bi ara böle garip bi program yapiodu sevgililere birbirleri hakkında sorular soruyodu, bilemiince erkek, dişi sevgili kafasına oklavayla vuruyodu (bkz: kusasim var)
az önce imge kitabevinde adını hatırımda tutamadığım yeni bir eserini daha tespit edip, dumurlar arasında metronom gibi salınıp geldim. türkçe sözlü hafif müzikten türkçe sözlü hafif hüzün*e geçiş döneminin bu müstesna san'atçısına saygıda kusur edeceğim diye ödüm koparak bir benzeri olan sibel egemene el altından iyi niyetlerimi gönderdim.
ben sahidim ki; bu bayan bir gun bir kitabevine girdi, oncelikle yanindaki baya donup -ki serhat hacipasalioglu degildi-, naside gokturk'un yeni "tul gibi" kitabini isaret ederek gorunurde bir diyalogu, aslinda bir sureci* baslatti: - bak gordun mu kitap nasil on tarafta, herkesin gozu onunde.. - aman bosver sana ne, naapicaksin? - olur mu ama, senin degil benim degil onun kitabi onde isteee.. derken agir ama emin adimlarla, "acaba benim kitaplarim nerede ah nerede vah nerede?" diye diye alli, morlu, fosforlu kapaklara ve hurriyete manset olacak isimlere sahip, ancak diger pek cogu gibi sadece sirti gozuken kitaplarinin onunde durana kadar yurudu. bu sefer de, eliyle isaret ettigi tezgahtar yanina geldi, ve maalesef artik benimsenmis bir yazar tavrina tutunup konusmaya basladi: - neden benim kitaplarim sirttan duruyor bakayim evladim, ha? - eee.. zaten pek cok kitap boyle duruyor, size karsi bir davranis degil bu. sakin, musterih olun. - ne demek? o hanimefendininki duruyor ya? ona ne oluyor? - efendim o kitap yeni cikmistir. - yeniyse yeni, benim her kitabimi bu toplum bagrina basarken, okuyan insanlar olarak sizin bunu gozardi, kulakarkasi etmeniz ayip olmuyor mu, ha evladim? - tamam, peki, haklisiniz, dogru, yuzden acayim bunlari, kapaklarini gostereyim. (diyalog, fusun onal'in "istedigini elde etmis ama tavrindaki leylaligi farketmis biri" olarak portresi seklinde devam eder)
bu ornek, yine maalesef fusun hanima ozgu degil, "bella" yazari stella aciman gibi baska yazarlar da ayni davranisi, ilginctir bazen 'saldirgan' bir bicimde gostermistir. insanin "yazarlar icin sokak calgicisi etigi"ni kabul edesi geliyor, ama bizimkilere 'piskin' yaftasi bile az gelir.
her sene bir kitap yazan ve her sene insani "neden bu kadinin kitaplarini basiyolar? ha, neden neden nedeeennn?" diye anirtan, sevimsiz, garip ve insanin yuzune "kimsin sen, ha? kimsinnn?" diye hönküresi gelen kisilik.
kendisini; "ben enerjigim, uretkenim, caliskanim, duygusalim, becerikliyim, yaraticiyim, sanatciyim, tiyatrocuyum, sarkiciyim, fotografciyim, soz yazariyim, ev kadiniyim, neseliyim, hosum, matragim, vejetaryenim, girgirim, sevgiliyim, disiyim, durustum, mutluyum.. cunku kadinim" diye ozetlemis olan, insana yapma canim yapma arkadasim diye bagirma istegi veren kisi. ayrica kendisi atilla ozdemiroglu ve tunc basaran'in eski esidir.
kitaplarında habire sevgilileri, ailesi, çevresi vs. ıvır zıvırdan bahsettiği için müzikal hareketlerini cımbızla ayıklayabildiğiniz kafadan oynak şarkıcı. gitarist cahit oben'in eski nişanlısıdır. (bkz: kara sevda)
bir zamanlarin deli gibi danseden cok enerjik unlu popcusu bugunumuzun de yazari...sarkilari genelde eglenceli ve hareketlidir... bir anda muzigi birakip kendini yazarliga vermisitir pek de basarili oldugu soylenemez kitaplarinda is yoktur...bi aralar televizyona falan da cok cikardi hatta bir yarisma programi da sunmustu.bu sahisi simdilerde kitap fuarlarinda gorebilirsiniz...son olarak odeon firmasından naim dilmener önderliğinde best ofunu cıkarmıstır.
"camelot"u ust uste "came lot" olarak yazarak yerlerde yuvarlayan sarkici yazar. (bkz: cum) (bkz: came) (bkz: lot) ha bir de hspc degil hsbc diye sesleniyorum buradan.
geçen sene ceviz kabuğunda reenkarnasyon tartışılırken, "ben şimdi şarkı söyleyebiliyorum, kitap yazabiliyorum, tiyatroda aktörlük yapabiliyorum, dans edebili...bla bla bla bla.. bakın demek ki bunlar hep eski hayatlarımdaki birikimlerim, yani reenkarnasyon diye bir şey var." sözleri ile reenkarnasyonu savunmuş, büyük türk düşünürü. hadi bu cümledeki yoğun mantığı geçtim de bu nasıl bir kendini övme,nasıl bir kendini yüceltmedir. bi an zekeriya beyaz'la leonarda da vinci tartışıyor sandım.