arzach (bkz: arzachism) burada bulunan emlağa değerinin kat kat üzerinden fiyat biçerek hem muhite, hem de emlağa olan saygısını göstermişti bir dönem.şimdi istesek yine gösterir.
sabahin korunde kamyonetle ev soyanlara ve ev sahibi yasli bigudili hatunun kamyonet ardisira kosusuna tanik olabilceeniz,bi saatten sora kötünüzü kollamaniz gereken,mutesem manzarili,deisik atmosferi olan bi yer..sıkıntı ertesi bulunan bi pet siseyle her yol aazinda cevirerek butun cihangiri dolasmistik..keyifli
muthi$ deniz manzarasina sahip olan, icinde her cesit insan barindiran, sabahlari disari ciktiginizda pesinizde sevilesi bi kopegin, geceleri ise ufak bi serserinin dola$tigini farkettiginiz, kucukken sokaklarinda ko$u$turmaya taptigim mekan. (bkz: hayvan ozledim)
tedadüfen geçmek zorunda kaldığım, yolda yürüyen pek çok satıcının "lüle lüle elmalar vaaar" diye bağırarak geçtiği, araba yolunun neredeyse 1.5 araba genişliğinde olduğundan, sık sık trafik sıkışıklığının yaşandığı, buna rağmen, ikide bir çıkan deniz görüntülerinin güzelliğini keşfettiğim yaşanası bir semt.
cihangir caddesi ve kumrulu sokak! cihangir'in hayatımın son 10 senesininde bana arkadaşlık eden yerleri.. hikayeleri, havyanseverleri, kedileri, manzarası ve mevkii ile şüphesiz istanbul'un en yaşanası yeri
cihangir caddesinde,alman hastanesinin hemen alt tarafındaki otoparkta bulunan tufan isimli koç ve kobra isimli dobermanın dostluğu görülesidir.doberman kendini çoban köpeği sanıyo sanırım.
alman hastanesini gecip sola dogru uzanan sokaklardan birinin ucunda galata kulesi birden insanin karsisina dikiliverir tum ihtisamiyla.. gece, hava da aciksa yildizlar altinda oyle inanilmaz bir manzara olur ki insan oldugu yere cakilir kalir.. onunuzden asagi inen yokus, yolu gorunmez kilar ve galata hemen onunuzdedir, sanki elini uzatsan dokunabilecek kadar yakin, yildizlar altindaki heybetiyle bir o kadar uzak..
binalarin mimarisi,manzarasi,sicak insanlari,atmosferi,cogu yabanci uyruklu insanlarin sicakligi ve sekerligi sayesinde yasamak isteyecegim yegane semt.ara sokaklari,cukurcuma yi ve tek tuk kafeleri kesfettikce kesfedesi gelio insanin..
doğup büyüdüğüm, istanbul'un merkezinde yer alan, oturanlarının çoğunun entellektüel kesimden geldiği, cihangir camisi'nden muhteşem bir istanbul manzarasına sahip, yabancıların, özellikle de fransızların biz cihangirlilere sanki paris'te yaşıyormuş gibi bir hava solumamızı sağlayarak rahat bir şekilde etrafta fransızca konuştukları, yaşanası bir semt.
sanki yaşayanlar özellikle,oraya yakıştıkları için seçilmişler gibi,yada belki de cihangir böyle yapıor insanı...sokağa çıkardıkları eski püskü koltuklara yayılıp mahalleli sohbeti yapılabilen eşsiz bir istanbul hazinesi...
kuvvetle ihtimal ki çıkmaz bir caddeye sahip tek semttir. 1920'li yıllarda açılan cihangir caddesi sanki cihangir park'ı daha alımlı görünsün diye tam oradan geçmektedir. muhtemelen açılma aşamasında planlanmıştır ama nedense yine de çıkmaz bir caddedir. sadece bu kriterler dışı çıkmazlığı bile çok sevilesi ve sık sık geçilesi olmasına yeter.