bir insan ben tanrıyım diyebilir, bu kendisini tanrının içinde kaybettiğini, tanrıyla bir olduğunu (fenafillah) gösterir ama bir başkasına sen tanrısın diyemez...
bildigim kadariyla bu mantigin temeli "tüm kainat allahtandir ve allah her yerdedir. ben de bu kainatin bir parçasiysam allah benim de içimdedir, bende de allahtan bir parça vardır. bu durumda ben allahin bir parçasıyım" fikridir. ancak buradaki anlam inceliğini anlayamayan söz konusu devrin yöneticileri bu dervisleri derhal idam ettirmişlerdir.
enelhak ene ben demek oluyor. hakkı hukuku bilir camiamız. ben hakkım, hak ben demek. tabii bunu angutul ekberler arasında söylerseniz yeriniz dar olur. konu ile ilgili bağlantılar mansur, hallac, hallaç pamuğu
cevresindeki hersey ile empati kurmayi basaran tasavvufi kişinin bir sure sonra etrafimda iyi kotu ne varsa hepsi benim icinde bendendir, ben de onlarin toplamiyim o zaman varolan hersey benim, bende var olan hersey o toplamdir fikrine yakin bir fikre kapilarak kendini o tek sey saymasidir.
yakin bir mantik yamulmuyorsam buda da var. o da kişiyi irmak olarak gorup her turlu egosal etmenin ortadan kaybolmasinin saglandigi bir egitim sonrasinda oze donmesini saglar. her ne kadar her bir irmagin kendine ozgu ismi varsa da eni sonu hepsi tek bir okyanusta birlesir. tek bir butune donerler. haksiz mi diyesi geliyor insanin. (bkz: om)
hallacı mansur'un, her insanın içinde tanrının bir parçasının olduğu fikri ile zikrettiği, ve bu nedenle derisi yüzülerek öldürüldüğü cümle : ben allahım
seyh bedreddin'e gore: enel hak demek dogrudur cunku allah mutlak var olandir. bu yuzden varolan her sey ondan varolmustur. o varolan herseyde vardir. her varolan sey ondan bir iz tasir. bu yuzden enel hak diyen bir kisi dogru soylemektedir. fakat birisi sen tanrisin derse bu dogru degildir. hz. omer'in "hic bir varlik gormedim ki icinde allahi gormeyeyim" sozu de seyh bedreddin'in bu gorusunu destekler niteliktedir. fakat dini kati kurallar butunu olarak goren insanlar bu ve benzeri cumleleri asla tasvip etmezler. yunusun bazi siirlerini gormezden geldikleri gibi... (kaynak: varidat)
tasavvuf inanisina gore, belirli mertebeleri katetmeden, bu dunyanin gozuyle asla anlasilamayacak olan ben-tanri meselesi. tasavvuf inancinin gizeminin odaklandigi bir hakikat merhalesidir. tam emin olunamasa da, oteki dunya diye tabir edilen mekan/zaman boyutunda, tum ruhlarin ask ile yekvucut oldugu ve artik kendisine ait bir beden tasimadigi ima edilmektedir. kisacasi bir yerden sonra, "tanriya dair bir ruh olmak" inanci.
allaha inanan bir kitle tarafından çarpıtılmış, meali allah mallah yok kardeşim, sizin allah sandığınız şey aslında herkesin kendisi anlamındaki önerme
anlamini gercekten yasamak isteyenler icin; salvia adinda bir bitkiyi yada bazi mantar turlerini aldiginizda sanirsam hissedebilirsiniz tabi bulunabilirse.. sonuc olarak tanri tum evrende ve saliva gibi bitkilerde de var... salvia divinorum bitkisi size enel hak i gosterecektir; relegious awakening, dramatic time distortion, vivid imagery, encounters with beings, travel to other places, planets or times, living years as the paint on a wall or experiencing the full life of another individual. needless to say these can be extremely powerful experiences and should only be attempted with a sitter. while most people remain unmoving during the experience, some individuals will attempt to get up and walk around while in a completely dissociated state.