salarim kobrayi gibi gayriciddi bir basliga -benim tozlu anılarımda kalan yanlış bir algı ... gibi seyler yazmasi dolayisiyla cok takdir ettigim kisi/nicki.
sözlükte en samimi olduğum hemşehirlimdir*. aynı lise*mezunu küçük kız kardeşimdir. ve bütün bunların yanında öss sıralamasında ne yazik ki 3083. olan kişidir.* (bkz: ilk 3000e bile girememek)
mantik-zeka abidesi dengeli kisilik. cok guzel dert dinleyen ve nasihat veren, ama is derdini anlatmaya gelince genellikle sessiz kalmayi secen, medikal sahis. her ortamin guzel insani...
hazır etrafta pek kimsesi kalmamışken kendinden söz etmek isteyen insan. aslında tek söylediği, etrafında kimsesinin kalmadığı. kocaman bir kalabalığın içinde, ondan bundan saklanarak, kocaman bir tekerleğin altında sürüklenerek, ezilerek yaşar. ka ile sorunları vardır, ama ka`nın onunla sorunları yoktur. ka'nın aklı ve kalbi yoktur. her gün, duvarlarına 1 senede eskimişlik ve acı sinmiş odasında, türlü türlü insanlara sinirlenerek uyanır. dediği yapılır, yaptığı yapılmaz. başkasından saygı görse, kendine zerre saygı göstermez. zor yolu seçer, baştan alır.
bir hikaye anlatarak selam edeceğim okul kardeşimdir. harry potter and the deadly hallows isimli son kitabın da 2007 yazına doğru çıkacak olması herkesi onun kadar çok sevindirmez.
neyse gelelim hikayeye:
"""""""""""""""""""""""""""""""""" zamanında, geçtiğim yollarda yürürken, hiçkimse o yoldan geçmemiş gibi gelirdi bana. yıllar yılları kovaladı, puslu ay, yerini güneşe bırakmadı. lakin gözler karanlığa adapte oldu. ve o da ne, bir gördüm ki, yürüdüğüm patikada yüzlerce ayak izi... hatta öyle ki, ayak izlerine bakıldığında, benim ayak büyüklüğümün aynısına sahip olanları bile var, ayakkabı markası değişik sadece. kabul etmedim, direndim. ama bir kere gördükten sonra, artık bakmasam bile biliyordum izlerin orada olduklarını. artık içim içimi kemirecekti gidilmiş bir yoldan ilerliyorum düşüncesiyle...
iki şık görüyordum önümde: ya yine yol değiştirecektim (ki yeni yollarda da ayak izleriyle karşılaşacağımdan emin gibiydim daha önce yol değiştirip yine iz görmüş olduğumdan). ya da mevcut yolumda ayak izlerinin durduğu yerlerde duracak, kamp yaptığı yerleri kullanacaktım (tüm yaptıklarını yaparak değil, ama referans alarak ilerlemek şeklinde).
""""""""""""""""""""""""""""""""""
hikaye bu kadar, sonu seçime bağlı tamamlanabilir. gönlümden geçen sonu buraya yazarak hiçbir okuyanı etki altında bırakmak istemiyorum.
okudugu güzel entry lere sahibine tebrik mesajı atarak değer verdigini gösteren yazarlardan biri. gordugum kadarı ile kendini eleştirmeyi basarabilirken, yermeyi de unutmuyor.
iste ortaokul 3 yıllığı icin yazı yazılsa bu sekilde olur diye düsünüyorum. sonuna da eklemek şarttır: daha lisede ne teraneler çeviricez biz. (bkz: nickin altina girilen yillik yazisi gibi entryler)
daha yazı bitmeden edit: cabuk da gaza gelebilen bir insan.
sözlükte kamil gibi dolaşırken aslında aynı sınıfta olduğumuzu farkettiğim lakin yazılan onca şeye rağmen aklımda hiçkimseyi canlandıramadığım merak konusu.
aniden sinirlendiremediğim ama aniden güldürebildiğim, güldüğüm, japon animelerinden çıkmışçasına canlı bakan, en küçük yapıtaşı.
evet gerçekten de sabaha kadar konuşulup, şarkı gönderilip, alınabilen, bir çok insnaın aksine demek istediği anlayıp muhakkak o gönderdiğim şarkıyı dinelyip samimi bir şekidle yorumlayan samimi bir insan.
söz konusu terayağı olunca hakikaten ciddileşip, ona bile ciddi ciddi yorum yazabilmesi ise beni etkileyen yönüdür. tereyağı bu öyle herşeyle gitmez, gitti mi de sonuna kadar...
en nihaytinde çok mutluyum tanıdığıma. şşş it s oh so quiet!
ben bunu ilk tanıdığımda kendisi bir adet burundu sanırsam. zira ybü nöbeti sonrası, uykusuzluğumun 27. , sağolsun ömer beyden yumruğu yiyişimin 8. saati gibi, dosya ile aramda bir ten rengi leke görmem, gözlerimi o lekeye odaklamam, bir burun olduğunu anlamam, "dosyada bunun iş ne len" diye düşünüp, biraz yukarı bakmam suretiyle tanıştık. pek sevimli bişeydi ve meraklı görünüyordu, kovamadım, sonra bir post nöbet öforisi içinde tüm yoğun bakımı gezdik.
kendisi sonra bu öforik halimden gazı aldı "aman da ybü ne cici ortammış" diye bana bi temiz kuyruk oldu, naapalım artık:))
kan gazına beklerim, elek olmasa bari hasta.. haha..
o merak ve azimle fişek gibi olacak, 5 sene veriyorum, geri sayım başladı...
sonra döndüm dedim ki kendime "olm salak mısın daha yazıyı yazmadın, ne editi büdütü! kırdırma kafanı" sonra bir baktım tam buraya hakkında giriş yapmam lazımmış, kafamdaki tanımı veya verebilecegim bir örnegi eklemekten cekinmemem * gerekiyormuş. sonra şunu dedim "sözlükten cekinmem baba lafı olmaz da kız adanalı patlatmasın bizim kanalı" edit: stop.
sırf adana lı olsa gene iyi, kulakları gör sen, seni daha iyi duyabilmek icin asla degil, kendini hemen özel sanma sayın okur! öyle doguştan elvi$$. deli doktor bu bir de, evet resmen deli. dinamo kiev fenerbahce macında, kiev li taraftarların yaptıgı şu "bilmemneyimi ısır feneeeer" tezahuratını bu delinin ögretmiş olmasından şüpheleniyorum, malum siz bilmezsiniz, zamanında bu tezahuratı dinamo zagreb li taraftarlara ögretmisti! hadi onu da geçiyorum acayip gezgin he. pokemon ları da sever, senden benden ustadır allah çarpsın. steven gerard manyagıdır, futbolu da sever, ama gerard başkadır bunun gözünde. ooo çok pis metalci adamları var ya, aha bu onlardan işte! cok pis metalcidir he, öyle süt gruplarla takılmaz, bayılır powermetal e. hansi kürsch dinlemeyi en sevdigi sestir bunun. en kötü anında bile kendini iyi hissettirirmiş. bir de: andre babam ol lan...
şimdi de italyanca ögreniyor bu, tam arızalı hatun. bilmedigi zaten bi italyanca vardı, onu da ögreniyor, heeeeh tam oldu simdi. aslında italyancayı çat pat biliyor, marcello lippi sinden maldini sine kadar hem de.
arrivederci, paqho. torino dan napoli ye selamlar. *
harbi edit: esat hoca ölmez harbiden he, taş gibi adam. harika düşünmüşsün.