takıntılı karakterlerın dızısı dıkkat edersenız beshyuzbınyıldır yayınlanan dızıde herkesın sabıt bı takıntısı vardır arada olan olaylar esnasında bıle o takıntılı hallerı deıshmez. yalan ruzgarında bıle ınsanlar zamn gechtıkche deıshır gelıshır mantıgına uygun davranılıyo yanı
her kanalı gezmiştir, bazı karakterler var benden yaşlı nerdeyse, devamlı seyredersen kendinden iyi tanırsın sonunda da televizyonda izin çıkar... (bkz: buket dereoglu) (bkz: sizinkiler)
evdekileri, aile bireylerini ifade etmek üzere kullanılır. ama isim söylenmek istenmez, bizimkilerden tam olarak hangisinin denilmek istendiği belirtilmez.
-bizimkilerden izin koparırsam gece sende yatarım tacettinnn....
cihat tamer'den boşalan ağabey rolüne ismini bilmediğim aktörün gelmesinden yıllar sonra dahi, bu değişime adapte olamadığım ve zaten yine çok uzun yıllar önce aynı bölümleri farklı diyaloglarla izlemek için harcayacak mesaim olmadığına karar vererek terkettiğim dizi.
muhafazakar turk ailesine uzatilan sancak i serif. hadi gulum sen de otur pazar aksamlari televizyon basina her efendi turk ailesi gibi, sen de al 122 bolum sonra villayi arabayi mesaji veren toplum projesi
bu dizinin yaratıcısı, 'kapıcılar kralı'nın da fikir babası olan umur bugay. zaten o filmdeki bazı karakterleri modifie ederek başlamış yazmaya. yönetmeni de şu sıralar yalçın yelence'dir.
sanirim 89'da baslamisti. ilk bolumleri iyiydi denilebilir. ilk bolumlerde apartman yonetimi, apartman-komsu iliskileri sergileniyordu. dizi ilerledikce boku cikti, her bolum bir oncekinin tekrari oldu. sanirim belli basli oyunculari olmesse, bir 10-15 yil daha goturmeye niyetleri var.. (bkz: nereye kadar)
ilk ciktigi zamanlarda (halen daha trt 1de yayinlanirken) inanilmaz rating toplayan, ailecek hemen hemen herkesin izledigi (ki ilkokulda bile geyigini yaptigimi hatirlarim) dizidir. ama bitmek bilmedi.
ilk bölümünde asıl aile (isimleri hatırlayamadım şimdi, erdal özyağcılar'ın ailesi) almanya'dan kesin dönüş yapar, trendedirler, kızları alman sevgilisinden ayrıldı diye üzülen bir yeni yetme, oğulları ise sürekli ablayı kızdıran daha ufacık bir velettir, hikaye onun ağzından anlatılır zira çocuk günlük tutmaktadır. bu arkaplanla ve bugünkünden oldukça farklı bir öykü anlatım diliyle bir kaç bölüm devam eden dizi sonradan rotayı sabriye, cafere, papağana verir, eskiden yadigar bir tek ali'nin her bölüm sonunda günlüğünü okurmuşçasına yaptığı konuyu toparlayan açıklama kalır.
ilk ciktiginde benim bile izledigim, ama daha sonra senaryosunda "benim adim cemil" "simdi tutuyorum zapti" "catlak catlak (papaganin rolu)" gibi bikac kelimeden baska bisey olmayan, diger tum diziler gibi ilerledikce bayan sikan boku cikan (ikinci bahar haric) dizi, seri, bir hafta periyodlu program.
türkiye'deki apartman yaşamına tam olarak geçememeyi oldukça başarılı bir biçimde yansıtan diziydi, maalesef bitti. keşke daha nice seneler sürseydi, zira bir çok insan hala aynı replikleri dinlemekten sıkılmıyordu, bunlar hayatımızın bir parçası haline gelmişti.
jenerik muzigiyle cocukluk yillarim boyunca bana ertesi gunun pazartesi oldugunu, yikanip erkenden yatmam gerektigini hatirlatan*, hayatimda bi kere bile seyretmedigim, turk televizyon tarihinin en uzun sureli dizisi..bitmis galiba, allah rahmet eylesin, vakitleri gelmisti artik..
memlekette dizi enflasyonunu beslediği ortaya çıkan yapı. sona erdikten sonra nasıl olduysa oldu ve ön planda görülen oyuncuları teker teker başka dizilere, yeni önemli rollere dağıldılar.