bound yazilsa da mahallede bant diye gecen ve topun pota'nin etrafina cizilmi$ cizgilere degmesi halinde saha di$ina cikmi$ farzedildigi basketbol kurali.. sonradan kaldirilmi$tir.. (bkz: bant kalkti)
şu anda piyasada dolaşmakta olan sınırlı sayıda basılmış demo sayısından sonra bomba gibi birinci sayı ile medya dünyasını eylül ayında darma duman edicek dergi.
hemen açılışında yazla hesaplaşma adlı çok hoş bir yazı olan, tasarımları güzel, kendini okutan dergi.. demo kapağı da pek şık!! bütün yazılar tadında, kısa.. ama o moda olayı biraz uzun kaçmamış mı??
kendi fotoğraflarını basmak yerine, o sayfalarda biraz daha faydalı bilgilere (ki dergi genel olarak faydalı bir bilgi içermiyor) yer verilmesinin gerekliliğini kavrayamamış; dergicilik adına daha fazla kötü şeyler yapmadan kapanan forward ekibinin çıkardığı, dergicilik adına vasatın altında kalan dergi...
eveeet, eksikligini hissetmedigimiz yeni bir kultur-sanat-muzik-sinema-vs dergimiz daha oldu. yeni bir amerikan sinemasi makalemiz, ulkemiz gokyuzune savrulmus bir dolu album elestirimiz, soylesimiz, artizyen insanimiz daha oldu. bence dergi, oncelikle cok $ik, daha da $ik olabileceginin sinyallerini de veriyor, lafimiz yok. icerideki soylesiler filan da gayet guzel ancak hemen goze carpan seyler de var, ornek, beastie boys ne zamandir "savasma haklari icin parti" yapti, yok tumce parcasi hakikaten party for your right to fight* ise bu niye kenara bir not olarak dusuluvermedi? ikinci bir konu, daha ilk sayidan ve ilk sayfadan butun yazarlarin kisiliklerini en iyi yansitmak icin ugrasilmis (gulsah guray benim favorim oldu) fotograflariyla, yoksa egolariyla mi desem, tokat gibi karsilanmak pek de hos olmadi. !! aman canim ne alaka, adamlar bir ara cektirip koyuvermisler iste !! hayir efendi, sen kendi gokkubemiz (kulliyen yalandir) altinda yillardir tirnaklariyla yonttuklari ve nice kan-ter ile hala ayakta aslanlar gibi durabilen, ve yillardir o muhtesem yazilarin ve soylesilerin sonuna ilistiriverdikleri adlariyla yetinebilecek kadar mutevazi roll'un yaninda biraz durur, sonra ucarsin gibi geliyor bana. yine, elbette, ilk sayidan roll destegini verdi, reklaminizi yapti, kucuk dokundurmalar ve nefis tespitlerle.. hatta ayni roll sayisinda, morrissey'in her turlu muzige, tuketim ve icra anlaminda bu kadar kolay erisebilen insanlar hakkindaki menfi beyanati yer almaktaydi, kapagi da nefisti, saska soylesisi de nefisti, evet, iste bunlar ve daha baska pek cok sey icin roll hala turkiye'nin en adamakilli muzik dergisi. rol degil, roll.
redaksiyona ihtiyaç duyan bir dergi. bunun dışında ilk göz ağrımız roll ile pek de karşılaştırılamayacak bir yayın, olsa olsa merhum lull ile karşılaştırılabilir. ne demişler, yiğidi öldür hakkını yeme; çok yönlü, hevesli bir dergi. iyi oldu geldikleri; renk oldu, çeşit oldu fena mı?
gayet iyi bir tasarimi oldugunu dusundugum, ilerde icerik acisindan da daha iyi olacagini umdugum dergi. roll'la kiyaslamak pek dogru degil cunku roll buyuk oranda soylesi ve cevirilere yer veriyor. bant tipi dergilerde ise birinci elden gorus yazilari yayimlaniyor. bu yuzden ozellikle muzik alaninda bu tip dergilere ihtiyac var. hele ilerde turk rock gruplarinin calismalari hakkindaki yorum-elestiri yazilarina yer verirlerse onemli bir boslugu gidermis olurlar. yillardir bunu fanzinler yapiyor, ama piyasada da boyle bi dergiye ihtiyac var.
22 yaşındayım ve 22 senedir ülkemizde yayınlanmış en iyi "müzik, sinema, sanat, vesaire" olduğunu düşünüorum. boyutu, sayfaların kağıt kalitesi ve hafifliği de çok güzel olmuş, yurtdışındaki the wire, alternative press gibi dergilerden aşağı kalmamış dizayn olarak. içerik olarak bu saydığım dergilerle boy ölçüşemez -ki zaten ölçüşmesini beklemek saçma bi hayal olur. ama gene de ilk sayısı yayınlanmış böyle bi dergiye köstek deil destek olunması gerektiğine inanıorum. dergiye emek verenlerin eline, aklına, yüreğine sağlık.
tasarimiyla hemen dikkatleri ceken basarili dergi. yalniz ustunde durulmasi gerekilen iki nokta var:
- yeni bir dergi icin 5 milyon fiyat biraz zorlayici olmus - daha ilk sayidan derginin adi sorun oldu, gazete bayii'ne gittim, kenardaki vitrinde bant'i gordum, adam'a "abi bant varmi?" diye sordugumda eleman koli bandindan yara bandina kadar uzanan bir yelpazede dusundugu icin tabi ki "yok" dedi ve isine devam etti. yanda gormemis olsam kös kös donecektim evime, bizlere her ay atraksiyon yaptiracak gibi duruyor bu isim.
edit: tasarimi hakkaten turkiye piyasasinin cok cok cok uzerinde olmus, emegi gecen herkesi kutlarim, gozlerinden operim.
ekim ayi edit'i: bu ay gidip de "bant dergisi varmi?" demeyi akil edebildim sonunda, yinede zor isim kardesim *
yazilarda kullanilan font o kadar kucuk olmasa kendini cok daha rahat okutturacak dergi. tasarimina, icerigine laf yok, gozumuzu gonlumuzu senlendirdi ziyadesiyle.
eylül sayısındaki "yıl 2024" ve "oyun" yazılarının harikulade olduğu,devamlı surette alacağım,süper dergi,forward ın varisi.ekibin içinde onur arabacıoğlu ve hakan dedeoğlu nun olması da ayrı bi kazançtır.
çok başarılı bir dergi. ele aldığı konularla ilgili her türlü ayrıntıya girip, bir konuda konuşurken daldan dala konuya atlayan insanlar için vazgeçilmez uslupları var. fotoromanını bile okuttu. o derece yani.
tasarimi disinda elle tutulur hic bir yani olmayan dergi... birseyler anlatmaya calisiyorlar ama ne anlattiklarini kendileri de bilmiyorlar... birde ilk sayfalardaki fotograflarini ve o fotograflarin altinda yazilanlari gorunce cok guldum... ressam olabilmek yazar olabilmak bu kadar kolaymis demek ki... vay be....
internet sitesi pek bir guzel, pek bir eğlenceli, pek bir interaktif olarak aktive olmus olan(www.bantdergi.com), gencleri hayallerine kavusturan dergi!!!