birinci tekil sahis kullanamayanlarin ne yapacaklarini bilmedikleri durumda kullandiklari kacis yolu. - ya bisey sorucam da aramizda kalsin - nedir? - bir arkadasim var okuldan, bir cocukla iliskisi vardi da.. - evet? - neyse, iste o arkadas hamile kalmis, bildigin iyi bir jinekolog var mi, kurtaj olmak istiyor .. - ha induced abortionda bir numara haydar dumen derim.. benim de bir arkadasim..
bir de aynı paralelde, sürekli başkalarının yaşadıklarını anlatarak, muhabbet dewam ettiren kişiler wardır, bunlar çok iyi dinleyicilerdir, üretmezler ama etrafta olan-biten-anlatılan ne warsa yazarlar kafalarına, konuşma-muhabbet sırasında, hep o dinlediklerini anlatır, başkalarını-başkalarına güldürerek, yada şaşırtarak paravan bi rant sağlamaya çalışırlar... acınasıdırlar.
başına eski kelimesi getirilerek kullanıldıında can sıkabilen söz öbei. -bu fotoğraftaki kız kim?/selam verdiin kız kimdi?/şu sana bakan kız kim? -eski bi arkadaşım (=eski sevgilim)
o hepimizin canı cigeridir.biricik kurtarıcımız,günah keçimizdir.herşey onun başının altından çıkar,herşey onun başına gelir.annenin çekmecede buldugu prezervatifler onundur,birinin kıçında çıban çıkacaksa onunkinde çıkar.sorunlu oldugu kadar utangaçtır da.derdini kimselere anlatamaz,araya hep ikinci şahısları koyar.mesela ayşegül'ün kiminle çıktıgını veya hasan'ın bu ara boş olup olmadıgını o merak ediyordur.onun çükü kalkmıyordur,ya da ilk gecesinde korkudan o bayılmıştır.hepimiz seksin kitabını yazmışızdır,kaşarın önde gideniyizdir,ama onun her zaman soracak ögrenecek birşeyleri vardır.şekli şemali cinsiyeti belli degildir,ama iyi ki vardır.
bir arkadaşım (hadi itiraf edin) genelde eski bir kız/erkek arkadaştır, sevgiliye bir hikaye anlatılmak istenmektedir, ve fakat bunu "ay eski sevgilimle de bir gün" diye denyoca bir şekilde yapmama ihtiyacı hissedilir. bir arkadaşım kurtarıcı, fit-for-all kullanımı devreye girer, olaylar gelisir:
- bir seferinde bir arkadaşım, ben, onun bir arkadaşı bir yere gittiydik, çocuğu da hiç tanımıyorum, oturduk ettik, bunlar hep aralarında konuştular, feci sıkıldım, s.o.s verdim resmen, çok uyuz olmuştum - bir arkadaşın? - eeoo evet bir arkadaşım - tabi.
save the best to the last yaptım, en güzelini sona sakladım. bu "bir arkadaşım" kullanımının en şahanesi kesinlikle telefon içerikli olanıdır. telefon çalar, "bir arkadaşınız" (düşmana silahı ile saldırın, sizin de ona "bir arkadaşım" dememeniz için hiçbir sebep yok) konuşur, telefonu kapatır, olaylar gelisir:
ingilizce karşılığı "someone i used to know" olan bu sıfata sahip kişiler kendilerini üçüncü şahıslara anlatanlardan geri kalmamış, şarkılar yazmış dizeler dökmüşlerdir konuyla ilişkili olarak: (bkz: someone that she used to know)
hakiki olmayan bir arkadaştan bahsedilirken kullanıldığı genellemesiyle öngörüldüğünden dolayı hakiki arkadaşlardan bahsederken kullanmamaya özen gösterilen kalıp. kaldı ki insan özen gösteren bir varlık tabiatı itibariyle. (bkz: bunu yapan insan olamaz) (bkz: bunu yapan ne olabilir)
"hmm o gece yanında gördüğüm ororspu çocuğu mu?" diye aklımdan geçirmiştim..bi üst seviyeden de "ikinizin de mına koyım!" demiştim içimden bu lafı duyunca.. kafayı koymuş olsaydım şöyle burun hizasına ne bu entryi yazardım ne de sinirlenmiş gibi yapardım şu saatte..
cok konusan saf salak insanlari agzini actigi anda acmamasi gerektigini anlamasi yine de susamamasi halinde kurtarabilecek yegane giristir lakin her durumda basarili olunmaz: a-kayseride de boyle yaparlarmis; bir arkadasim kayseride askerdeyken dukkanlara girip muhabbet ettiginde tam cikacakken "cay icer misin?" diye sorarlarmis.. b-haha cok komik... c-yani ben de mi oyle yaptim simdi a-yok komik diye anlattim. b-ne zaman dönüyor? a-ne? kim? b-seninki...askerden... a-ya yok ya valla yok değil arkadaş ki o sadece yani..offf
söz konusu arkadaşın da bir arkadaşım ekolünden gelmiş olması çokca rastlanan bir durumdur. bu gibi durumlarda zincirleme bir bilgilendirme sistemi ortaya çıkar ki bu da şehir efsaneleri olarak adlandırdığımız olguyu tetikler.
herkesin arkadaşıdır aslında bu şehir efsanelerini doğuran "bir arkadaş"... piçtir aynı zamanda, adı "sen tanımazsın"dır... kimse yüzünü tam olarak tarif edemez ama acaip popülerdir kerata... eh kolay değildir tabi aynı anda birçok yerde olmak, pişmiş tavuğun başına gelmeyenleri yaşamak... o yaşar siz de ballandıra ballandıra anlatırsınız... o popüler olur, sizin dilinizde de anlatacak hikayeler... kısacası mutual bir ilişkidir aranızdaki... (bkz: alan memnun satan memnun)
girizgahta bir arkada$im obegini kullanmanin genelde iki nedeni vardir, $oyleki: 1 - olayi aktaracak ki$i gotunden sallamanin en guzel orneklerini sergilemeye niyetlidir ve kendisi bile zor inandigindan "s*ktir lem, olur mu oole $ey" a$agilamalarina kar$i kendini korumaya cali$maktadir. 2- anlatilacak hadise anlatanin ba$indan gecmi$ gercek bir mevzudur. igrenctir, duyulmamasi gerekir veya anafikri olayin kahramaninin ne kadar gerizekali, $ap$al veya sazan oldugu konusunda donmektedir. bu nedenle yine primitif savunma mekanizmasi kalkanlara tam guc moduna girmi$tir, hedef $a$irtilmi$tir.
aliveli: benim bir arkadaşım... aliveli: hangi arkadaşın? aliveli: ya sen tanımazsın, işte ona şöyle şöyle olmuş..sonra da şöyle şöyle yapmış.. aliveli: yapma ya, tüh tüh tüh..