kanlica/instanbul'da sahil yolundan tali yola sapilarak veya tem yolu kavacik cikisindan tabelalari izleyerek ulasabileceginiz, guzel bir yuruyus ve kosuyoluna, beykoz belediyesinin islettigi hos bir restorana, tarihi hidiv kasrini bunyesinde bulunduran, askerligimi yaptigim kurtarma sualti komutanliginin hemen uzerinde, sosyal etkinliklerin (dugun, toplantilar, vs.) yapilabildigi, bos firsatlarimda kosmaya gittigim, tatillerde yigenlerimi goturup onlari cocuk parkinda kudururken izledigim, yaz aksamlari kulesinden atilan havai fisekleri evimden seyir eyledigim bina ve cevresindeki orman butunu. kisacasi asik olunasi bir mekandir hidiv kasri.
celik gulersoy un zamanında çok hoş bir yerken istanbul belediyesi tarafından kullanılamaz hale getirilen, taht şeklindeki tuvaletleri, kristal kaplı asansörü, hidivin yatak odasındaki dolaptan dışarı açılan gizli kapısı ile kavalalı mehmet ali paşa ahvadının yazlık köşkü.
abbas hilmi paşa'nın yaptırdığı 1 kulesi olan kasır. şu sıralar bir fotoğrafçının karşısına geçip, bir osmanlı tahtında oturup, padişahların giydiği yaldızlı, işlemeli cübbe ve kavuklar ile fotoğraf çektirip anında alabiliyorsunuz. bir de köşk kartı uygulaması başladı, yıllık 25 mtl verip yemeklerden %5-10 oranında indirim sağlıyor, otoparkına bedava girebiliyorsunuz.
dugun filan icin de kiralanir burasi.. balkondan gobek atanlari izlemek ve kafalarina beyaz leblebi atmak cok zevklidir. gorevliler gorurse de kacmak lazimdir.
haftasonu brunchlari icin muthis mekan..en son ki su andan 2 hafta kadar once kisi basi 15 milyon turk lirasi idi... acik bufedeki cesitler gercekten cok guzel ve zengin..yanliz kaptirip herseyden alicam yapmayin yarisini bile yiyemiyosunuz...tecrube ilen sabit...
kahvaltı, açık büfe , öğle yemeği , cafe , akşam yemeği servisi yapılan , hoş manzaralı bir kasır. bir kaç tepe daha aşarsanız karşınıza yuşa tepesi çıkacaktır ki , istanbulun en güzel manzaralarından biri daha ayaklarınız altına serilecektir...
kulesine çıkmak için 5 kat cıkmalıdır. içerinde memleketin ilk asansörü bulunmakta imiş. hıdiv amcamızın banyosunda bir jakuzi vardı ki bülent ersoyun süt banyosu yaptığı küvet halt yemiş. sol tarafında 5 tan musluk var idi. bazısından süt akarmış. bazısından gül suyu. italyan bir mimar yapmış, aynısının tıpkısını da mısır'da inşa etmiş. üst katındandan başka bir de, vakti zamanından otel olarak kullanılan 30 oda nisbeten daha ince bir kat vardır. o katında da terası da sadece kuleden görülebilir. kulesi pek tabi ki istanbul'un en güzel manzaralarından birini haizdir.boğaza bakan kısmı bedrettin dalan zamanında iç edilerek özelleştirilmiş, doktorlar sitesi diye bir site insa edilerek elden gitmiştir. belediye tesisi olmadan önce koruya ceylanlar ve şeyhmus tatlıcı talip imişler. fakat elde edememişler. şeyhmus amca kendi minik korusuna kasra çok benzeyen bir bina dikmiş. ceylanların bahcesi de zaten otopark girişinin hemen karşısında imiş. sanırım yerleri dar geldi iki oda daha ekliceklerdi barakalarına. bahcesindeki gül bahcesindeki güller bahcenin muhtelif yerlerine dağıtılmış, orası 1000 kişilik bir düğün şeysi olmuş. vaktince sincaplar varmış koruda ama koruda yapılan düğünlerde atılan havai fişeklerden sonra kayıplara karışmıştır. gittiğinizde mutlaka hıdiv kebabını tatmalısınız. ve bunu demirhindi şerbeti ile yapın hatta.
servis kötüdür, bina muhteşemdir ama binanın bahçesinden aşağılara inildikçe ağaçlardan mıdır nedir tuhaf bir hava vardır, kendinizi şehir dışında bir yerlerde gibi hissedersiniz ama aşağıda görünen boğaz manzarası size iliklerinize kadar istanbul'da olduğunuzu hissettirir.
koşu parkuru beni benden alan, koşulası, oksijen alınası halk dinlenme tesisleri... ayrıca koşu ve antreman sonrası acıkmıyorsunuz da... zira koşarken yuttuğunuz ve benzerlerine ancak uzunyol sonrası araba farlarında rastlanılan küçücük böcekler size protein yüklemesi yapıyor... mis gibi, kavacık'ın nimeti...
düğün dernek kurulmadığında veya benim o günlere denk gelmediğim yıllarda götürülüp, gezdirildiğimiz yerlerdendir; küçüktüm, hatırlamıyorum, sadece yapının iç görkemini ve soluduğum havayı sevdiğimi hatırlıyorum. bir zamanların hidiv'ine ait bu güzel bahçeli kaşaneyi ilerki yıllarda yine yine ziyaret ettik ama bir tatlı huzur almaya sadece.
tuhaf bir sehir olan istanbul'un asude mekanlarından birisi, hem bir gul bahcesi gorebileceginiz, hem bogaz manzarasi izleyebileceginiz bir yer hidiv kasri...istanbul bogazinin anadolu yakasinda, kanlica nin hemen uzerinde . genis bir koruluk icinde yer aliyor, mısır hidivi abbas hilmi pasa'nın koskuymus, sonra osmanli'nin son misir valisi olan abbas hilmi pasa, misir'da nil nehri kiyisinda'da hidiv kasri'nin bir ikizini yaptirmis vs vs . osmanlida misir valilerine hidiv deniyormus. cevresindeki korulukta, bulbuller ve sincaplar olurmus ( ben gormedim ).kasrin binasi sato biciminde, pek turk isine benzemiyor aslinda... neyse bina cok da enteresan degil aslinda ( biz turkler icin ), ama cevresinde ki yesillik ve manzara gorulmeye deger
kulesi, boğaziçi köprüsündeki ışıklandırmanın bir benzeri olarak ledlerle ışıklandırılmış, sürekli renk değiştiren bir ucube haline gelmiştir. güzelim kasırdan ne istediniz be!
içinde bulunan mescit ile beni benden almış kasır... hayır iftar yemeğinden sonra afedersiniz çişim geldi fakat abdest almaya çalışanlar yüzünden neredeyse altıma edecektim... olmaz olmamalı milli saraylar buna dikkat etmeli yakında dolmabahçe sarayı ve diğerlerinde de rastlarsam hiç şaşırmayacağım doğrusu...
hafta sonu açık büfe kahvaltıları pek bir güzel olur,nispeten hesaplıdır. lakin hafta içi daha bir güzel olur,daha sakin pür-i pak,hoşsohbet bir koruya ve onun bahçesindeki muazzam tarihi yapıya dönüşür,evet. bahar aylarında ise tadından yenmez.
garsonları insanın sabırlarını zorlayan mekan! eğer bir şey istiyorsanız bunu en az 3 kez dile getşrmeli ve bir sat beklemeniz gerekir bu istediğiniz sadece bir bardak çay olsa bile.
2007 yılında gül bahçesine beton dökülmüştür. gül bahçesinin yerinde artık ultra görgüsüz bir havuz ve servis masaları var. kulesine pavyon ışıklandırılması yapılmaktadır. zebil edilen, rezil edilen "yet another" tarihsel mekanlarımızdan birisidir. muhafazakar ve sözde geleneğe, tarihe saygılı zihniyetlerin zır cahillikleri, tarihe ve kültüre verdikleri zarar insanı isyan ettirmektedir.
londra ptokolünden sonra mısır valisi olan kavalalı mehmet ali paşa'ya verilen statü hidiv.yönettigi bölge hidivlik. bir nevi babadan ogula geçti özerk bir devlet gibi anlayacagınız.kendi valinize söz geçiremezseniz böyle olur...