lauraceae familyası üyelerine verilen isimdir..çok uzun yıllar yaşama özelliğine sahip her dem yeşil ağaçlardır..akdeniz kıyılarında çok eski zamanlardan kalma devasa boyutta olanlarına bolca rastlanır..kurutularak saklanan yaprağı her türlü et yemeğine lezzet katar
yunan mitolojisinde daphne olarak yer alir. kendisi bir nymphedir. apollon'un kendisine asik oldugu daphne, ona hic yuz vermezmis. bir gun ormanda apollon tarafindan yakalanmis daphne. ve babasinin yakarislari sonucu orada bulunan irmak tarafindan bir agaca donusturulmus.
bu ağacın yunan mitolojisindeki tam hikayesi şöyledir: daphne isimli çok güzel bir kız (tanrıça veya doğa perisi/nympha da olabilir) varmış. ormanlarda dolaşırken apollon bunu görmüş ve çok pis aşık olmuş. sonra peşine düşmüş daphne'nin. daphne onu istemiyormuş, korkmuş ondan ve sanırım bir tanrı (hangisi hatırlamıyorum) olan babasına yalvarmış, baba kurtar beni demiş. babası da onu defne ağacına dönüştürmüş ve bu ağaç dünyadaki ilk defne ağacı olmuş. apollon da peşi sıra geliyormuş ama bakmış ki daphne kayıp, yerinde ise bir ağaç var. o zamandan sonra o ağaçtan bütün apollon tapınaklarının bahçesinde yetiştirmeye başlamışlar. ayrıca bu isim pek güzeldir kanaatimce, her ne kadar bu isme sahip hiç tanıdığım olmadıysa da...
torosların yamaçlarında bolca bulunan, her daim yeşil ve yaprakları güzel kokan bir ağaç.. barışı simgelediği söylenir.. et yemeklerine ve özellikle domates çorbasına ilave edildiğinde güzel bir lezzet verir ancak kendisi yenmez..
kavacik koprusunun alt tarafinda turvak in sol yamacindaki tarcin isimli rakibinin hemen asagisinda kalir kendisi. cayir cimen arasinda yersiniz yemeklerinizi. kocaman bir tahtasi vardir elden ele dolasir ole kagit ustunde menu idare etmez sizi.. isletmecisi cok hos bir hanim.. hatirnaz kisiler..
alsancağın ortasında hoş bir yer. içinde yarım (belkide çeyrek) bir kat vardır ki bu katta boyu 1.80 ve üzeri olanların çıkması sakıncalıdır. üstelik alsancağın ortasında olmasına rağmen hala nasıl bu kadar ucuz olduğu merak konusu olan cafe.