yillar once, ilkokulda " aaa, o cocuk her sarkiyi calabiliyor" seklinde gelisen ününü, ortaokul siralarinda "o cocuk harika ama garip seyler giyiyor" seklinde devam ettirip; lise son sinif itibari ile kendini duran duranda calan ilk genesis elemani zannetmesiyle birlikte profesyonel muzik yasamina atilmis; okul otobuslerine makyajla binmesi 80 li yillarin sonu itibari ile hezeyana yol acmis ise de, bu durumu kisa zamanda dorian gray adli, ankara'da acilan türkiye'nin ilk alternatif gece kulübünde paraya donüstürebilecegini akil etmis bir insandır kendisi. sonradan istanbul'a göçmüş ve yöneticilik ,sarkicilık ,porno yildizi, tiyatroculuk gibi mesleklerde hünerlerini göstermiştir. tüm bunlardan sonra bir fırsatını bulup yerleştiği los angeles'da müzikle yakından haşır neşir olmaya devam etmiş, ancak bu esnada başından bir evlilik krizi geçirmeyi de ihmal etmemiştir. türkiyeye geri dönmüş, bir sürü plak sirketi tarafindan reddedilmesinden pek yüksünmedigi eger dinlersen adli albümde pamela spencein prodüktörlügünü ve songwriter ligini yapmistir. ankara barlarında boy gösteren diplomatic immunity grubunun göbeği açık giyisiler giyen gitaristi işte bu artundur ve evet, kurban kesmistir, saclari birkac ayda bir degisir, sabahlari ton baligi,-tavuk-yumurta,domates salatasi, tost,cikolata sürülmüs kizarmis ekmek yer,süt icer,ögleden sonra cesitli kahvelerde cay icer,evli ve üc cocuk babasi degildir!!!
pamela hanımla beraber arz-ı endam ettikleri bir proğramda izleyebildiim kadarı ile tipik bir ankaralı profili cizen arkadas. lakin, ankara cemaati hemen üstüne alınmasın cunku kasten ne onaylama ne yerme yapılmamısdır tanımda. sadece tespit isteyen istediğine yorar.
çok rahat çalış biçimini takdir etsem de sahne varlığında sabit bir iç gıcıklayıcılık bulunduran şahıs. zaten diplomatic immunity'i görenlerin ilk gözüne çarpan şahıstır artun. erkekler sevmez çünkü manita bi anlığına hipnotize olur, kızlar nefret eder çünkü adam brian molko'nun zıddıdır. ben sevmem çünkü bu adam hasta bir narsisttir.
sushi on sunset 8264 west sunset boulevard los angeles, california diye bir not'u masama iliştirmiş ve uçak düşerken, kendinden önce benim can yeleğimi giydirmiştir.*
sahnede stefan olsdal'i andiriyor bu adam. gitari calisi, calarken dans edisi, vokal destegi, giydigi, kici gobegi meydanda kiyafetleri ve elbette o uzun ince boyu. guzel adam, iyi muzisyen.
pamlea spence'in şehir rehberi isimli albmünde , prodüktörlük aranjörlük , şarkı-yazarlığı yapmış olan , başarılı kişi....besteler güzel düzenlemeler güzel , albüm komple güzel dedirtti bana...
geçmişinde bir ara* yazları kuşadasının hit barı emperorda freddy mercury taklidi bir vokalisti olan absent adlı grupta çalıp söylemiş insan... ama o zamanlarda da umut vaadetmiyor değildi kendisi.
bir söylentiye diplomatic immunity'nin en korkak sahsiyeti olurmus kendisi.havali tavirlarina aldanmamak gerekirmis zira kizlari asagilamaya calisirken girdigi pozlardan biriymis bu da.aslinda ciddi iliskilerden korkarmis,basindan büyük bir hadise mi geçmistir nedir bilinmez*yazik ama önünde ki güzel*firsati kacirabilirmis böyle giderse bu burnu sikilasi insan..
bünyemde gelişen dalgalanmaların enerjisini hisseden ve kendimi farketmediğim zamanlarda, telefondaki sesiyle beni silkeleyen adam. "birinin sırtından aşağıya su damlaları akarken, iradeli olmayı başarmak nasıl öğrenilir?" derslerinin mimarı.
one way ticket to paradise dinlediğimiz bir gün, çıplak ata binenlerin olduğu bir diyardan bahsetmiştim. kendisi hala oraya beraber gitmenin yollarını arıyormuş. biliyordum, yüzünü göremiyorsam geçerli bir sebebi olmalıydı.