ryan parish'in ("paris" diye hatırlıyorum ama bazı kaynaklarda "paris" bazılarında ise "parish" olarak geçiyor) seksenli yılların başlarında meşhur olmuş şarkısı.
we're walking like in a dolce vita this time we've got it right we're living like in a dolce vita mmh gonna dream tonight
we're dancing like in a dolce vita with lights and music on our love is made in the dolce vita nobody else than you
it's our last night together with our love again another light before we're thrown in darkness say you'll never leave me now say you'll never leave me now
we've made it down in the dolce vita wipe all your fears away we live like in the dolce vita a game of yesterday
i'm so alone in the dolce vita oh baby telephone this magic's gone in the dolce vita nobody else than you
it's our last night together with our love again another light before we're thrown in darkness say you'll never leave me now say you're gonna love me
it's our last night together with our love again another light before we're thrown in darkness say you'll never leave me now say you're gonna love me now
pinkar kimya diye bi firmanın fason olarak ürettiği bi koku var bi de bu isimde. 3 milyona falan bulunuyo sağda solda. body spray ve eau de toilet olarak var.
cubuklu hayal kahvesi'nin içinde, bu yil açilmis bir italyan lokantasi. lakin, italyan lokantasi demeye bin (belki de daha fazla) sahit isteyen italyan lokantasi. nitekim, oturuldugu an, garson aheste adimlarla gelip "menüde yazan pizzalarin hiçbiri yok, makarnalarin da bazilarini yapamiyoruz!" diyerek olaya muhtesem bir giris yapiyor. masaya sarap gelmesi tam 45 dakika sürdügü gibi, kahve istendiginde de sadece nescafe ve türk kahvesi seçenekleri sunuluyor. peki fiyatlar nasil? süperli pahali. "acaba yedigim salatada altin vardi da ben mi fark etmedim?" diye düsündürtecek kadar pahali. peki senin orada ne isin vardi o zaman kardesim? iste onu bilmiyorum. anlik bir suur kaybiydi. bir daha olmaz!
yazgan şarapçılığın ürettiği cabernet sauvignon, boğazkere üzümlerinden mamül satış fiyatının çoooook üstünde bir kaliteye sahip şarabı. korkuyorum fiyatını gazlarlar bunun çok yakında.
fiyat/performans bazında değerlendirildiğinde gerçekten de çok iyi sonuç alınan şaraptır. hem kırmızısı hem beyazı fiyatına göre oldukça kalitelidir. aynı durumun yaşandığı diğer bir şarap markası için (bkz: buzbağ)
erdal alpay, fatih terim’in de yakın dostudur. erdal ağabeyin tarabya 'da dolce vita denilen bir gece kulübü vardı. biz her ak$am oraya takılıyoruz. orada içiyoruz, eğleniyoruz. mekan zula yerde, gazeteciler falan kimse bilmiyor, önceleri haftada bir gün gitmeye ba$ladık sonra hemen hemen her gece takıldık, ben, ya$ar, erdoğan arıca falan, keyfimiz kıyaktı.
bir gece yine sabahladık dolce vita’da ertesi sabah antrenmana gittik, tabi biz zomuz, birkaç saatlik uyku, daha ayılamamı$ız, esniyoruz falan. o sırada soyunma odasına toprağı bol olsun teknik direktör stankoviç girdi ve '' ohh ohh, mamma mia mamma mia dolce vita '' dedi. ben tabi $ok oldum döndüm ya$arlara, ''vay ibne, allah'ın yugoslav'ı nereden öğrendi lan bu amına kodugumun dolce vita gece kulübüne takıldığımızı, hani lan kimse bilmiyordu, mekan zulaydı’ dedim. ya$ar, ulan bu ibne yoksa bizi mi takip ediyor dedi, o arada stankoviç bizim bir i$ler karı$tırdığımızı anladı, üstümüze geldi biz de öttük, meğerse dolce vita italyanca tatlı hayat anlamına geliyormu$. adamın bir $eyden haberi yok bizi uykulu görünce '' oh tatlı hayat, ne güzel istanbul '' gibi takılmak istemi$, ben nereden bileyim dolce vita’yı, biz sadece bizim takıldığımız mekan sanıyoruz, öyle bir enayilik yapıp, yakalanmı$tık.