bak bunlar ellerin senin bunlar ayaklarin bunlar o kadar güzel ki artik o kadar olur bunlar da saclarin iste aksamdan cozulu bak bu sensin cocugum enine boyuna bu da yatak olduguna gore aramizdaki sabahlara kadar koynumda yatmissin bak bende yalan yok vallahi billahi sen o kadar guzelsin ki artik o kadar olur
ista bak sen gozlerin de burda gozlerinin ucu da burda yasamaya alisik iyi ki burda yoksa ben ne yapardım bak cocugum kollarin iste ciplak iste bak gizlisi saklisi kalmadi gunumuzun gozlerin sabahin sekizinde bana acik ne gunah islediysek yari yariya
sen asil bunlara bak bunlar dudaklarin bunlarin konusmasi olur opulmesi olur seni usulca opmustum ilk optugumde vapurdaydik vapur kiyidan gidiyordu uc kulac oteden istanbul gidiyordu uzanmıs seni usulca opmustum hemen yanimizdan baliklar gidiyordu
anneme okuduğumda, kendisinden şu tepkiyi aldığım cemal süreya şiiri:
- .....hemen yanımızdan balıklar gidiyordu. evet annecim, nasıl buldun şiiri? - eh işte.. - nasıl eh işte annecim? benim en sevdiğim cemal süreya şiiridir bu.. - yani ne bileyim, genç olsaydık falan.. - annecim, sen de genç oldun, istanbul'da üniversite falan okudun, binmedin mi hiç vapura? (hani şiiri azıcık içselleştirebilsin diye soruyorum) - bindik de, böyle mi bindik anasını satayım!! - ??? tabi annecim, sen de haklısın.
genellikle koşma veya semai nazım şekliyle , sevilen herhangi bir varlığın yada doğanın güzelliklerini anlatmak, onları övmek amacı ile yazılan bir halk şiiri türü.
bir tavşan kadar ürkekti yüreğin kabaran deniz dalgaları gibi coşkulu... birden şavklandı yarı karanlık oda nemli teninde canlandı parmak uçlarımın ölü dokusu. dudaklarından içtim kevser şarabını sen, seni keşfetmenin hazzını tattırdın bana, ben olduğumu sen yaşattın. sen imzaladın kimliksiz otel odalarının doğum kağıtlarını.
bastığın yerde otlar yeşerir, topuk çukurlarında kuru ağaç dalları göverir. sen güldüğünde, güller güler, bülbüller susar erguvanlar seni kıskanır şenlenir bahar dalları.
karanfil kokulu terini içerdim ceylan derisi yumuşak teninde kasıklarında duyardım kalp atışlarını. sen ısıttın nemli çarşaflarını soğuk yatakların. sen imzalardın kimliksiz otel odalarının doğum kağıtlarını
hasan ucarsu'nun bestelemis oldugu, yaklasik yedi dakika suren, bumk klasik muzik korosu'nun 2006'dan beri seslendirdigi, klasik muzik aksami sonrasinda ise insanin "rezilleme" diyesinin geldigi, ama italya performansinin gayet basarili oldugu koral eser.
olumsuz anlam içeren bir kavramın farklı sözcükler kullanarak ifade edilmesi, böylelikle söz konusu kavramın yumuşatılması. örneğin, "ölmek" yerine "vefat etmek" sözcüğünün tercih edilmesi. (bkz: euphemism)