izmir karşıyaka bostanlı zirvesi'nde sadece tanışmak ile yetinmek zorunda kaldığım, zirvedeki çenesi düşüklerin ve manyakların bolluğu yüzünden iki kelime laf edemediğim için üzüldüğüm yazar. seçtiği nick ise organizatör olduğum için başıma bela olmuştur. misal: x kişisi: abi peki şu arkadaş kim? ben: o mu... cumburucurru...oeehh!
y kişisi: abi nickleri bi saysana kimler var? ben: spark, samborasi, atrin, cumburresbuncurruppaaaaaaahh yeter uleaannn! gidin kendisine sorun! alla alla.*
en sonunda gerçek adını öğrenerek rahata ve huzura erdiğim kişidir. dilim dönmüyordu zira bir türlü.
kendisiyle izmir bostanlı efendice nargile içme şeysinde tanışılmış, epeyce bir muhabbet edilmiş, ''izmir'den başka yerde yapamam ben.'', ''aaa, istanbul bir başka ama!'' tartışması yapılmış, en son çimlere uzanıp yıldızları seyrederken üzerimizden atlayıp zıplayan bir takım zibidiler sayesinde bol miktarda adrenalin salgılanmıştır.
tez korkusundan ecel terleri döküp kendini gri ofislere kapamış genç, hatta az kaldı galata köprüsünden balık yakalama ayağına atlıyormuş ki yakalamış yoldan geçenler kravatından.