ankaralı pek değerli arkadaşları tanımak la beraber üzülerek sizi bilgilendireyim, yanılıyorsunuz. ankaralı olmak ile beraber bu kentte yaşamak için hiçbirşey yok. tamam müthiş sofistike başkanınız i. melih gökçek'i kaçırıp iç çamaşırı defilesinde kullanmak istiyoruz, ama bunun dışında ankara'dan istenebilecek ne var ki. dünyanın kuru havuz rekoruna sahipsiniz, fiskiyelerinizin bir sineği bile zıplatacak kudreti yok, içki içmek için uğraşırsın müzik dinlemek istesen kimseyi bulamazsın. nükleer santral kursan atıkları şöyle bir denize boşaltıp ferahlayamazsın... aklı selim ankaralıların kafasında ki en büyük idealin "istanbula taşınsam da pazar sabahları galata köprüsünde kıçım donarak balık tutmaya çalışsam" olması gerektiği kanaatindeyim.
kim ne bilir ne bilmez..o tartı$ma konusudur..bilinen bir$ey varsa oda herseyi ben bilirim edasinda birseyler kasanlarin,kendi karanlik dehlizlerinde ne idüğü belirsiz devinimlerinden bire türlü kurtulamadigidir..hi¢ bir akli selim insan,ozellikle ankarali olup,ankarami yoksa istanbulmu tercihini yapmaz bile..yapsada o zaten ankarada gecici bir zaman diliminde konaklama imkani bulan ve yasam stilini ankaraya uyduramadıgı yada beyninde var olan -yahu ankara benden ne bekler ya da ben ne bekliyorum?..sorularinin yanitini bulamadıgından dır ki; ankarada gocup gitmek ister..kimsede buna karı$maz..ama kamyona yukledıgı esyalarının uzerine oturup ankara cikisinda..arkasina bakip -anuna goyyııımm ankara diyen bir zihniytle o sehirden ayrılınılıyorsa zaten gittigi yerdende memnun olmayacagi ortadadir..ama iyisiyle kotusuyle o sehirde bır kac yilini gecirmi$ akli basinda insan bilir ki; gıdecegi baska sehirlerde,bu sehir atiyorum farazi istanbul olsun,ankarayi mumla ariyacaktir..ve ankaradaki ulasım rahatlıgını,hem buyuk sehir olup hemde herseye bir anda ulasma gayesini sittin sene bulamayacaktir..hengamelerin icinde kaybolacaktir..alkoldur ,gece ortamidir hededir hododur sorunlarını dile getirenlere ise ankarada hangi ortami bildiklerini sormak gerekir..herkese gore eglence anlayisi deişecegi gibi ankarada yıllardır yasıyan insanalr bu sehirde nasıl egelnıyorlar sorularını dusunmemiş olacaklar ki; ankaranın ortamını sadece cafe turu i$letmeler olarak gorur bu gudik insanlar..yani bi tunalıya ¢ıkmassan,iran caddesine gitmessen,arjantin caddesindeki super ortamlari goremessen,gidipode pavyon ruhlu bir insan olarak gelirsen ankaraya ben derim ki; sıhhiyede cok guzel 3.sınıf pavyopnlar var..orda iyi kons hizmetide saglarlar size..belkı bu hızmetın karsılıgında ankara hosunuza gider...zikinin dogrusuna ankaraya gelmek hıc bır sekılde akla mantıga sıgmaz...o zaman sorarım ben bu zihniyete..yurt dısına giden bri insan ele alalim gittigi yere super umutlarla gidiyor..ama kultur farkılılıklari,hava degisimi,dil sorunu aksan sorunu,yasayan insan kisveleri oradan dondukden sonra aaaaabii superdi yaa iyi ki gitmisim martavallari okurlar..ama beyin kıvrımlarinda..ulan hayatim zikildi keske gitmeseydim..sindik ınsanlara gittide memnun kalmadi demekde olmaz o halde ben super memnunıyetimi dile getiriyim tumceleri dillerinden dokulecektir..alın size yurdum zihniyeti ornegi..full-screen ankarayı yasamak kolay meziyet deildir..elbetteki bir istanbuldaki gayduruguppak gece yasantisini bulamayacak ankaraya bir sureligine gelenler..ya ada aradıklari full-soytarilik ortrami olmıyacak bu durumda yapmalari gereken ortadadir...kafa tarzlarına uygun insanlar toplulugu ile gelip ankarada bulamadıklarını dusundukleri ortami spontane olarak kendileri yaratmalidir..varsin bir ka¢ kereligine haz etmedikleri ortamlari $enlendirsinler..ruhlarini tam anlamiyla yansıtabılsınler..goreceklerdır ki kimse onlari ayiplamayacaktir...gonullerince eglencelerini yasayacaklardir..ama bundanda ho$nut kalmazlarsa e$$ek ve damina su kacirma olayi gundeme gelir..bu durumda ne olur..artik allaha havale edilir bu tarz insanlar.. -bu arada i.melih gokcek koyalim size bi$ii olmasin der deli gönül.. (bkz: kim olursan ol gel) ama e$$ekligin lüzumu yogh..
ankara pek guzeldir. pek hostur, pek duzenlidir, az camurludur, bol suludur. soyledir boyledir vs vs vs . ama ankaragridir. hem de grinin en hasidir. her yerinden fiskirir. ancak sehir icindeki bir kac parkta bu grilikte arinabilirsiniz. yol kenarina dikilen guzelim herdem yesiller yagmur altinda bile gri gorunur. ruhlari bu grilik tarafindan iclerinden itilmis gibidir. ancak biraz sabreder de bulvardan yukari yuruyup kendinizi seymenler parkina , ordan da botanige atarsaniz yesil bir guzellik bulursunuz. elinden tutup da yurudugunuz kisi ve siz icin ayri bir buyudur. onca grilikten ve de sulu sokaklardan ciktiktan sonra etrafinizi kaplayan bu yesil duvar ruhunuzu serinletecektir.
ankara'nin geleni de coktur gideni de coktur. ankara memur sehridir. memursa sonbahar insaninin* ta kendisidir. ankara sonbahar sehridir. diger mevsimleri pek birseye benzemez. sonbahar guzelliklerinden karanlik kisa gecisi en iyi ankara'da yasarsiniz . sokaklarinda caddelerinde kizil kahve yapraklar pek guzel dans eder cunki ankara'nin cinari, atkestanesi boldur.
sehir nasil canlanir en iyi ankara da gorulur. cunki ankara yaz doneminde oludur. cekilmez olur. bu yuzden insanlarin yuvalarina dondugu eylulu ayri bir guzel olur.
ankaranin geceleri de pek birseye benzemez. ama kendi gecenizi kendiniz de yaratirsiniz. yaratamiyorsaniz , eglence anlayisiniz elde bir carlsberg ile ikis tikis etrafa bakinmaktan ibaret ise, ankarada bunun kolay kolay bulamazsiniz. burda kendi eglencenizi ancak kendiniz yaratirsiniz. azdir ama ozdur mekanlari. cesidi azdir ama bazen pek de hostur.
kucuktur ankara, belki bu yuzden de guzeldir. tanidik yuzlere pek sik rastlarsiniz buralarda. gittiginiz , geldiginiz yerlerde , ertesi gun is yapacaginizi kisi tanidiginiz cikar, nette oyun oynadiginiz adam liseden arkadasiniz cikar, bara gittiginizde barmen cocukken kafanizi yaran yan apartmandaki kelin oglu cikar. merak ettiginiz hanimi ertesi gun ayni yerde gorebilirsiniz. oylesine kucuktur ki yaninda bir de tanidiginiz bile bulunur . ama bazen oylesine kucuktur ki, kacmak, yuzunu gormek istemediginiz adami/kadini hergun heryerde gorursunuz...
ankaralıların çok sevdiği bir sözdür. peki örneğin bir istanbullunun "allahım istanbul çok güzel! tanrım oh! burası inanılmaz ao yea" dediğini duyduk mu? ben duymadım. zaten bir şeyi yüzaltmışbin kere söylersek olur, o yüzden söylemek lazım.
bu şehirde kim ne derse desin farlı birşey var...tüm karasallığına rağmen hemde..kendini rahat hissetiriyor bir kere insana..sanırım onu anlayana..yaşadığını hissettiren bir koku var burada..dostlar daha candan, aşk daha derin..istediği kadar gri olsun..ankara ankara canım ankara..
propaganda filmiyle kalplerde yer eden ve fakat içten söylenip söylenmediği meçhul olan deyiş * "ankara ankara güzel ankaraaa seni göörmek ister her bahtı kara"
"hadi baba sahile gidip içelim" felsefesini gerçekleştiremediğim onun yerine "home sweet home alchol more alchol" olayına büründüğüm deişik iklimli mekan. tanıdıklar olmasa çekilmez dediim memleket
bir aşağı bir yukarı ahvali. kendimi en iyi bildiğim yer. ''seni belki aşsız bıraktım ama babasız değil'' der inönü. muhterem bambaşka bir diyalogda dile getirmiştir bu kelamı ya şahşıma hep ankarayı şeetmiştir. (bkz: dramatic irony)