmen galatasaraylıydı, benim gibi, sokakta yürüyen normal taraftar gibi hesapsız galatasaraylıydı, gözlerinden, her hareketinden bunu rahatlıkla anlayabilirdiniz, acı çok büyük, allah rahmet eylesin, oğlu atahan' ı (yoğun bakımda deniyor) allah bağışlasın.
galatasaray'lıların abisi. hatta yaşı aynı olanların bile çoğunun sanki öz abisi.
tribunde bir köprüydü alpaslan abi. zengin ile fakir arasında, liseli ile lisesiz arasında, anadolu ile istanbul arasında, iyi ile kötü arasında, okumuş ile cahil arasında, kapalı ile açık arasında, taraftar ile yönetim arasında, sarı ile kırmızı arasında. galatasaray köprüsüydü adı. ben onu ne zaman görsem ya birinin sorununu dinliyor olurdu, ya birine yardım ediyor ya da haytalık yapanlara "akıllı olsanıza" diye laf yetiştiriyordu. senelerce ali sami yen'in eşi fahriye yen bakım yurdunda yaşarken bizi her hafta rutine baglatıp ziyaretine götüren de oydu, metin oktay'ı taraftarlarca ziyarete gidelim yalnız bırakmayalım diye çığır açıp gelenekselleştiren de oydu, ultraslanı üniversitelere taşıyıp dev bir organizasyon kuran da oydu, bizi galatasaraylı herşey müptela eden de oydu ve en çok da binlerce dostluğa sevgiye arkadaşlığa sebep olan oydu.
tribünde yanyana oturan zıt kutupların birbirlerine "o da galatasaraylı! o da benden" diye bakmasında kilometre taşıydı.
kadirşinas, vefakar, cefakar. bu sıfatlar her ölenin arkasından soylenir. belki sırf o yüzden çok anlamlı görünmeyecek burada; ama o sıfatların hepsi onda çokca vardı. sabaha kadar yazsak eksik kalacak. faydası da olmyacak. belki birgün biri bakar alpaslan dikmen kimdi diye. biz de tarihe not düşmüş olalım dedik.
yeri bence doldurulmaz evet çünkü köprü olmak sadece ona has bir özellikti. bir gün başkası kurarsa o köprüyü o zaman rahat uyuyacak eminim.
bugün bir kişi eksik bıraktı bizi. bir tam kişi, bir adam gibi adam, bir damla gözyaşı eksik. rahat uyu süpermen alpaslan allah rahmet eylesin abi! sen çocuklarımıza anlatılacak adamdın.
bu yaşıma kadar kafayı galatasaray ile bozsam ve tribünde iyi kötü bir maç geçmişim (100'e yakın galatasaray maçı) olsa da değil tribünde bir taraftar grubuna ait olmak, internette sanal ortamda bile herhangi bir galatasarayla bağlantılı siteye üye olmamışımdır. hoş bunlar alpaslan dikmen in kuruluşunda bizzat bulunduğu ultraslan ın, 2001-2002 sezonunda lucesku ile kazanılan şampiyonlukta fazlasıyla olan emeklerini görmeme engel değildi.
alpaslan dikmen kesinlikle farklı bir adamdı. alex in son dakika frikiği ile 2-1 yenildiğimiz, 2006 nın şubat ayında, soğuk ve karlı bir günde oynanan fenerbahçe derbisi öncesi galatasaray tribünü girişinde bekleyip senden benden bir farkı olmayan tüm galatasaraylıların elini sıkıp "gençler hoşgeldiniz. sadece takımımızı desteklicez" diyecek kadar da ne olduğunu bilen bir tribün lideriydi.
keza benim gözümde tuttuğum takımın diğer tribün liderleriyle asla aynı kefeye koyulmayacak, futboldan anlayan ve kesinlikle her daim tribün içinde olması gereken biriydi. ne yazık ki artık aramızda yok. nur içinde yatsın, mekanı cennet olsun...
galatasaray camiasının başı sağolsun deniliyor bir yerlerde. evet en çok canı yanan camia galatasaraydır ama dedik ya acınız, acımızdır. tıpkı optik başkan öldüğünde kendisi gibi onlarca ultraslan lı ile birlikte en acı günümüzde yanımızda olduğunuz gibi. hepimizin başı sağolsun; ezcümle.
optik başkan ın cenazesinde gördüğümde zorla tuttuğum dolu gözlerim pes etmişti. tribünün eskileri, abileri meğer ne çok severlermiş birbirlerini. tabutunun arkasından dakikalarca yürümüştü alpaslan abi. sonra güzel bir veda yazısı yazmıştı bir yerlerde...
'' ah be optik!
taraftarlık aleminin renkli simasıydı optik mehmet… beşiktaş tribünlerinin optik başkanıydı… güzel insandı… iyi arkadaştı… çok kaliteli ve muhterem bir anne babaya sahipti.
hani tribün liderlerini aşağılamak için “ne olacak işte, amigo…” derler ya, halt etmişler.
üniversite mezunuydu o! öyle böyle değil aslanlar gibi de edebiyat öğretmeniydi… ama siyah beyaz sevdası o’na mesleğini yaptırmadı. zira uzak kalamıyordu beşiktaş’tan… öyle aşıktı işte!
maalesef bir temmuz günü ve henüz 38 yaşında kalp krizinden kaybettik kardeşimizi...
gerçi farklı renklere gönül vermiştik belki ama eski tribüncülerin alayı çok iyi tanırdı birbirlerini. zaten çoğumuz adeta beraber büyümüştük.
rahmetlinin cenazesinde farklı renkler vardı… ve elbette kalabalık bir ultraslan topluluğu oradaydı. hatta mezarlığa kadar cenaze arabasının arkasından yürüdüler, beşiktaşlı arkadaşlarımızla beraber.
bizim gençlerden bazıları mezarlıktan ayrılırken şunları söylediler: "abi, eskiler ne kadar da birbirini severmiş meğer... ve hepiniz birbirinizi çok yakından tanıyorsunuz. belki zamanında çarpıştınız ama anlaşılan o ki, o tip muhabbetler maçta kalıyormuş... biz bunu gördük ve bu dostluğa burada canlı canlı şahit olduk."
bu sözleri onlara söyleten belki de, mezarın başından dualar ederek en son kalkanlardan birinin ultraslan lideri sebahattin şirin olmasıydı.
rahmetli optik başkan ”çok sevdik be abi!” derdi beşiktaş’ı için…
önce optik başkan, şimdi ultraslan alpaslan... tribünün has adamları bir bir ayrılıyor aramızdan. sermayesi renk sevgisi olan, su topu maçlarına bile gidip takıma destek veren sembol bir adamdı. insan üzülüyor, elden bir şey gelmiyor.
saha disinda futbolun dandik bir oyun oldugunu, futbolun özünde sadece futbol olduğunu bize bir kere daha göstermiş kocaman göbekli ve yürekli bir abimiz..
çok sevdiği eşi ve oğluyla bayram tatili için antalya'ya giderken, kaza geçiren, bizi ardında göz yaşıyla bırakan ultraslan. acısı bir anda yıkmıştır, sonsuz rahmet diliyorum.
galatasaray tribünün herşeyiydi.ultraslanı yıllardır ayakta tutan,yönetime karşı taraftarın hakkını savunan,tribünde birlikteliği sağlamış,centilmen mükemmel bir insandı,abimizdi.ultraslanın kuruluşundan itibaren bugüne gelene kadar defalarca kez çizgisinden saptırmaya çalışanları tatlı dille uyarmış centilmenliği ön planda tutmaya çalışmış,bu ve bunun gibi bir çok davranışıyla diğer taraftar grupları tarafından da sevilen,saygı duyulan biricik abimizdi.ondan sonra onun bu oluşumu bu birlikteliği devam ettirmek hem de üzerine koyarak devam ettirmek tüm galatasaray taraftarının görevidir. oğlu atahan ve eşinin de sağlık durumlarının ağır olduğunu da öğrendim.dualarımız onlarla. tüm galatasaray ve spor camiasının başı sağolsun.
insani acının ötesinde, tribün kültürü duyguları ile verdiği üzüntüyü ayrı kabul ettiğimiz tribün emekçisidir.
tribün dünyası içinde, varlığa da yokluğa da kendi kurallarından bakmak, bu terbiyenin gereğidir, özellikle onların nesli bunun doğru örneklerini verdi, ve bunu ileriye taşıma yönünde işin zor olduğu aşikar.
optik mehmedimiz ile tribüne dair karşılıklı dertleşecek bir yerlerde olurlar, belki de.
uğurlamasında görüşmek üzere; sevenlerinin, galatasaray tribününün başı sağolsun...
yıllarca tribünlerde olsun internette olsun hep eski tribün liderlerinden, tribünlerin sevdiği unutulmaz insanlardan ve onların tarif edilemez galatasaray aşklarından bahsetti. ebediyete intikal etmiş büyüklerimiz hatırlamamızı hayatta olanlarıda yalnız bırakmamamız gerektiğini öğretti bizlere. yol gösterdi genç ultraslanlara her daim yanı başlarında abilik yaptı, yeri geldi annelerinden izin bile aldı maçlara götürmek için.... gözlerim doldu ellerim titriyo hiç bir şey yazamıyorum.... ah be abim ne yaptın sen daha bizim ufaklıkları emanet edicektik sana....
vay be.. günün başlıklarında ismini görünce hemen anladım kötü bir şeyler olduğunu da, böylesini kestirememiştim. çok erken oldu bu be alpaslan abi. 2 sene olmuştur yaklaşık maçlara gitmeyeli, kim bilir en son ne zaman görmüşümdür kendisini. allah kalanlara sabır versin demekten başka elden ne gelir ki ? bize hediye ettiği ultraslan atkılarını asla unutmayacağım. gülerken gözlerinin içi gülen, gidişiyle gözlere bir kaç damla yaş düşüren adam; alpaslan dikmen.