genellikle soğuk ve kirli havadan, ve vitamin düşüklüğünden ortaya çıkan, üst solunum yollarının iltihaplanması olayı. boğazınızın hemen girişi yara gibi olur, acıdan duramadığınız zamanlar olur. size ağız tadıyla bir şey yedirmez içirmez. üniversite doktorlarının fiks olarak bir antibiyotik, bir antihistaminik bir de vitamin vermeleri, ve bünyemin antibiyotiklere tepki göstermemeye başlaması sonucu birkaç kış boyunca kurtulamadığım hastalık. şimdi iyiyim gök tengriye şükür.
çalıştığım yerde havalandırma sağlayacak bir pencere bile olmamasından ve kulak burun boğaz üçlüsünün hep beraber problem çıkartma isteğinden dolayı sık sık yakalandığım hastalık durumu.farmakolojik özellikleri :baş ve mafsal ağrıları yapar ,ateş yükseltir,yutkunma güçlüğü ve konuşma isteği içindeyken derin acılara sebep olan ,bazı bazı boğazda biriken tükürük fazlası yüzünden kusma isteği ilen kıvrandıran ,fazla önemli olmayan bir hastalık. endikasyonları: işe gitmemek için kullanılabilir tedavisi istirahattir. kontrendikasyonları : işe gitmediğinizde yapılması gereken işlerin yığılıp daha çok hasta olmanıza sebep olması. uyarılar : hastayken araba ya da bilgisayar gibi özel dikkat isteyen aletler kullanmayınız ,insan hiçbirşeyi umursamıyor ,öyle işte.
boğaz iltihapları genellikle "farenjit" olarak adlandırılabilir. farenjit kendi başına bir hastalık olabildiği gibi; kızıl, nezle, kızamık gibi hastalıkların belirtileri arasında da bulunabilir. tütün kullanmak, çok tozlu yerlerde kalmak, duman, tahriş edici gazlar, hava değişiklikleri, çok kuru hava ve benzeri atmosfer durumları boğazı tahriş ederek iltihap meydana gelmesine sebeb olabilmektedir. belli yiyeceklere karşı hassas olan kişiler, bu yiyecekleri yedikleri zaman yine boğazları tahriş olabilir. boğazın iltihapları, kulaklarda da ağrı yapar. çünkü boğaz lenf bezlerinin ve boğaz örtüsünün şişmesi kulağa giden östaki borularını tıkar. streptokok cinsi bakterilerle meydana gelen boğaz iltihaplarında, boğazı kaplayan ince bir iltihabi zar ortaya çıkar. böyle durumlarda hemen antibiyotik tedavisi başlamalıdır.
yapılacak işler: farenjit, başka bir hastalığın seyrinde meydana gelmiş veya başka bir hastalığın başlangıcı değilse ve ciddi bir iltihabi durum yoksa, belirtilere göre tedavi yapılır. bu günlerde dinlenmeye dikkat etmeli, kafi miktarda sıvı almalıdır. ağızda eritilen pastiller, boğazı yumuşatarak fayda sağlayabilirler. antibiyotik ihtiva eden pastiller alınmamalıdır. bunlar ağızdaki faydalı mikropları da öldürerek, mantar ve virüslerin iltihaplarına zemin hazırlayabilirler.
tedavisi sırasında oral penisilin ve gargara önerilen, sesi kah borazan, kah düdük gibi çıkaran, hastanın üzerinden tır geçmiş hissiyatı yaratan hastalık.
dün itibarı ile yakalandığım hastalık.. gaddar genel müdürlük doktorunun istirahat yerine ilaç verdiği ve vucudunu sıcak tut dediği bir tedavi süreci var.. yöneticim olan şahıslarında pek de siklemediği bir durum... boğazına dikenli tel kaçmış sen nefes almaya yutkunmaya çalışıyorsun gibi bir his uyandırıyor insanda... değil iş yapmak, kurallara uygun entry yazmak bile zor geliyor insana bu hastalık var iken... çok da sikimdeydi moduna sokuyor.. misal yönetici "sen çok sık hastalanıyorsun bugünlerde" diyor.. bir gün ektik işi diye.. bunu duyan bünye tepki vermeye bile üşeniyor.. böyle bişi farenjit..
antibiyotik iğnelerinin mucizevi etki yarattığı hastalık. antibiyotiği 3 gün boyunca ilaç şeklinde değil de iğne formunda almak, tüm hastalık belirtilerinde ilk günden hissedimeye başlanan bir rahatlama sağlıyor, özellikle üç günün sonunda turp gibi oluyorsunuz, tabi sonrasında antibiyotik dozunu ilaç formunda almaya devam etmek lazım tam bir tedavi için. soğuk algınlığı türü hastalıklara kıyasla, tedaviye kesinlikle çok daha çabuk ve kesin cevap veren bir hastalıktır farenjit.
sigara dumanı sayesinde iyice bir coşar bu meret. ileri safhalarında boğazda kanama görülür, aniden kendinizi kan kusarken bulursunuz. bir de büyük kardeşi vardır, boğaz iltahabı ses teli iltahabına dönüşünce ortaya çıkar ona da larenjit denir. tek güzel tarafı bu hastalığın, bademcik iltahabında neredeyse kurtulunmuş olunmasını sağlamasıdır.
insan bi kere oldumu genelde her sene belli zamanlarda olur bunu. yatarken bile ardarda öksürtmesiyle bel ağrılarına da yol açar. okuldan nefret edenler için bire birdir. her sene bi haftayı bulabilen devamsızlıklar yaşanır.
öksürükten adamı deliye çeviren rahatsızlık.öyle ki sanırsınız ciğeriniz yerinde durmak istemez dışarılara koşmak ister.ayrıca boğazda yaptığı gıcık da çok gıcıktır, konuşurken öksürürsünüz.
eğer ciğerlere inmişse adamın bütün eklemlerini ağrıtan, ağrıdan ne yürüten ne oturtan ne de yatıran ve ikinci gününde de her öksürüşte karna ok saplanan illet bi hastalık.
edit: yok yok en kötüsü bu denmemeli daha fenası varmış ki o hiç nefes aldırmazmış. (bkz: zatürree)
dün doktor tarafından grip teşhisi konmuşken birden bünyemde patlak vermiş iğrenç hastalık, yediğimin tuzlu mu ek$i mi olduğunu bi türlü anlamamama * neden oluyor sağolsun.
hastalık esnasında sigara içilmemesi gerekir. ısrarla içicem diyenlerin acı çekerek, gözyaşı eşliğinde sigarayı söndürdükleri görülmüştür. insanı konuşmaktan ve yutkunmaktan pişman ettiren, illet bir hastalıktır.
özellikle bademcikleri alınmış kişileri perişan eden, insanı keşke ölsem de şu boğaz ağrısından kurtulsam şeklinde düşüncelere sevk eden ve kronikleştiğinde yılın belli dönemlerinde insanın başına musallat olan hastalık. konuşurken müthiş bir acı hisseden farenjitli kişi, tebeşir tozu başta olmak üzere her nevi toz topraktan tiksinir hale gelir. kişinin bazen sesi tamamen kesilir, konuşmak ister ama sadece dudaklarını oynatmakla yetinmek zorunda kalır. eczanelerde pıs pıs pıs diye konuşan ve eliyle tantum verde yi işaret eden kimselerdir farenjitliler.
mart ayının baslangıcında beni uykusuz gecelere mahkum eden hain hastalık.uyumak icin butun gun hayalini kurdugunuz sıcak yatagınıza yatarsınız.soyle tam dalcakken bogazinizin yırtılma hissiyatı ve asırı yutkunmayla uyanırsınız.gecsin diye ne kadar gargara yapsanız fayda etmez ki tahminlerime dayanan (atıyorda olabilirim) ne yapsam 1 ya da 2 hafta kadar faranjitim geciremiyorum.o yuzden iyilsemesini antibiyotiklerden cok zamana bırakmak zorunda kalıyorum.
her sene en az bir defa başıma gelen illet. insanı yemeden, harket etmeden, konuşmaktan soğutur da bi tek sıcak bi şeyler içmeyi engelleyemez, çünkü o zaman biraz rahatlar o boğaz. öyle ki, dün son 6 ayda kullandığımın toplamı kadar kullanmışımdır kettle aletini. bi de tam emin olmasam da, dans etmek de iyi geliyor galiba, aramızda kalsın. internet de olmasa aman aman.
perebron şurup, agumentin antibiyotik ve sederjin c vitamini ile üstesinden gelinecebilecek uzun bir dinlenme süresi gerektiren yapışkan hastalık. bu arada boğaz pastili de eksik edilmemeli.