anka, türk mitolojisinde varolan ve diğer kültürlerin mitolojisinde de rastlayabileceğimiz bir efsane kuştur. özelliği kendi küllerinden kendini yeniden varetmesidir. simurg, zümrüdüanka, sireng gibi isimlerle de çağrılır. anka'ya, araplar al-samandra; iranlılar da salamander veya semender derler.
efsanevi bir dag olan kafdaginda yasadigi dusunulen, yuzu insan yuzune benzer, her hayvandan bir iz tasiyan rengarenk ve uzun tuylu uzun boyunlu masal kusu adi uzun boynu veya boynundaki halkadan gelir. dogu kulturlerinde anka, sirenk, simurg, zumrud, zumrud-i anka, tugrul, anka-yi mugrib, huma kusu diye adlari vardir bati dada phoenix adi ile bilinir
daima tek basinadir ve erkektir bazi rivayetlerde sesinin guzel oldugu da soylenir
omrunun sonunda bahar agaci dallarindan yaptigi yuvasini atese vererek kendini yakar ve boylece yeni bir anka meydana gelir. yavru anka kuvvetlenince babasinin kullerini misirdaki heliopolise goturerek gunes sunagina birakir. bazen anka nin olmek icin misira geldigide soylenir bu konuda cesitli rivayetler vardir
araplar arasinda anka hikayesi semender ile karistirilmistir. semender de bazen kus olarak tasvir edilir. anka, hiristiyanlikta yeniden dogusun sembolu haline gelmistir, iran efsanesinde anka'nin yerini simurg alir. seyhname'de simurgun uzun hikayeleri anlatilir ve tabii mevlana'nin mesnevi'sinde de gecer fakat simurg a verilen ilahi vazifelerle birlestirilmistir
bazi masallarda kiz ve erkek cocuklarini yiyen bir kus olarak anlatilir onun icin anka-yi mugrib(yok edici anka) da denmistir.
birçok tradisyonda yer alan efsanevi kuşun farsça'daki adlarından biri...
eski yunan mitolojisinde "phoenix", arap tradisyonunda "anka", çin'de "tanniao" ve kimi tradisyonlarda "homa" ya da "rokh" adını alır.
simurg (simorgh), iran tradisyonunda insan dili bilen, mesajcı, sırdaş, hikmet sahibi, mükemmel bir kuştur. kahramanları taşır, uzak mesafelere yolculuk yaptırır ve yakıp kendisini tekrar çağırabilsinler diye onlara kendi tüylerinden birkaç tane bırakır.
arap tradisyonuna göre bu kuş, efsanevi kaf dağı'nın üzerindedir; yunan mitolojisine göre öldükten sonra küllerinden doğan harika bir kuştur; taoizm'de ise ölümsüzlüğün sembolüdür.
sufi ferideddin attar, efsane ve masallardaki bu kuştan "kendini aramanın sembolü" olarak söz eder; masallardaki kahraman, sonunda, uzaklarda aradığı şeyin aslında çok yakınında olduğunu, yani kendisinde veya kendi içinde olduğunu idrak eder. bu, "kendini bilme" sembolizmi, inisiyatik ifadelerle, inisiyatik ölüm ve başkalaşım geçirerek yeniden doğuş, mistisizmdeki ifadelerle, "uyanma, aydınlanma, kurtulma" olarak ifade edilir.
kısaca, simurg kuşu, bir tekamül hedefinin sembolüdür ki, bu hedef ezoterik bilgilerde nefsaniyetini tümüyle alt etme ve 'dünya gezegeni okulu' ndan mezun olacak düzeye gelme olarak ifade edilir.
kimi yazarlar hindu tradisyonundaki garuda ve eski mısır tradisyonundaki "bennu" kuşunu simurg ile bir tutarlarsa da, bu kuş simurg (anka) kuşu'ndan çok farklı niteliklere sahip olarak betimlenir ve daha farklı anlamlara gelir.
eskişehir - ankara arasında çalışan eskişehirli bir işetmeciye ait, 240 km lik yolu diğer şirketler *** 3 saatte tamamlarken aynı yolu 2 buçuk saatte tamamyan, otobüleri diğerlerinden daha kötü olmasına rağmen bunu başarabilen, ikram ve serviş anlayışı sıfır olan, ancak son çare olarak kullanılabilcek otobüs işletmesi.
doğumitolojisinde tüyleri güzel, boynu uzun, büyük bir kuştur..boynu halka halinde beyaz tüylerle çevrilidir.. ankanın anlamı gerdanlıktır.. mısır efsanesine göre üzerinde otuz çeşit kuşun rengi bulunur.. iranlılar ise simurg olarak adlandırırlar.. gözle görülmeyecek kadar yükseklerde uçar ve kaf dağında yaşar.. bir efsaneye göre beş yüz yıl yaşar..
bu kuşun ölümü ile ilgili, kendi küllerinden doğmak şeklindeki efsaneden farklı bir efsane de vardır..bu efsaneye göre; güneş, ölümü yaklaşan ankanın yuvasını yakar..o da tekrar bir yuva yapar, oradan hiç çıkmaz ve orada ölür..kemikleri içinde bir solucan bulunur, ondan yeni bir anka kuşu doğar..
prof.dr.oral sander'in "anka'nın yükselişi ve düşüşü" isimli bir kitabı vardır. kitabında osmanlı dış politikasını anlatmaktadır. kitabın ismi yazarın anka kusu ile osmanlı imparatorluğu arasında kurduğu benzerlikten ötürü "anka'nın yükselişi ve düşüşü" dür.
son derece başarısız bir otobüs firması...gecenin bi körü saatlerce servis beklemenize neden olurlar...hatta kendi servisleri yokmudur kullanmıyorlarmıdır bilemem ama hiç adını dahi duymadığınız firmaların servislerine bindirirler...soğuk karlı havada uyku sersemi bünyeyeye sinir dolu anlar yaşatırlar....
op. dr. sedat varol, op. dr. ozturk karabey ve op. dr. arkun hanluoglu tarafindan kurulmustur ki kendileri bir zamanlar acibadem kadin hastaliklari bolumunun 3 buyuguyduler. dr. sedat varol simdiye kadar tanidigim en iyi kadin dogumcudur, hararetle tavsiye edilecek bir insandir.