bal arısı..latince ismi apis mellifera olup cici, seker yaratıklardır. ustunde master ve doktora yapan birkac insan tanırım, gece gunduz demeden degisik turler arastırıp dururdu garibanlar..kovanlarda saha calısmaları ise ayrı zevk..
muhtemelen sadece hayvan olarak betimlenmiş ve hiçbir zaman hayvan başlı bir insan olarak gösterilmemiş eski bir mısır tanrısı'dır. apis, çoğunlukla ptah’la bağlantılı olmuştur ve kültünün merkezi memphis’tir. aslında apis verimlilik tanrısıdır. güneş diski ve uraeusserpentten oluşan boğa tacıyla betimlenmiştir. kutsal apis boğası, memphis’te bulunurdu ve serapum’da büyük bir kitle halinde apis boğalarının mezarı bulunuyor.
nickini sadece bal arisina dayanarak alan ve gerek eski misir tanrilarina gerekse turkcenin azizligine ragmen inatla yeni nicke gerek olmadigini iddia eden sahsiyet..biyoloji ile kafayi yemis kisi..
phdnin "permanent head damage" oldugunu iddia etmesine ragmen doktoraya baslayan, bugun itibariyleneuroscience diye diye en temel biyoloji ilkelerini unuttugunu farkeden ve kendini direk ders kitaplarina veren* gariban..
kendini ilme veren bu genç, ki kendileri geçensene ns dersimizin * asistanı olmakla kalmayıp, proj 102 dersi kapsamında projemizin yöneticiliğini yapıp bize bakteri klonlamayı öğretmiştir. kimi zaman bizlere kök söktürüp kimi zaman da bizleri neşelendirmeyi bilmiştir. ayrıca o kadar sabırlıdır ki steril ortamda çalışırken nefes bile almayın uyarılarına kulak asmayıp, üstüne üslük püffff diye üfleyen şahsa* gülebilmeyi başarmıştır. kendisine hayatta başarılar diliyor yapacağı biyolojik silahları dört gözle bekliyoruz.*
misir mitolojisinde kutsal sayilan boga. ay i$igina yildirim du$mesi sonucunda dogduguna inanilmi$, memphis'te tapilmi$, bir sure sonra kentin tanrisi ptah, daha sonra da osiris ile ozde$le$tirilmi$tir. eski romada serapis adini almi$tir.
ayni zamanda viyana üniversitesinde sinavlara girebilmek icin kullanilan online sisteme verilen ad. anmelde- ,prüfungs-, informationssystem kelimelerinin bas harflerinden esinlenilmistir, web sayfasinda da sirin bir bal arisi vardir.
eski mısırda tanrı öküz. ama her öküz tanrı olamazmış. şöyle ki. beyaz lekeleri olan siyah renkli bu öküzün, başında üçgen şeklinde beyaz bir alametin olması lazımdı. memfis’te beslenerek korunmuştur. bu hayvan ptah’ın bir canlı numunesi sayılır ve onun bu hayvanda yaşadığını rahipler anlayabilir sanılırdı. alnındaki siyah üçgenden başka sırtında akbabaya benzeyen bir şekil, sağ yanında bir hilal, dili üzerinde ise hamam böceğine benzeyen bir işareti bulunması gerekti. aynı zamanda da kuyruk tüylerinin çift olması gerekiyordu. bu şartlara uyan apis öküzü ptah mabedinin karşısına yapılmış bir mabette, itina ile rahipler tarafından bakılır ve beslenirdi. gündüzleri belirli zamanlarda avluya çıkarılan mukaddes öküzün her hareketinde rahipler bir anlam çıkarırdı. http://firavunlarmisiri.8m.com/din.htm
karnım inanılmaz ağırırken bir fincan sıcak çayla odama gelecek kadar düşünceli, size iyi gelecek sözleri duymanızı sağlayacak kadar içten, senelerdir görüşmememize rağmen aradaki dostluğu hiç koparmadığımız, filozof bir dövüş sanatçısı, bir alman türk ortak yapımı
uluslararası bir ilaç firmasının logosu, firmanın adı novonordisk ve bu şirketin financial controller personeli firmayla tam zıt şekilde kötü kalpli duygusuz insanlardan oluşuyor...en azından bir tanesi.
bu ak$am ta$inmasina yardimci olmak amaciyla evine gittim. dolabinda minik boy snickers bulup ati$tiracagimiz simitlerin yanina kattim, sofraya koydum. snickers'i yutmadan önce bana $öyle dedi kendisi:
- bu cikolatalar benimkiler degildir in$allah?
agzimda tam bir cikolata oldugundan olsa gerek
- röeaaa?
diye bir tepki vermi$im. ondan sonra bu güzel insan bana o cikolatalarin yakla$ik 2 senedir o dolapta durduklarindan bahsetti. hu$u icinde dinledigim bu hikayeden sonra kendimi tuvalette buldum. mideyi toparlamak icin dolaptan bir portakal alip salona geldim. kendisini bana "hayir" anlaminda kafa sallarken buldum. övgü dolu sözlerime devam ederek mutfaga gittim. o da pe$imden geldi. bu sefer de muslugun yaninda duran kutu efes pilsen dikkatimi cekti.
- aa nerden buldun lan?
diye soruverdim (zira alman piyasasinda bulunmaz efes).
- ne bileyim
dedi. kutunun dibine bakti ve bana gösterdi. son kullanma tarihi eylül 2003 yaziyordu.
- bu ne kadardir bu muslugun dibinde duruyor?
diye sordum
- bi 6 ay oldu galiba
dedi.
ben de bunlari yazdim. kayitlara gecirdim. maksadim insanlik bunu okusun, görsün, dersler cikarsin. doktor olmakla adam olunmadigi herkesce bilinsin...
kuzey avrupa, galler, balkanlar ve daha bir çok mekanın en misafirperver insanı bu. bir insan böyle mi ağırlanırmış canım. istanbul'a gelse başımın üstünü hazır edeceğim kişilerden biridir. diğeri için (bkz: vito genovese)