butun omurleri boyunca tripte olan ve atom cekirdegi etrafinda dolanip duran -ayni zamanda da yorungelerinden kopup ayrilma egiliminde olan- kucuk minik ve inatci nesnelere verilen ad.
proton ve nötron gibi parçacıkların ikibinde biri kadar büyüklükleri vardır. negatif yüklüdürler.. ammaaaaaaa.. atom içerisinde aynı kutuplar birbirini iter felsefesini çürüten bir davranış arzederler. normal koşullarda hepsi eksi yüklü olan elektronların bu kurala uyup birbirlerini itmeleri ve çekirdeğin etrafından dağılıp gitmeleri gerekir. ancak durum atom içinde böyle olmaz.
aynı şekilde zıt kutuplar birbirini çeker felsefesine de zıt biçimde pozitif yüklü olan çekirdee yapışıp kalmaz bu elektron dediğimiz zımbırtılar. maddi kurallara tamamen ters bir davranış gösteriyor desek elektronlar için, yalan olmaz hani!
bir atom çekirdeğinin etrafında hareket eden atomaltı parçacıklardır. elektronun kütlesi, protonun kütlesinin 1/1840'ı kadardır. elektrik yükü protonunkine eşit fakat zıttır.
s,p,d,f orbitallerinde sıkça dolanıp duran,işi gücü o element senin bu molekül benim dolaşmak olan hafif bişiler.şuanda bunu okuyo olabilmenizin yegane sebebi.
elektron kelimesi ilk kez, kehribarin ipekli bir kumasa surtuldukten sonra oteki cisimleri cektigini kesfeden yunan filozof thales tarafindan, bahsedilen deneydeki bilinmeyen gucu nitelemek icin kullanilmistir, zira elektron sozcugu yunancada kehribar anlamina gelir.
atomun çekirdeği etrafında belirli yörüngelerde dönerken kendi etrafında da dönen ve mikroskopik boyutlardan teleskopik boyutlara geçildiğinde güneş etrafında dönen dünya gibi kabul edip fraktal da böyle bişey olsa gerek dedirten, hızlandırılıp tungsten gibi sert yüzeylere çarptırılırsa x-ışınları üretebilen, yörüngeler arası yer değiştirirken ortama enerji alıp veren , fotoelektrik, compton vb. gibi olaylarla maddeyle etkileşen (bkz: spin), (bkz: compton), (bkz: fotoelektrik), (bkz: fraktal)
eski yunanda atina merkez muhitlerinde rock'n roll müziğiyle meşhur bir bar olan kehribar, yıllar içinde elektronik müziğin yükselişiyle bu adı almıştır. tabanca imalatında da vazgeçilmez bir hammadde olan (bkz: elektron tabancası) elektron, yine atom bombası nın vazgeçilmez bir yapıtaşı olarak silah sanayinin taptığı şeylerdendir.
aslında kırşehir'de madeni varmış bunun. zamanında fransızlar "verin biz çıkaralım" demişler, o zamanlar tabi şimdiki gibi elektronun kilosu yüz milyon değil, genel kurmay falan istememiş. satsak türkiyenin ekonomisi kurtulur o derece.
o değil de şöyle sıcak bi domates çorbası olsa, kaşarı rendelesem içine.. üstüne biraz kara biber.. duman çıkıyor duman!