1988’de kadıköy’de ilk topluluğu olan hush’ı kurmuştur. bulutsuzluk özlemi ve kesmeşeker’de bas gitar çalmış, akın eldes gibi müzisyenlerle çalışmalar yapmıştır.
1993'de bulutsuzluk ozlemi sting'in on grubu olarak konser verirken ve nejat yavasogullari denen gereksiz zat-i muhterem, "cevre andi" isimli, kiymeti kendinden menkul bir metin okurken, arkada pet siseden su icen bir zattir kendisi..
bu akşam hayal kahvesinde canlı olarak sonunda dinleyebildiğim arkadaş. demoları hep çok güzeldi, canlı olarak da pek bi fark yokmuş.. çok yakın zamanda onun isminin herkes tarafından duyulacağına eminim.
müzikteki ilk girişimlerinden biri hush adındaki türk rock grubu olan ve taa o yıllardan şahsen tanıyıp sevdiğim "bass gitarın paganinisi" lakabını taktığımız müzik adamı...
ilk defa bu ak$am dinleyip, yarattığı pop/rock tarzını çok beğendiğim müzik insanı. neden "kadıköy romantiği" dendiğini de $arkı sözlerinden anlamı$ oldum. son albümünden ho$ ritmler ve sololarla bezeli parçalarını dinlemek isteyenler için her çar$amba saat 23:00'da kadıköy shaft'ta çalacağını belirteyim.
bas gitarı penayla çaldığı halde asla yadırganmayacak bir tona ve etkileyici çalış tekniğine sahip baba müzisyen. aynı zamanda çok iyi bir gitaristtir. ve bence en önemlisi, tüm bu enstrümanları, tınlayabilecekleri en iyi yerde, yani kendi müziğinde kullanabilen bir şarkı yazarıdır.
artık shaft'ta da çalmıyor olması dolayısıyla, kendisine ulaşabilmek için türlü türlü yollar deniyip başarısız olduğum üstad.
1970 sivas doğumlu. 1988'de kadıköy'de ilk topluluğu olan hush'ı kurmuş, daha sonraları bulutsuzluk özlemi ve kesmeşeker'de bas çalmış, akın eldes gibi müzisyenlerle çalışmalar yapmıştır. kendine has bir insan, hem deli hem içine kapanık hem renkli ve bir o kadar da derin bir mizaca sahip. velhasılı kelam onu anlamak için dinlemek gerek.
anlamlı hatalar adlı son albümünü alıp baktığımda çalınan şarkılarda kullanılan estrumanların %70ini kendinin çaldığını farkettiğim, yavuz çetinin satılık albümünde yaşamak istemem adlı şarkının baslarını da çalmış olan en sevdiğim türk sanatçılardan biri (zaten kaç tane var ki(?)). ayrıca kendisinin 1000 yıl(1998) ve rengarenklerin(1999) adlı bildiğim iki tane daha albümü var, bilmediklerim de varmış.
albümlerini akmar pasajındaki zihni müzik ten kolaylıkla edinebileceğiniz, masal evi'nde kendi şarkısı(zaman dilencisi) çalarken , şarkının "yalvarırım biraz daha zaman ver bana" kısmını "yalvarırım biraz daha saman ver bana" şeklinde değiştiren , hoş sohbet insan...
çok büyük hayranlık, devasa sevgi ve de korku dolu bir saygıyla yaklaştığım muhteşem müzik adamı. ortalamanın kat kat üstüne çok erken çıkmış, buna rağmen çok alçak gönüllü ve sıcak biri olarak kalmayı başarmış, örneğine az rastlanır değerde insan.