yeni dönem türk gençliğinin vatanı savunmak için evlerini, stüdyo dairelerini, efendim macbook'larını , plazma tv'lerini birer kanije kalesi gibi set çekerek oluşturduğu, en son " profildeki artistik fotolar kalksın yerine türk bayrağı konsun!" çağrısı ile kafamızda yankılanan, yeni dönem milliyetçi tavırdır.
her zamanki gibi "özentilik", "dikkat çekmeye çalışmak", "abd sermayesi ortamı" gibi içi çok dolu argümanlarla eleştrilen. komik bir olay ama bu komikse aslında yapılan her türlü tepki, protesto, eylem komik madem. anlamıyorum yani kendi yapınca harika başkası yapınca nasıl komik bulunuyor. parantez içi açıklamam da şu; tek bildiği protesto bir şeyleri patlatarak yoketmek olan biri böyle düşünüyo yani. ya görüyorum böyle efenim bilmem ne dağı kazılmasın, yok dink öldü haydin yollara, efenime söyliyim açlık orucu desteği şu bu her bişeydi atlaklık yapanlar bunu diyor ya. harbi komik bak gıcık atmıyorum. komik. ama muhteviyat farklı, benim dünya görüşüm en bi güzeli, bunlar faydasız, aptal deme bana. biliyoruz herkesi. olay adamın protesto etme hakknı, o hakkı kullanış biçimine bakarak, adamın türkçesini bile eleştirerek yok saymaya çalışmak. bunlar da böyle işte. ama sen de çok farklı değilsin hani.
bugun profil resmini türk bayrağı yapanlar, bir önceki "artistik" profil resimlerine ne zaman ve hangi sebeple dönecekler diye düşündürten, yapmacık buldugum gösteriş amaçlı milliyetcilik.
askerden kaçıp msn kişisel iletisi ile vatan kurtarmanın varyasyonudur. bir benzeri de tabanca ile sokağa çıkıp kurt işaretleri ile havaya ateş etmektir.
her eylem gibi bu da bir eylemdir. eger amac yolda yururken sagda solda duran dukkanlarin camini kirmak degilse, halkin malina zarar vermek degilse. ya da dtp binalarina kurt vatandaslara saldirmak degil ise bu da bir eylem. gerci yanlis basliga yaziyorum. yazmam gereken baslik facebook'taki terore hayir, pkk terorune hayir gibi gruplar basliginin alti olmaliydi. bu gibi eylemler bazen cikip ankara yolarinda yuruyek yapilan eylemden daha da iyi olabilir. nitekim eger bir cok yabanci arkadasiniz varsa, pkk'nin ne oldugunu anlatan guzelde bir application yapmiz iseniz, adamlar en azindan militan, asi demekten vazgecip terorist demeye baslayabilirler. yabanci arkadaslariniz butun turk arkadaslarinin profilleri siyah kurdele ya da turk bayragi gorunce ne oluyor yahu deyip pkk neymis millet niye bunu yapiyor ogrenme geregide hissedbilirler. ve belki katilim buyuk olursa...
ses duyurmak, farkındalık yaratmak için bir yerden başlamak gerekiyor, facebook global bir mecra olduğu için en azından diğer ülkelerdeki kullanıcıların "ne oluyor" diye düşünmesini sağlamak bile faydalı olabilir. bu tip popo üstünde oturarak yapılan eylemlerin karşısında olmama rağmen hiçbir şey yapmamaktan bir gıdım öndedir diye düşünüyorum
bilumum şeylere atlaklık yapan solcu şeylerden farkı şudur ki; solcu şeylerin çoğu başta internet olmak üzere bir çok şeyi, sokağa çıkma aracı olarak kullanıyor. sokağa katma aracı olarak kullanıyor. dert ettikleri sıkıntı için pek çok mücadele biçimini sistematik olarak kullanıyor, sanal alemde iki üç yazı ya da simgeyle kendini tatmin etmiyor.
kimi niye rahatsız ettiğini, niye gösteriş olarak düşünüldüğünü anlayamadığım eylemdir. evet eylemdir. kimileri diyor ki "kimse içinde bulunduğum koşullarda yapabileceğim başka bir şey yok demesin bana". ne desin? mahmut mu desin? evet içinde bulunduğum koşullarda yapabileceğim başka bir şey yok. teröre destek vermesi muhtemel kişilere oy vermedim. zamanı gelince vatani görevimi aslanlar gibi yaptım, gel yine yap dense yine yaparım. mehmetçik'e yardım kampanyasına bütçeme göre bağış yaptım. pencereme türk bayrağı astım. facebook profilime ülkemin bayrağını da koydum. kendi halinde bir vatandaş olarak ne yapabilirim daha? gidip kendi kendime sınır birliklerine "devre ben teslim olmaya geldim. verin bi silah da dalayım şunlara" desem beni oracıkta askere mi alacaklar yeniden? dedemin birinci dünya savaşı'ndan kalma çakaralmazını kapıp sınır ötesi harekat mı yapayım tek başıma?
ya da tersten sorayım. ülkemin bayrağını; geçirdiğimiz zor günlerde koyabileceğim her yere koymam, teröre lanet edip ülkeme destek olduğumu göstermem gösteriş yapmak ise, cumhuriyet bayramı'nda pencereme bayrak astığımda da gösteriş mi yapmış oluyorum bu durumda?
edit: tam şu anda penceremin altından ellerinde türk bayraklarıyla terörü protesto eden ve terör karşıtı sloganlar atan bir grup geçiyor. ne güzel gösteriş yapıyorlar di mi? hepsinin de amacı kız düşürmek zaten. arabalar kornalarıyla, megafonla adam azarlayan trafik polisleri de sirenleriyle destek veriyorlar ki manitalar iyice hasta olsun. bütün amaç bu zaten.
her şeyin en iyisini solcular yaptığı için becerememiş çocuklar. bu kadar üstlerine yüklenmeyin. öylesine bir milliyetçilik işte. zati milliyetçi bile değiller aslen.
turkey network unde bulunan 562 bin insanın profil resminin turk bayragı olması dunyanın politakayla ilgilenmeyen milyonlarının dikkatini çekebilir, "ne oluyor bu ülkede" demelerine sebep olabilir, türkiyenin birlik ve beraberliğini cümle aleme ilan edebilir hissiyatıyla destek verilen milliyetçilik türü. (bkz: 29 ekim e kadar 1.000.000 turk bayrakli profil)
hiç bir şey yapamıyorlarsa otursunlar düşünsünler,üzülsünler bütün gün. bilgisayarının başında baktığı karının profilinin ardından açıp 'teröre hayır' bilmem ne gibi gruplara girip bütün arkadaşlarını invite etmesin. bunun hiç bir yararı yok.
kimse ellerinde bayraklarla dışarıya çıkıp terörü protesto edenlere laf edemez bu ülkede , kimse pencerelerine türk bayrağını asanlara laf edemez. ama eğer bir takım bünye teröre yataklık eden ve teröristlere silah veren bir ülkenin sitesine girip teröre karşı daha terör nedir bilmeden protesto edebiliyorsa işte o zaman ben buradaki saçmalığa dâhil olmam arkadaş.
kadikoy'de toplanan bir takım metalci gibi - abi turkiye'deki black metal'i nasıl kurtarabiliriz yeaaa ?
tarzı konuşmalar ortaya çıkar sonra.
- abi facebook'ta bir grup açalım terörle ilgili olsun admin olaq adam toplayaq karılar eklesin.
perihan mağden dolaylı da olsa bir cevap vermiş bunlara bugünkü yazısında:
"'psikolojik' harp dairelerinin ne yaptığını ben köşe yazarlarından takip etmekteyim. şahsen. raporlarını başka köşecilere iletiyorlardır. siyah'a, minik kuş'un kovulan efendisi'ne filan. zira, maaşallah, köşe yazarlarımızın hatırı sayılır bir bölümü özel harp dairesi mantığıyla çalışıyor, yazılarını kaleme alıyor. bir kısmı, genelkurmay basın sözcüsü gibi yazıyor: onları yeğlerim de; onlar washington değil de (latin alfabesiyle yazıldığı halde ingilizce: türkçe kurallarını dahi anti-emperyalist ruhları nedeniyle kabul edemeyerek) vaşington filan diye yazarlar- işte bir bu genelkurmay'larına gönülden/kafadan/ruhdan bağlı genelkurmay sözcüleri var türkiye'de köşe yazarı olarak- bir de özel harp'çiler- köşe yazarının 'psikolojik' harp 'dairesi'yle kast ettiği- özel harp'çiler işte iklimi/halet-i ruhiyeyi belirliyorlar. 'bir millet uyanıyor' yapıyorlar. 'ateşten gömlek' yapıyorlar. heyheylenme ustaları her biri. gazzz verip/yaraya tuzzz basıyorlar. sonra da 'yürü bre mehmedim' yapıyorlar. ki, fakirin fukaranın/köylünün rençberin evladı, oğlu, analarının kınalı kuzuları, 86'lılar, 87'liler sapır sapır dökülsünler dağlarda, ovalarda. davul zurna/düğün bayram yollandıkları askerliklerinden ay yıldızlı bayrağa sarılı tabutlarıyla dönsünler köylerine. hem zaten 'şehitler ölmez/vatan bölünmez.' benim evladım ölseydi oralarda- ki artık bayağı arızalı bir acıya da bağladım: 86-87'liler rahatlıkla benim evladım olabilirlerdi. ama olamazlardı: ben üst-orta sınıf olduğum için bir 'yolunu' bulurdum. amerika'da master yaptırıyor olurdum! içimden geçen hissiyat, bütün bu oğlanların benim evladım olmasıdır. onları ben yetiştirmiş olsaydım: vicdani redci olsalardı, savaşin her türlüsüne hayir! deselerdi. diyebilselerdi. özel harp köşecileri fakir-fukaranın gencecik fidanların üstünden kahramanlık heyheylenmeleri attıra dursun- özel tim diye bi şey vardır normal ordularda değil mi? gerilla taktikleriyle savaşmak üzere eğitilmiş özel birlikler vardır. mahir mi mahir! mimarimizin hali ortada: berbat binalar inşa ediyoruz. sifonu çekiyoruz: sifonların yüzde yetmişi çalışmaz, çalıştırılamaz bu topraklarda. tesisatçılarımızın hali ortada! ha bire okul değil cami inşa ettiğimiz, günahlarımızdan arınabilmek/öbür dünya'da da kâşânelerde 'sefa' sürebilmek için gariban semtlerde cami inşaatlarına doyamadığımız da. ortada. ortalıkta. yani bu memlekette sinemadan, fizyoterapiye bir sürü şeyi iyi yapamadığımız ihtimali mevcut da- 25 yıldır bu savaşı hakkıyla savaşamadığımız ihtimalini sorgulamaya hakkimiz var mi? işte budur bütün mesele. genelkurmay kalemlerinin ve özel harp köşecilerinin perdelemek için tarumar olduğu mesele, tam da budur. yukardan aşağı ve aşağıdan yukarı."
türkiyelilerin büyük bölümünün son gelişmelere ne kadar dar, yüzeysel ve ilkel bir perspektiften baktığını iyice gözümüze soktuğu için hem dehşet verici, hem de mide bulandırıcıdır. ayrıca maalesef kimseye zararı olmayan bir yöntem olmaktan çok uzaktadır, zira birçok grupta alenen şövenizm, provokasyon ve hatta ırkçılık dolu yorumlar havada uçuşmaktadır.
ulke sorunlarindan, sorunlarin gecmisinden, iceriginden bihaber olup; her turlu gaza, galeyana gelmeye hazir ve nazir; siradan, "akademideki" amiyane tabirle "sokaktaki adam"in yeni nesil haberlesme kanallari araciligiyla tepkisini gostermeye calistigi uygulamalardan sadece biridir..
bir nevi bireysel tatmin aracidir, her ne kadar kollektif bir tepkiymis gibi gorunse de, amac-hedef-sonuc uclemesini kollektif bir bicimde gerceklestirmesi guctur, imkansizdir..
biraz okuyup, dusunseler ; bir cogunun yaptiklarindan utanc duyacagini, kendilerine guleceklerini bildigim tutumdur.. ama bir kesim vardir ki, onlar koru korune olan inancin, pozitif dusunceden daha zor etkilenebilir bir arac oldugunu gozumuze soka soka yollarina devam ederler, at gozlukleriyle..
daha cok basit ve yersiz örnekleriyle karsilastigimiz, fakat temelinde televizyon dizisi milliyetciliginden, yazili basin milliyetciliginden, gelmis gecmis tüm yazili manifestolardan farki olmayan milliyetcilik, düsünce akimi. bir media'dir, assagilarsin, översin ben karismam, söyleyeyim dedim de. ha bir de bu var (bkz: propaganda)