uspenskinin bir romanı, fedor amca annesi eve hayvan getirmesine izin vermediği için evden kaçan küçük bir çocuktur.konuşabilen kedisi ve köpeğiyle kendine bir ev tutan fedor amca, bir de yemekle yürüyen traktör alır kendine ve aileden ayrı bir yaşam sürmeye başlar, sonunda hastalanınca annesi ve babası onu bi şekilde bulurlar ve eve dönmeye ikna ederler. çocukluğumda okuduğum en güzel romanlardan biridir ve birsürü ilginç olay vardır içinde.
ev güneşi diye birşey vardı, alıp evin tavanına monte ediyorsun, evin içi yaz gibi oluyor, işte fedor amca da evin içiyle dışı arasındaki sıcaklık farkına dikkat etmediği için hasta olmuştu. traktör de çok güzeldi, zeytinyağı içip salata, yemek ne bulursa yiyordu. bir de ineği vardı fedor amcanın, perdeleri filan yerdi
offffff süper bişey, annemin bana aldığı can yayınevinin bastığı çocuk kitapları serisinde ne çok sevdiğim nberdeyse.. hayal gücünü mesaiye davet ederdi.
fedor amca bir dahi idi yanılmıyorsam ihtiyacı olan şeyleri bir şekilde kendi yapıyordu, hatta yemek ile çalışan traktör buna örnektir :) (baya obur bişi idi ve bu oburluğa karşı bulduğu çözüm süperdi :)) merak edenler okusun :))
38.kez falan okurken annemin zorla elimden alıp sobada yaktığı kitaptır. o kadar üzülmüştüm ki, kitap diil de içindeki karakterler yandı gibi gelmişti çocuk beyniyle. iki sene önce murron hediye etti aynı kitabı. çocuklar gibi sevindim, öptüm, okudum tekrar tekrar..
hayatımda okuduğum en güzel kitaplardan biridir heralde. kitaptan aklımda bi cümle kalmış: ''ben postacı peçkin çocuk ansiklopedisi getirdim.'' konuşan kedi bi profesör tanıyodu da ev güneşini o yollamıştı yanlış hatırlamıyosam.
kedi* fedor amca'ya sosisli sandvici diline yatirarak yemesini, boylece sosisi du$urmeyecegini soyluyordu. ben hala "sandvici dile yatirmak" ne ola ki diye du$unurum....
inek* bir gün otlarken, mevsimine denk gelmesi nedeni ile bisürü $erbetçiotu yiyiordu... eve dönüp perdeleri yiyiyordu sonra... acemi fedor amca'da, bunun sütünü sagip kendisi bir güzel içiyor, kediye* ve köpegine*içiriyor, yetmezmi$ gibi postaciya ikram ediyor, hatta ve hatta traktöre veriyordu... sonuçta hepsi kafayi bulup acaip i$ler yapiyorlardi...
çocuklar için uyu$turucu egitimi açisindan da mühim bir eserdir yani....
küçükken okuduğum, çoookkk çoookk beğendiğim bugün sözlükte karşılaşınca beni sıcacık gülümseten kitap. çok okumaktan parçalamıştım, yazık oldu. bütün çocuklar okumalı, zorunlu kitap olmalı hatta.
yıllar önce, daha küçük bir çocukken içimde çekip gitme isteğini uyandırmış muhteşem eser. kendine ait bir yaşam kurma düşüncesini akla düşürür tabi çocuk olduğun için bu düşünce çevrendekiler tarafından önemsenmez. benim büyüdüğümü düşünerek fedor amca yı bir okula bağışladığı için annemi asla affetmem bir de tontonumu attığı için. fedor amca insanın içindeki çocuğu ayakta tutabilecek bir anıdır
hiç unutmam yine bir gün fedor amca okurken, fedor'un traktörü motive etmek için oltanın ucuna sosis takıp o şekilde hareket ettirdiği sahnede gülmekten kafamı duvara çarpmıştım... o derece komik bir kitaptı. çizgifilmi de çok güzeldi, artık yapmıyorlar öylelerini..
obur traktorun taze pismis borek (veya baska bir sey, aklimda borek kalmis) kokulari duydugu bir evin onunde durdugu, ev sahibinden rica minnet alinan borekleri yemeden yola devam etmedigi bir bolum de vardi kitapta.
bir de evin kapkaççı bir kargası vardı...her haltı aşırırdı, ha bir de konuşurdu ve bir seferinde peçkin'i hasta etmişti..
kitabın en garip taraflarından biri de fedor amca ve saz arkadaşlarının para lazım olunca hazine avına çıkması, ve hazineyi hakikaten de bulmasıdır..sonra parayı aralarında bölüşürler, kedi gidip ineği alır, fedor amca traktörü alır, köpek ise av malzemeleri alır..
ayrıca fedor amcanın sipariş sistemi de şahanedir..fedor üretici firmaya "söyle olsun böyle olsun çok çalışsın az dinlensin benzin değil yemek ile çalışsın 0-100'e 5 saniyede ulaşsın.." gibi bir mektup yazıyordu ve bir süre sonra tadaaa traktörümüz gelmiş...keşke herşey bu kadar kolay ve eğlenceli olabilse..
ama en güzeli ise fedor amca gibi sizin (kitabı ilk okuduğunuzda muhtemelen onun yaşlarında oluyorsunuz) bu kadar heyecanlı ve renkli bir taşra macerasına çıkabilmesidir..şiddetle tavsiye edilir..
dünyanın belki de en güzel çocuk kitabıdır fedor amca. rüyada seneler önce ölmüş olan çocukluk arkadaşını gördükten sonra sabahın 4ünde sizi depoya indirecek, tek tek bütün kolileri açıp bulunacak ve okunup ağlanacak kitaptır.
yazılanların gercek oldugunu dusunup o koyde fedorla birlikte yasamaya ozenecek kadar kucukken okudugum olaganüstü kitaptı kendisi.sonra yılların gecmesi hicbir sey degistirmemis cogu okuyanın yaptıgı gibi ben de sayısız kez okumus artık nerdeyse ezberlemis duruma gelmistim.ev güneşinin yıllarca hayalini kurmus,miçoyu evde istemeyen cadı anneye cok sinir olmustum.yıllar yıllar oncesine goturen kitapmıs ayrıca (bkz: ben bugun bunu gordum)