carmina burana -ki beuren'in şarkıları manasına gelir- 1803'te bavyera yöresinde münih'in güneyinde benediktbeuern kasabasındaki benedikten manastırında bulunan ve tarihi 13. yüzyıl'a dayanan metinlerdir, carl orff bu metinleri orijinal melodilerini kullanmadan bir cantata olarak bestelemiş, 40 yaşından sonra bu sayede üne kavuşmuştur.
tüm bölümleri ile carmina burana aşağıdaki sıradan gider, ama carmina burana dendiğinde akla gelen ilk olarak o fortuna, ardından da fortune plango vulnera olur, tüm o trt programı background'u, lise dans gösterisi müzikleri için -ne yazık ki- kullanılan bu iki kısımdır.
fortuna imperatrix mundi (fortune, empress of the world) 1. o fortuna (o fortune) 2. fortune plango vulnera (i bemoan the wounds of fortune)
ii. in taberna (in the tavern) 11. estuans interius (burning inside) 12. olim lacus colueram (the roast swan) 13. ego sum abbas (i am the abbot) 14. in taberna quando sumus (when we are in the tavern)
iii. cour d'amours (the court of love) 15. amor volat undique (cupid flies everywhere) 16. dies, nox et omnia (day, night and everything) 17. stetit puella (a girl stood) 18. circa mea pectora (in my heart) 19. si puer cum puellula (if a boy with a girl) 20. veni, veni, venias (come, come, o come) 21. in truitina (in the balance) 22. tempus est iocundum (this is the joyful time) 23. dulcissime (sweetest one)
blanziflor et helena (blanziflor and helena) 24. ave formosissima (hail, most beautiful one)
fortuna imperatrix mundi (fortune, empress of the world) 25. o fortuna (fortune, empress of the world)
orjinalleri , yani latince asli bir manastirin yikintilari arasindan bulunmu$, biraz taverna agzi ile de olsa insani, kaderi, hayati betimleyen/inceleyen/yeren textlerdir. yani biraz anonim bir havada kalmi$tir bulunu$ $ekli itibari ile, ama carl orf tarafindan 20.yy `in modern destani yaratilirken kullanilmi$lardir.
o me$hur melodisi di$inda olabildigince s1kici, uyutucu bir parca. henuz tum bolumlerini hic konsantrem bozulmadan dinleyemedim. ancakbu kadar kibar soyleyebilirim bunun hakkinda.
estuans interius ve circa mea pectora bölümlerine özellikle dikkat edilmelidir.orff'un eseri hitler'e ithaf ettiğini duymuştum ama inanmam,inanmak istemem.
12. bolumu kizarmis bir kuguyu anlatir. cok tiz bir tenor partisidir (ki tenor beyefendi kugu oluyor), bahtsiz kugu bir zamanlar bembeyaz oldugunu, sularin uzerinde zarifce suzuldugunu aglamakli bir sekilde anlatir. bunun arkasindan erkekler korosu "ne yazik, simdi kizarmis, kapkara olmus, acilar icindesin" diye (latince oldugu icin yanlis hatirliyor olmam gayet muhtemel, surc- i klavyem affola, "miser, miser molto niger, es ustus fortiter" gibi bir seylerdi buradaki sozler) girer.
bir diger bolumu, erkekleri bastan cikarmak icin makyaj malzemeleri satin alan, bu arada saticiyla kirirdesen, bahar ve libido artisi baslarina vurmus kizlari anlatir.
bir baska bolumu ickiyle ilgilidir, herkesin icince ne hallere dustugunu anlatir, oldukca tempolu, hoppidi hoppidi, eglenceli bir bolumdur.
oratoryonun "oh oh oh totus floreo,iam amaore virginalitotus ardeo,novus,novusnovus amor est,quo pereo" kisminda " her yanım yanıyor bir kizin aski icin yanip tutusuyorum yeni bir ask icin ölüyorum" der,tenor....ancak bunu cocuk korosu da tekrar eder ... anlamini bilmeyince cocuklardan dinlemenin hic bir sakincasi yoktur tabii
diye mirildandigimiz, side anfitiyatrosunda gürer aykal sefligindeki orkestradan izleme ve dinleme sansina kavustugumuz, akilda kalici melodisiyle klasik müzikten anlamayanlarin bile* sevdigi güzel bir eser.
1989 senesinde dönemin en iyi diskoteği olarak anılan discorium'un açılış müziği. türkiye'de klasik müziği genelde sevmeyen ve hatta oratoryo'nun ne olduğunu bilmeyen insanlara bile ulaşabilmesi birazda; insanların 89-90 yıllarında müzik marketlerinde, "diskoryumun açılış müziğinden" satın almaları ile olmuştu...