çocukluğumdan beri hep acıdığım şehir. sanki yalnızmış unutulmuş gibi gelir. insanların oraya yardım etmesini isterim hep. izmirde oturmama rağmen hep yakın bulurum neden bilmiyorum. yılmaz erdoğanın oralı olması da şaşırtıcı bi mevzu yani
zorunlu hizmet kur'amı çektiğimde, "hakkari, daha ötesi yok gari" şeklinde bana "moral" verilmesine neden olmuş sınır bekçisi ilimiz, herkesin görmesi gereken yerler.
küçük,puslu,çamurlu bir ilimiz.'batılı' olma sıfatını taşıyan insanların küçümsedikleri,özellikle bu ilde yaşayan hatta zorunlu olarak yaşayan amir kesimin (tabi kişisine göre de değişir) birbirine düştüğünü gözlemlediğim ilginç sosyal yapılı şehir.
derin ve uzun zap vadisi'nin güney yamacına kurulu ve dört bir yanı dağlarla çevrili hakkari; anadolu'nun en ırak illerinden biridir. türkiye haritasının güneydoğu köşesinde en uçtaki konumuyla ve iran - irak sınırındaki 343 km. sınır şeridi ile ülkemizin en stratejik ili olduğu söylenebilir.
ilçeler
hakkari ilinin ilçeleri; çukurca, şemdinli ve yüksekova'dır.
okudugum bir kitapta subaylar hakkari icin soyle bahsetmisler. hakkariyi utuleyip duzeltebilme imkani olsa turkiye kadar arazi cikar. oyle daglik, oyle yuksek bir sehir.
hayalkırıklığının başkenti tabirine rağmen 6 yaşına kadar yaşadığım bu şehirle ilgili hep umut ve mutluluk baki kalacaktır... yaşanılan terör anıları , 1 gün sonra gelen gazeteler , çocukça zap suyu korkularım zerre kadar bilinçaltında iz bırakmamış, her haritaya bakışım özleminde "bir gün tekrar gideceğim, imkanım olursa insanlarına hakkettiklerini vermek için elimden geleni,kendi payıma düşeni yapacağım" dedirten kendi halinde,kendi gururunda şehir. insanların doğudan bahsederken yüzlerindeki korkuyu gülümsemeyle karşılamamı sağlamış yer...bir eskişehir*li olarak vatanı hatlarla ayırma budalılığına düşme ihtimalimin yok olmasını sağlamış, yurdun her sathının özlenebileceğini , seni özleyebileceğini , sevilebileceğini, seni sevebileceğini göstermiştir. vizontele'de dediği gibi oraya güzel şeyler de gelirdi, ama hiçbiri uzun kalmazdı.özlem yaşama biçimine dönüşmüştür bu yüzden,ve bu yüzden özlemek güzeldir hakkari'de... heryerde olabilecek özlemin göz yaşartıcılığının en kişiliklisidir bu belki... ve özleniyorsa hala, bilinmelidir ki, özlendiyse geçmişe baktığında, anlaşılmalıdır ki, orada güzel şeyler de yaşardı...