erasmus'un her eve lazim, her aksam bi kere okunasi eseri "delilige ovgu"*de felsefecilere dair cok hos tespitlerde bulunur. bir tanesini copy paste edeyim. "felsefe, yahut baska bir guc ve ciddi seyi incelemeye koyulan su gucsuz, gamli, nesesiz kimselere bakiniz. birbirinden ayri bir cok dusuncelerle calkalanan ruhlari bunyelerini etkiler, bedenlerindeki ruhlar pek fazla miktarda ucar, nemli kokleri kurutur ve genellikle genc olmadan ihtiyarlar. benim delilerim tam karsiti daima semiz ve tombuldurlar, yuzlerinde sagligin, temizligin parlak betimlemesini tasirlar." bir de iskembei kubraya elimizi daldirip cikartinca ele gelen "ne hos bi omurdur, hicbir tur bilgelik olmaksizin gecen omurdur." var, sophokles olmali bu lafi eden*.
bati dillerinde rastlanmayan kavram. zira "philosoph, philosopher..." gibi sozcuk turevleri bize bunu gostermektedir. sozgelimi almanlar universitede felsefe okuyan ogrencilerine bile ister istemez "filozof" demek zorundadirlar. tam o sirada guzel turkcem ise magrur ve mutevazi bir cikis yapar: "felsefeci".
felsefeci demek felsefe tarihini iyi bilen demektir. felsefe bölümünde felsefenin tarihi hakkında bilgiler alırsınız. bu sebeple her felsefeci filozof değildir. filozof olmakta herkesin harcı değildir.(bkz: filozof) felsefeci, filozof olmaya diğerlerinden daha yakın kişidir.çünkü geçmişten bugüne pek çok fikir öğrenmiştir. düşündüklerini,savunduklarını çok yıllar önce birileri de muhtemelen düşünmüş,savunmuş olabilir ve onu eleştirenleri ardından neler olduğunuda okur, tüm bunları bilir en azından. unutmayınız ki bir felsefeciye filozof diyerek yaptığınız iltifat, aynı zamanda filozoflara yapmış olduğunuz bir hakaret olabilir.