burali

/ 8 >>
orijinal ekşi sözlük görünümüne dönmek isteyenler için tarkan'dan geliyor:
başlık içinde ara
 fb  ie8  ws 
no kitty!
  1. internet'teki tum gazetecilik sitelerini bilen, ozellestirme ve ingilizce ogretim yapan universitelerden nefret eden kisi.. icq da en uzun sure muhabbet ettigim (okul arkadaslarini saymazsak) insanlardan biridir..
    (osric, 11.05.2001 13:07)
  2. (bkz: antalyali)
    (frot, 24.03.2003 11:42)
  3. susever bunyesinde barindirdigi kulaclariyla - yengec misali- kisa zamanda gonlumuzde ikamet belgesi almayi kotaran, icsel temaslarini bellegimize aktarmis olan, comert insan.

    feslegen misali her ortamin lezzetini degistirmeye muktedir, 7/24 saat, kiz tarafindan 24 ayar burma cemiley turkusunu soyleyen, ali ve de cenap sozluk insani.**
    (olmayanaergi, 04.04.2003 22:13 ~ 04.05.2003 14:44)
  4. entry analizlerini kompetan dusunselligi ile kissadan hisse yelpazesini yellendiren tecrube esintisi takviyesiyle yapan, amma ve lakin susmasini da bilen endustriyel kisilik.
    mavi derinliklerde, profesyonelce, attigi kulaclari kadar, hissiyatin derinlerine de dalmasini bilen suslu akdeniz insani.
    (olmayanaergi, 04.04.2003 22:27 ~ 05.04.2003 20:29)
  5. edebiyatla alakalı bir suser.
    (chelseagirl, 01.05.2003 21:17)
  6. (bkz: bursali) (bkz: yengec burcu)
    (yummy, 04.05.2003 08:30 ~ 23.07.2005 01:52)
  7. su sesidir, şiir damarlı koca bir dağdır kendisi.*
    (siyah marti, 05.05.2003 08:59)
  8. fiyaskoyla sonuçlanan, ekşi sözlük bursada iskender yiyelim zirvesi sayesinde, yurtdışına çıkmadan bir gün önce tanıştığımız, yerli film tadında, hababam müziği eşliğinde eğlenceli, coşkulu bir gün geçirip, gecenin ilerleyen saatlerinde, hababam sınıfı müziğinin yavaşlamasıyla, bize veda eden ancak sık sık yağtığımız alternatif zirvelere zirvelere taa oralardan* gelme sözünü aldığımız, komik insan, duyarlı bünye, süper apla...

    bu arada buralı, nikinin anlamını öğrenip hemşehri olduğumuza* sevindiğim kişidir kendileri.
    (sitki siyril, 05.05.2003 09:17 ~ 09:19)
  9. entrylerinden murathan munganı sevdiğini, en azından şiirlerini bildiğini sandığım sözlük yazarı...
    (bkz: tılsım ve kum)
    (bkz: yağmur)
    *
    (eraille, 03.06.2003 20:18)
  10. "su'ya yazılan aşk"'mış kendisi, geç öğrendik, kimden özür dilesek?
    (hayirsiz adam, 11.06.2003 00:35)
  11. nazımcı bir kişiymiş, selam ederiz.
    (uco, 12.06.2003 21:08)
  12. (bkz: durali)
    (tatli cocuk, 12.07.2003 23:23)
  13. çaktırmadan bütün türkçe harflerimi çalıp giden dip balığı..
    (bkz: maşa da maşaymış ha)
    (hayirsiz adam, 13.07.2003 22:31)
  14. saptamaları pek bi buralı, dünya vatandaşı görünümlü yazar. okumaya devam ediyoruz...
    (atlantis, 13.07.2003 23:08)
  15. efendim, kendisi bir garip gocmen kustur aslen... derinliklerdeki* * halinden ise sual bile olunmaz, nitekim yaydigi kendinden emin ve vakur aurasina kapilmamak mumkun de degildir zaten. kendisiyle birlikte gecirilen dar zamanlarin anlatilamaz teslimiyetine bu aciz varligimi birakmis olmaktan pek mesut oldugumu bir kucuk buse ve bolca kahkaha esliginde bulgaristan semalarina dogru unlemek boynumun borcudur.
    (muglak, 21.07.2003 16:08 ~ 16:14)
  16. icimizi disimizi siir yapandir kendisi.
    (everythingbutthegirl, 01.08.2003 00:18 ~ 00:19)
  17. oligarşi sayesinde tanıştığım, yazdıklarına bakınca "aa ulan benimkilere ne çok benziyor" dediğim, sıla hasreti çeken akdenizli kişi.
    (uco, 22.08.2003 22:56 ~ 22:56)
  18. ben bu fesadı ilk tanıdığımda adını la niña de gibraltar koydumdu haberi yok; ama şimdi günü geldi, itiraf ediyorum. yazışırken ne zaman konu su'ya gelse, ne vakit bir özel isim zikredilse -ki şimdi etmeyeyim- iletişgecimiz mavi ekran veriyordu, sanıyordum ki şopar büyülerinden birini yapıyor bu. meğer ki işin esbab-ı mucibesi, internet tanrısı ile bu "özel isim" arasındaki bir hasımlık imiş, o günden kelli o ismi almaz olduk ağzımıza. ben de çıkardım sıfatından büyücülüğü, amma fesatlığı bâki kaldı.

    neyse efendime söyleyeyim, gençti bu daha, işsiz güçsüz ayaktakımından, evinde pinekleyip para yiyen bir susamuru idi. kâh sözlüğe entari diken kâh depreşip kendini redife kafiyeye vuran bir çıtır idi. üzüldüm, bir gece denizdeyken poseidon'dan derman dilendim. poseidon da bana "bir şişe grozdova rakiya açın, içine domuz kolunu bandırıp birlikte yiyin-için, sen bunları daha sindirmeden bana geri dön, sakın ola ki bundan da kimseye bahsetme" dedi. ben de bir tiyatora hazırlayıp yaradanın gösterdiği talimatları uyguladım, iyilik yapmak kabilinden.

    aradan üç vakit geçti, kendisini arda boylarında buluverdi bu fesat. sandı ki şansı yaver gitti, karizmasıyla, ne bileyim bekgıraunduyla bir işler becerdi. bir havalar, bir tafralar. sırtımızda "kimseye bahsetme"nin yüküyle biz de sindik, sesimizi çıkarmadık. amma istedik ki o da gitsin vitoşa'lara tırmansın, oradaki göllere irtifa dalışları yapsın, basınç yesin, aklı karmaşadan kurtulsun, bizim dalışımızda gözü olmasın. ama nerde a dostlar, nerdeee.

    doksanüç nümeroya binmeyi bilen kızımız malzeme taşımaktan üşenir olmuş, emona vaporundan ellerini arda'ya sarkıtıp, kulağında 'tsigane lubyat pesni', yutağında somonun tazesi, parmaklarında arda suları, kendini yaymış da yaymış. başlamış mı sen asılı resimleri tariflemeye, ba ba ba ba ba. denizden geldiğini; ömrünün deniz sularının özeti olduğunu unutmuş fani. untumakla kalsa iyi, denize giden her kişinin ardından fesat etmiş.

    e sen bilmez misin ki gün olur devran döner a su's'ak. anlattım işte olanı biteni kurtuldum yükümden, tiz zamanda sana dönüş vardır buralara. buralı değil misin zaten be ?

    hem bizim evimizde freskler var mı ulan; biz asabiliyor muyuz poseidon'un aftosunu, onu yirmi geçe duran bir saatin akrebine; hemi de yüzgeçlerinden, hıı ?

    gelirken bana ince bıyık saz takımı musikisi getirmezsen kapına domuz yağı sürmeyen na bööle olsun, saçından tel çalıp sabunla sarmalar atarım deryalara da, galon galon şarap döksen çözülmez kısmetin, aha da yazdım şuracığa.
    (pencere amelesi peterpan, 12.09.2003 22:57)
  19. eskişehir'i tutturdum, bursa'yı tutturdum, antalya'ya nefesim yetmedi.
    bekliyoruz zirve için kendisini...
    (simplextablosu, 01.12.2003 12:16)
  20. (bkz: hemserim memleket nire)
    (lombelico del mondo, 05.06.2004 13:09)
  21. başkalarının kıyafetlerini üstüne giyip gezebilen, kendini yerlerine koyabilen ve o acıları sünger gibi çekip hissedebilen güzel insan. ne iyi ki böyle bir insanla tanışmak nasip oldu bana.. duyarlılığı da yazıları gibi şukelalık..
    (zenizedi, 17.12.2004 13:33 ~ 13:36)
  22. tıfıl tıfıl ortalıkta gezip, "hayatı çözdüm abi" modunda takılanlara, "sen şöyle bi dur bakalım" diyebilme yetkisini gözümde edinmiş, bazı şeyleri (bazı şeyler okuyanın hayal gücü ile sınırlıdır) aşmış, iyi içen, iyi konuşan, iyi insan.

    iddialı olduğu bazı oyunlar şöyledir:
    (bkz: king)
    (bkz: ohel)
    (bkz: scrabble)
    (hopi, 16.05.2005 13:23)
  23. itiraf ediyorum; asıl suyunrengi kendileridir, suyun sesi de o'dur. su ile ilgili ne varsa o'na aittir. kendisi şiir denizinde sık sık karşılaştığım* şiirkolik ve şairkolik* bir gezgindir*
    (suyunrengi, 23.05.2005 01:11)
  24. nasıl seslensem ki ben bu insana..

    "neden liman deyince aklıma direkler gelir
    mart deyince kedi, hak deyince işçi.
    ve neden
    ihtiyar değirmenci allah'a inanır hiç düşünmeden.
    ve neden
    rüzgârlı havalarda yağmurlar hep iğri yağar.."
    (hopi, 03.07.2005 02:12 ~ 04.07.2005 10:47)
  25. üçüncü nesil, sosyalist, feminist ve çok delikanlı bir yazar. bulunduğu kabın şeklini alanlardan değil bulunduğu ortama rengini verenlerden. sözünü sakınmadan "cümle küffara savaş açmış" bir savaşçı aynı zamanda, düşmanın dost gözükeninden bile korkmayacak kadar cesur.
    (cernikov, 05.09.2005 22:22)
/ 8 >>


copyright © 1999-2012 sourtimes entertainment