arsene wenger sayesinde 36 yaşında olmasına rağmen kendinden çok daha genç oyunculara gerek oyun zekası gerek tekniği hatta bir seviyede fizik kondisyonuyla taş çıkartan hollandalı yıldız..kariyerine her iki hollandalı yıldızdan birinde olduğu gibi ajax'ta başlamış, sonra yine her iki hollandalıdan birinde olduğu gibi italya tecrübesi yaşamış, daha sonra büyük ihtimalle kariyerini noktalayacağı arsenale gelmiştir..arsene wenger'in elinde fizik kondisyonu hiç bozulmamış, bakıldığında en az 4 sene oynayabilecekmiş gibi gözükmektedir..zaten arsenalin en büyük özelliklerinden biri de budur.. (bkz: martin keown) (bkz: tony adams)
dennis bergkamp, manchester united fanatigi bir hollandali'nin ogludur. babasi denis law'dan esinlenerek ona bir n ekleyerk dennis adini vermistir. isin ilginç yani bergkamp çocukluk yillarinda simdi formasini giydigi arsenal'in ezeli rakibi ve komsusu tottenham taraftari olarak futbola baglanmistir.
98 fransa dunya kupasinda ko$e bayraginin hemen yaninda, bir ikili mucadele sonrasinda yerde kalan mihajlovici'in* karnina atlayarak basmi$tir kramponlariyla, ayakta alki$ladim.
ajax ve inter yıllarında daha çok uzaktan sert ve düz şutlarla gol bulan, kıvrak ve yumuşak işlerin adamı imajından çok uzak bir profil çizerken, arsenal kariyeri incelendiğinde bir futbolcunun ne kadar kendini aşabileceğini en güzel özetleyen adam olmuştur. kadife yumuşaklığında smooth arapaslar, abartmadan vurulmuş teknik gollük şutlar, donduran plaselerle bambaşka bir adam olmuştur. futbolu bırakmasına en çok üzüleceğim topçuların başında gelecektir.
bana bir zamanlar futbol izlemekten ne kadar zevk aldigimi hatirlatan mukemmel futbolcu... fazla belirtilmemis ama 98 dunya kupasinda arjantine frank de boerin 50 metrelik pasiyla attigi mukemmel gol unutulmazlar arasindadir...
22 temmuz 2006'da arsenal'in yeni mabedi emirates stadium'da emekliliğe ayrilacak olan futbolcu.
hem yeni stadin açiliş maçi olucak, hem bergkamp'in vedası. çok duygusal anlar yaşanacak.
arsenal'in rakibi tabi ki ajax. bergkamp'ın 11 sezondur formasını giydiği arsenalli oyuncuları arsenal formasiyla izleme şansını yakalayacağız.*, ajax ise nasil bir takimla çikacak bilemiyorum.
çoğu yeni nesil süperstarın aksine, fizik üstünlüğü bulunmamasına, hatta fizik dezavantajı bulunmasına karşın -üstelik forvet gibi en iyi olmak için ya hız ya da güç gerektiren bir mevkiide- mükemmel tekniği ve kusursuz oyun zekasıyla oynadığı süre boyunca skalanın en üstünde kalabilmiş efsane futbolcu.
sırf newcastle'a attığı gol bile dünyanın en iyi forvetleri sıralamasında en üst sıralara taşıyabilir kendisini. futbol oynamaya başladığımdan beri her gece ayak bileklerimi süte yatırıyorum*, lakin onunkilerin yumuşaklığına ulaşmayı bırakın yarısına bile yaklaşamadım. kadife bileklerine kurban olduğum...
muhteşem bir jübileyle futbola veda etmek üzere olan hollanda efsanesi. marco van basten-ruud gullit-frank rijkaard üçlüsünden sonra turuncu forma altında taptığım ilk adamdı. 1992'deki avrupa şampiyonasını hollanda kazanamadı diye üzülmüştüm ama bergkamp'ın gol krallığına* sanki ailemden biriymiş gibi sevinmiştim. dışarda futbol oynarken olacağım adamı, yeni ilahımı bulmuştum. kariyeri boyunca kendisini sevenleri olabildiğince mutlu etti. muhtemelen arsenal'i sevme hatta tutma sebebi olmuştur birçok kişi için.
güle güle iceman, attığın şahane golleri ve uefa finalinde* hagi'den yediğin çalımı unutmak mümkün değil. yolun açık olsun...
ajax'da oynadıgı dönem antremanlarda defans oynatılıp bir defans oyuncusunun nasıl dü$ünücegi a$ilanan futbolcu.. sonra bana gelip o golü nasıl atti, o calimi nasil atti demeyin.
22 temmuz 2006 günü, yıllarca formasını giydiği arsenal ile yetiştiği ve yine yıllarca formasını giydiği ajax' ın karşılaştığı ve aynı zamanda arsenal' in yeni mekanı emirates stadının açılışı olan maçta futbola veda eden hollandalı. 1986 ve 1993 yılları arasında ajax forması giydi; 239 maçta 122 gol attı. 1995' te transfer olduğu arsenal' de 423 maçta oynadı, 120 gol attı. yaklaşık 10 yıl taşığı portakal rengi formayla ise 79 maça çıktı ve 37 gol attı. futbolu ve tekniğinin yanında en büyük özelliği uçak korkusu. sahada rahatsız edici derecede soğukkanlı olan birisinin uçakla arasının bu kadar kötü olması da bambaşka bir mevzu zaten. bergkamp bu korku nedeniyle arsenal' in avrupa kupalarındaki ada aşırı ve uzak mesafeli deplasmanlarında forma giyememiş ya da çok önemli maçlar için takımdan bir kaç gün önce karayoluyla deplasman yolculuğuna çıkmış, sayısız kere şehirler arası dinlenme tesislerinin konuğu olmuş, şirketten çaylar içmiş, muavinlerle kanka olmuştur...
o özel pasları, zeki bitiriciliğiyle yokluğu hissedilen, özlenen futbolculardan. keşke bir yolu olsaydı da futbolu bırakmasaydı. milan'da oynardı aslında.. yeterince pişmişti..