trt 1'de hafta içi her sabah 09:00 - 09:25 arası yayımlanan çoçuklara yönelik eğitici ve eğlendirici bir program... içinde animasyonların, drama parçacıklarının, magazinlerin ve kukla orkestrası yer almaktadır.. şayet ben hersabah izliyom. (bkz: grup şurup)
bu adla trt'de yayinlanan cocuk programindaki cocuk sarkilarini söyleyen bayan sesi ve yorumu hayranlik uyandirir. o ne güzel bir yorumdur, o ne güzel bir ses tonudur.. (bkz: acaba kimdir kimdir) o sarkilar da ayri güzellerdir: "agzim burnumun üstündeeee/ burnum gözümün altindaaaaaaaa/ alnim gözümün üstündeeeeeeeeeee" ya da "araba bekliyor asagidaaaaaaaa/ anahtari unuttum yukaridaaaaaaa"*
çocuk masumluğu, bir çocukta olması gereken masumiyet ve hiç bir ima olmaksızın, gülümsemelerin altında sorduğu, söylediklerinin dışında hiç bir anlam olmaksızın, gözlerinin söylediklerini, sevincini, üzüntüsünü yansıtmasıyla yazılmış şarkı. ki oysa bu kadar basit cümlelerle söylenen hiç bir şarkıyı herkes anlamamıştır...
aynı adlı albümde bulunan şarkılar; günaydın kediler olmalı mı olmamalı mı anlamsız herşey sevgiyle başlar suna abla bahar türküsü benimle oynarmısın yağmur sen varsın yüzünü dökme küçük kız şık latife dört kişili düş günaydın ii
inanilmaz saf sound'u, kendine has havasi ve nefis atmosferiyle etkisini yitirmeyecegini dusundugum, en iyi bulent ortacgil albumu. ama bu ruh haline gore degisebilir oldugundan, asmis ortacgil albumlerinden sadece biri de denebilir.
abd'de de yayinlanmis bugunlerde sessiz sedasiz, world psychedelia adli sirket tarafindan.. new york'un onde gelen bagimsiz muzik dukkani other music'in haftalik e-mailinde de su sozlerle ovulmus. tuylerim diken diken oldu okurken.
every once in a while, you hear a record for the very first time and it becomes instantly ingrained into your memory. you intuitively know every note before it comes, you can hum along from start to finish, you feel that it has always been with you and will stay with you for eternity. bulent ortacgil's absolutely phenomenal 1974 debut benimle oynar misin is considered a landmark album in his native turkey, but after three decades the singer-songwriter remains virtually unknown in the united states. bulent's songs are written and arranged simply and tastefully, with his voice and gorgeous fingerpicked guitar playing in the forefront of almost every track, and sparse accompaniment on piano, trumpet, saxophone, strings, and several other instruments played by a long list of sidemen and women. the music on this record follows in the tradition of nick drake, donovan, duncan browne, the pentangle, dando shaft, fairport convention, and other like-minded british folk singers and folk rock bands. the mood is melancholic, but with a strong underlying sense of hope and joy.
even though i don't understand a word of turkish, this is one of the most moving and engrossing records i've heard in ages. it's sort of unfortunate that the liner notes don't include english translations, because it's hard to imagine that the lyrics are anything less than brilliant. at the same time, it's refreshing to listen and pay attention only to the emotion in the voice and not to its verbal content. as far as i'm concerned, this is the one to beat as far as reissues go in 2004. it's truly too beautiful to put into any words that i've ever heard, and after spending just a few weeks with it i already consider it one of my absolute favorite albums of all time. why has it taken so long for this masterpiece to see the light of day in our country? don't sleep on this one, folks, this is an album that promises to stick with you for a long, long time.
albümde, şarkı başları ve sonlarında yeteri kadar kulak kesilirse nilüfer'in "sıkıldım artık ben, dönemem yeniden/ başıma gelenler hep senden" şarkısını duyabiliyoruz. herhalde master'ın bulunduğu bantla ilgili bir şeydir. ilginç tabi. sen varsın'ın da tam başından başlamaz. ortaçgil'in bu zamana kadar yaptığı en iyi albüm olarak durur gözümde pencere önü çiçeği'nden başka.