ttnet
 

balçiçek pamir

/ 4 >>
orijinal ekşi sözlük görünümüne dönmek isteyenler için tarkan'dan geliyor:
başlık içinde ara
 fb  ie8  ws 
no kitty!
  1. sabah gazetesinin yazıişleri müdürü. insanda tacı, tahtı bırakayım sabahta muhabir ve hatta çaycı olayım isteğini uyandıran kişi
    (mugfil, 23.11.2002 19:34)
  2. (bkz: cehaletin derinligi)
    (rapido, 21.12.2002 12:05)
  3. bir fotoğrafı diğerine uymayan, güzel mi çirkin mi anlayamadığım uzun suratlı, garip isimli kadın.
    (annie, 21.12.2002 12:31)
  4. çok komik bir isimdir bu balçiçek pamir. okunuş açısından düşündüm.
    (sezyum, 31.12.2002 14:52)
  5. charles aznavour olayinda rezalet cehaletini ortaya koyan ardindan da kendini freud surcmesi ile savunmaya kalkan, ancak freud surcmesinin de ne oldugunu bilmeyip dil surcmesi yerine kullanarak iyice batan ayse arman klonu.
    (szap, 06.02.2003 02:11)
  6. üzerine kusmak istediğim şahsiyet.
    (holden caulfield, 23.02.2003 16:26)
  7. bilgisizliği bir yana gerçekten hayatımda gördüğüm en kötü yazılara imza atan gazeteci kişi..
    bu kadar kötüsünü görmedim..
    (parma maniac, 23.03.2003 15:33)
  8. kose yazisini gunluk tutmakla karistirmis olabilecek sahsiyet. devamli takip etmiyorum * ama bir iki kere okumus olsam da olmamis diyorum.
    (kudra, 16.08.2003 20:04)
  9. bugünkü yazısında céline dion denen tahammül ötesi kadının sahne şovunu öve öve bitiremeyen eski kumral, yeni yapay şarışın gazeteci kişişi.

    hangi açıdan eleştirsem bu gazateciyi bilemiyorum. geçenlerde eski fotoğraflarını karıştırıyormuş, kaşları kalınmış, saçları da boyalı değilmiş, ayy iğrenç buluyormuş eski halini. şu son nişantaşı kadını yapay sarışın prototipinden pek memnun belli ki. sonra ayşe arman gibi yunuslarla havuza dalmış antalya'da, onu anlatmıştı koca bir gazete sayfasının yarısında. bir de paso kocasından bahsedip duruyor.

    şimdi şunu söylemek isterim, tamam ayşe arman denen, pek onaylamasak, takdir etmesek de ülkede günlük tutar gibi, yediğini, içtiğini, sevdiğini, öptüğünü anlatan bir figürümüz var zaten elimizde. yani bu tür kadın yazılarının başlatıcısı diyelim, saygı duyalım. peki neden öykünmek ona? eğer farklı bir şey yapacaksan tamam ama hem onun yolundan gidip hem de hiç de inandırıcı olmamak sinir bozucu. bak gülse bilsel'e, onun da kocası var, o da okumuş "kaliteli" okullarda, hiç sizin gibi "dostlar alışverişte görsün", "gündem yaratıcısı olmalıyım", "ay ben beyaz türküm", "yunuslarla yüzdüm ne güzel" triplerine giriyor mu.

    yazmayacaktım bir şey ama şu céline dion olayı bardağı taşıran son damla oldu. ben sevsem, konserine gittiğimi gizlerdim utanıp.

    ps: ola ki "madem sinir oluyorsun, eleştiriyorsun, ne demeye yazılarını izliyorsun bu kadınların?" sorusu sorulursa "merak etmeden duramıyorum", "gündemi takip etmek istiyorum" cevabını vermek isterim, veririm.
    (decafeinee, 07.09.2003 23:27 ~ 23:29)
  10. bir aralar da hülya dergisi genel yayın yönetmenliğini yapan, giyinmesini bilmeyen çirkin kadın.
    (rossgaller, 30.12.2003 15:25)
  11. (bkz: necmettin pamir)
    (mortishia, 30.12.2003 15:28)
  12. çok sevgili nur çintay a ve ayşe arman hanımlarla aynı kefeye koymak bile kendisini bu hanımlara haksızlık etmek anlamına gelir kanımca, o derece yani
    (kosimina, 30.12.2003 15:29 ~ 15:31)
  13. ismi leman cizeri ahmet ahmet yilmaz'in koylu tiplemelerine benzeyen kisi evladi.
    (lizarazu, 30.12.2003 15:32)
  14. hakkında yüzlerce yazı yazılan, bir o kadar da fikir beyan edilen popstar adayı bayhanla 3 saat süren bir röportaj yapmış yazıişleri müdürü hatun kişi.
    buraya kadar bir gariplik olmasa da tvde maksimum 6 dakika yer alacak bir röportajı 3 saatte gerçekleştirmek herkeste bulunmayan özel(!) bir yetenek gerektirir tabii.

    hadi 3 saat röportaj yaptın diyelim, eh be ablacım insan başlık atarken utanır biraz. nasıl bir yaratıcı zekaymış seninki 3 saat röportajdan bir tane orjinal başlık çıkaramamışsın. ama yazıişleri müdürü olmuşsun o ayrı

    bayhanla ilgili 9 ocakta popüler kültürde tayfun atay "bendensin ama tarzım değilsin!" başlıklı bir yazı yazmıştı.
    balçiçek ablamızın 11 ocakta aktüel pazarda yayınlanan bayhan yazısının başlığı ise "sen bizdensin ama tarzımız değilsin"
    pek yaratıcı bir çalışma olmuş. tebrik ederiz kendisini.
    (oztokyolu, 11.01.2004 16:22)
  15. olimpiyat meşalesini taşıyan gazetecilerden biridir.
    (jimi the kewl, 07.07.2004 14:19)
  16. esra ceyhanin ayse arman olmaya kasan hali gibin bi sey.
    (the one, 07.07.2004 14:21)
  17. başbakan'ın iran ziyareti öncesinde türban takıp, fotoğraf çektirip bunu gazetede "balçiçek pamir iran'a işte böyle gidecek" diye neredeyse poster boyutlarında yayınlatan fotomodel. bu fotoğraf kemalist/devletçi kesimde "bu sabah gazetesi zaten böyle akp meyilli. türban takmmaya da pek hevesliler" babında eleştirildi. hayır bence sorun bu değil, eleştiri doğru ama kanımca gerekçe yanlış. burada asıl sorun balçiçek pamir'in kendini haberin önüne koyması, yeni medya zamanları'na uygun bir şekilde haberin eksenini değiştirmesidir. fotoğrafı görenler muhtemelen daha iyi anlarlar, türban takıp vizöre sırıtarak poz vermiş bir balçiçek pamir'den sözediyoruz. burada artık başbakan'ın iran ziyareti geri plandadır. önemli olan balçiçek pamir'in türban takmasıdır, biz okuyucular bunla meşgul olmalıyız, "a ne kadar enteresan olmuş", "ay inanmıyorum", "fena da durmamış aslında", demeliyiz. "allah belasını versin iran'ın" dememiz pek istenmiyor çünkü dediğim gibi balçiçek pamir basbaya vizöre sırıtarak poz vermiş, ve aslına bakarsanız bir fotomodel edası var. yani şunu diyor bize balçiçek pamir: "bakın ne kadar enteresan oldum di mi?" arzu ettiği aynen budur, bunu düşünmemizdir. ancak şöyle bir düşünecek olursak yaklaşık olarak 30 yıldır iran'a giden kadın gazeteciler türban takıyor, bunda yeni bir durum yok, adamlar akp iktidara geldi bu uygulamadan vazgeçecek değiller. ama bizim medyamızda öyle çok şark kurnazı var ki, bütün bunları harmanlayıp yeni bir atmosfer yaratmayı becerebiliyorlar, hem liberalleri hem devletçileri. biz de haber alacağız diye gazete okuyoruz. şahsen balçiçek pamir'i de, balçiçek pamir'i "türban takmaya pek meyillisin" diye eleştiren o iki devletçi gazeteciyi de, o gazetecilere "takoz kafalısınız" diye cevap veren sabah gazetesi köşe yazarını da aynı çuvala koyup sivriada'ya bırakmak isterdim.
    (nazmiye demirel, 30.07.2004 13:57 ~ 08.08.2004 18:55)
  18. (bkz: sırıtkan)
    (frusciantegreenie, 30.07.2004 16:06)
  19. rüzgâr nereden eserse, yüzünü ve bilumum başka taraflarını o yöne çevirmenin erdem sayıldığı zamanların insanına bir örnek.. kanımca bu tutum, bu hanımefendiye, giyindiği iş gezisi kıyafeti kadar yaraşır.
    (codic, 30.07.2004 23:12)
  20. her devrin adamı olma yolunda hızla ilerleyen gazeteci.
    (pofuduk, 30.07.2004 23:43)
  21. neden olimpiyat mesalesi tasidigini da nasil yazi isleri muduru oldugunu da anlayamadigim klonumsu,gereksiz, bos yazar
    (turcopolis, 03.08.2004 10:59)
  22. bu insana kim niye bu kadar para vermekte ve yazıişleri müdürü yapmaktadır diye kafa yormama sebep olmuş, kafamı yormuş, sinirimi bozmuş bir insandır.
    sadece haftasonları bir gazetenin inciğini cinciğini okuyabildiğim için onun da yazılarına bakıyorum.birileri benimle kafa buluyor hissi yaratan yazılarının içeriği hep aynı;

    -5 gün için amerikaya uçtum. kocam bana -sen çılgınsın!- dedi. zaten git gel 2 gün.
    -nicholas cage ile otelin asonsöründe karşılaştım. (artık nasıl bir otelde kaça kalınıyorsa...)
    -lutfhansa resmen bir rezilliğe imza attı. bayat sandviç yedik!
    -hafta sonu londradaydım. kocam, -gitmişken çarşambaya kadar kal- dedi. kocamı seviyorum.
    -londrada herkes shery içiyor. en trend mekan da x cafe. alışverişten yorulunca ben de sherymi yudumlayıp dinlendim.
    -rene zellweger' le otelde karşılaştım. saten gömleği çok yakışmıştı.
    -british airways bizi havaalanında 4 saat bekletti ve cam kenarına oturtmadı.
    böyle rezalet görmedim.

    işte pamirden 6 hafta idare edecek konu başlıkları.

    bak ablacım; ayıp diye bişey var. bugün bi mühendis amerikaya gidiş geliş uçak bileti parasına bir ay çalışıyor. yılda 5 gün dahi tatil yapamayan 100 binlerce çalışan var. şeri umrumuzda değil zira londradaki trendy kafeden önce bigben' i, british museum' u ve daha bir çok yeri gezmek ister normal bi insan. ben şahsen içki içmek için yurtdışına giden adam tanımıyorum, varsa da tanışmak istemiyorum.

    bu insanın yazdıkları turkiye nufusunun yüzde kaçına hitap ediyor merak ediyorum. bence aylık bi dergi çıkarsınlar, 30 milyona falan satsınlar. ertuğrul özkök gecekonduların villa gibi olduğundan dem vursun, engin ardıç bayrampaşa sokaklarının köle götü gibi koktuğundan bahsetsin, bu balçiçek kişisi de newyork' ta en şahane bloody mary yapan yerler kitapçığını hazırlasın promosyon olarak.

    benim haftasonu gazetemi işgal etmeyin lan şeri meri...
    (terelelli temcik, 07.02.2005 13:10)
  23. istanbulun icine eden gokkafesin mimarimsisi doruk pamir'le organik bir bagi vardir, halen tasidigi yazi isleri muduru titrinin de bu organik bagdan kaynaklandigi iddialari vardir... ote yandan bu hafta bir roportajinda sabah gazetesi ankara temsilcigilinin asli aydintasbas'tan once kendisine teklif edildigini soylemistir... nedense aydintasbas'in formasyonuyla kendisinin formasyonunu karsilastirdigimda bana pek mumkun gelmemistir bu durum....

    haa eger oyleyse de, iyi ki reddetmistir o ayri...

    edit: carlos uyardi, doruk pamirin karisi saniyordum, degilmis, sadece aralarinda bir bag varmis ama ne oldugunu henuz cozemedik
    (kediaman, 07.02.2005 16:04 ~ 08.02.2005 13:49)
  24. hıncal uluç'un ece gürsel denen yürüyen memeyle aşkını atv ana haberde ballandıra ballandıra anlatan, hıncal uluçun aşkının neden kendisine sorulduğunu anlamadığım kişi. fekat fotorafları dışında ilk kez kendisini canlı gördüğüme sevindim, çünkü o fotoraflar teknoloji harikasıymış. kendisi epey bi dişlek ve bi miktar da pörtlek gözlü bi şahısmış.
    (mutercim, 11.02.2005 17:43)
  25. pamir, 17 yaşından beri bu piyasanın içindedir ve konumunu borçlu olduğu şeylerin başında çalışkanlık gelmektedir. çalışkanlık, kendi içinde tartışmalı bir değer olmakla birlikte, balçiçek pamir'in üzerine oldukça albenili durmaktadır. balçiçek pamir, çalışkanlığı adeta bir sanat eserine dönüştürmüştür. onun çalışkanlığından gerçek anlamda pozitif enerji fışkırır. kendisini ilk "gerçekten algılayışım" popstar yarışmasından sonra yaptığı röpörtajla oldu. modern, güzel, sevimli, yumuşak parıltılı insanın prototipi olarak özümsedim onu. kiminle röpörtaj yaptığını unuttum ama onu unutmadım. haberci haberin, habercinin izleyiciye aktardığı enerji de habercinin önüne geçti. balçiçek pamir'den gelen enerjiyle en azından bir-kaç dakikamı "kurtardım".

    pamir, (kıskançlıktan öldürdüğü durumlar dışında, ki bu durumlara örnek bulmak için japonya'ya gitmeye gerek yoktur. giden maocudur, taocudur...) öldürmez, yaşatır. insanın ölümlü olmasının nedeni balçiçek pamir değildir. hayatla olan hesaplaşmalarını halledemeyenler hesaplarını balçiçek pamir'e öfke kusarak kapatmaya çalışmasınlar. çünkü bu tarz eylemler(bu eylemleri depresyon hortumculuğu olarak da kategorize edebiliriz) ancak anlık rahatlamalar sağlar. oysa ki, rahatlamanın zeki, uzun vadeli ve ahlaklı olanı makbuldur.

    güzelliği, neşesi, sıcaklığı gibi faktörlere bakıldığında balçiçek pamir insanın ölümlü olmasından çok ölümsüz olmasının nedeni olarak görülebilir. doğanın sessiz uyumunu ve baharın renklerini gazete sayfalarına taşıyan bu insanın değerini bilmeliyiz. neşenin rengi konusundaki referansım artık van gogh değil balçiçek pamir. denizin altındaki rengarenk balıkları ve görüntüleri gösteren ekran koruyuculara(ki en çok bu tarz ekran koruyucuları severim) onun da eklenmesini istiyorum.
    (zenci, 21.03.2005 17:51 ~ 18:28)
/ 4 >>


copyright © 1999-2012 sourtimes entertainment