netekim paşanın 12 eylül sonrası haklarında idam kararı verilen kişilerin dosyalarını okumadan onaylarken "paşam ne bu şiddet bu celal?" diye sorulunca sarfettiği kelime öbeğidir.
tam bir sanatçı ruhuna sahiip ince, nazenin bir insandan çıkabilecek zarif bir söz. netekim beslememişti de. 17 yaşındaki çocuğun bile kanına girmişti. şimdi çizsin darağacında sallanan bir fidanın resmini. ama fotoğraf olmadan çizemez ki!
"birey"i, "devlet" adli "kale"msi bir olusumun surlari icinde kalan ve kontrol altinda tutulmasi gereken bir "hayvan" olarak goren, korkak ve bu nedenle de nefret dolu duygusal insanlarin kullanabilecegi bir soru cumlesi.
bu tur cumleler kurabilecek kafa yapisina sahip kisiler, kendilerini, diger insanlarin yasam-olum durumlarini ve cezalandirilma kriter ve derecelerini hesaplayabilecek felsefi yeterlilige ve hakka sahip gorecek kadar cumhuriyetcidir. bu kisilerin teorik olarak cogunun sabit goruslu ve stabil insanlar olmasi gerektigi goz onunde bulundurulursa, liberal anlayistaki artan orandaki kitlenin, kendileriyle de ters dusup kimseyi zorlamamak adina bu tur cumleler kurabilen kisilerin dogal olumleriyle ayak altindan cekilmelerini beklemekten baska careleri yoktur. durum boyleyken boyledir. zaman her seyin ilacidir.
kardeşimle, gazeteden çıkan nez posteri hakkında konuşurken kullandığım sözlerden birisi:
+ lan lan bak, akşam, nezin posterini vermiş - obaa, asalım hemen duvara + tabi tabi - asıyo muyuz şimdi? + asacaz tabi olm, asmayalım da besleyelim mi?
hemen her konuda acayip fikirleri ve yetenekleri olan kenan evrenin yine çok popüler ve aynı zamanda patenti de kendine ait olan çok ünlü veciz sözü. evren bu garabet sözünü 3 ekim 1984 de muş ta yaptığı bir konuşmada sarfetmiştir. o dönemde bu konuşma ile hem siyasi idamlar konusunda kendisine yöneltilen eleştilere karşı cevap vermiş hem de efendim şimdi bunları asmayalım da besleyelim mi demek suretiyle; akıllara ziyan, evlere şenlik, memlekete felaket getiren bir uygulamanın başlangıcı olarak, bir kez daha tarihe geçmeye ne denli layık bir zat olduğunu her türlü şüpheden uzak kalacak bir şekilde kanıtlamıştır.
asılacakları besleyip beslenecekleride acımadan cocuk yasta olduğu halde ( erdal eren ) yaşını büyüterek asan katil ruhlu sadist menşeili insan müsvettesinin lafz-ı
türkiye de anayasal düzeni zorla durdurmanın ya da ortadan kaldırmanın cezası ab uyum yasalarından önce idamdı. 1960 darbesinin sonuçlarından memnun kalmayan albay talat aydemir ve süvari binbaşı fethi gürcan 1962 ve 1963 te iki başarısız darbe girşiminden sonra 1964 te idam edilmişlerdir.
üzerimize bol gelen demokrasi gömleğini çıkarıp bir kez daha deli gömleği giydiren 12 eylülcüleri yargılayacak kadar cesaretli bir toplum olabilseydik cezası idam olacak olan kenan evren için sarf edilebilecek bir cümledir bu: "ne yapalım, darbecileri asmayalımda besleyelim mi? ". aslında bu kelimeyi yazarken bile insanın içi ürperiyor ama asılsalardı bile meclisin içinden postal kokusu çıkacakmıydı sanki. yukarıda da görüldüğü gibi bizim memlekette ancak darbecileri darbeciler götürebiliyor ve de giden herkesin ardından ya kahramanlık türküleri ya da en azından bir sempati izlenimi kalıyor. yine de merak ediyorum kenan paşa kendisini asmayıp besleyen bu halkına kazandırdığı gelecekten memnun mu acaba?
kenan evren'in yaptığı vahşeti belki bi nebze gölgeleyeceğini düşünerek söylediğini sandığım cümledir... "asmayalım da besleyelim mi?" demiş ve 16 yaşındaki fidanı göndermiştir darağacına... bu sözle kendini haklı çıkarmak bir yana dursun ortaya nefret edilmek için yeterli sebep çıkarmıştır.