genelde taksicilerin yanindan eksik etmedigi...kasimpasa da polis cevirmesinde arabanin arkasindan cikip 'polis amca bu balta sapi' dedigimizde polisin bize pis pis bakmasini saglayan vurdunmu insanin suratina yeni $ekiller verebilcek bir sopa
bir kirilmaz, hakyemez türevi, haydar'la girilen insanların bakkal, muhtar, tüpçü gibi ünvanları olması gereklidir. "haydar'ınan gireceen" şeklinde kullanılması her ikimiz için de daha fazla randıman verecektir.
derste 20 kere kalkmak ve 45 kisiden 4 kisiyle ders nasil islenir konusunda tez yazdiran adam,guzide bir kal hocasi... soyledigin her kelimenin arkasindan so? veya why? diyecegi icin,ne dersen de sevindiremessin garibi ama aslinda normal hayatta kuzu formatindadir,ama bunu kal sakinleri bilmezler
baglama sporunun teknik olarak en son noktasindaki eserlerden birisidir. kendine has tezenesi ustalari bile cok zorlar. bir ali ekber cicek bestesi. inanilmaz bir eser ve halk muzigi icin bir kulttur.
haydar
ondortbin yil gezdim pervanelikde sitkin ismin buldum divanelikde ictim $arabini mestanelikde kirklarin ceminde zara du$ oldum, kirklarin ceminde haydar haydar.
guruhu naciye ozumu katdim, insan sifatindan cok geldim gitdim, bulbul oldum firdevs baginda otdum, bir zaman gul icin zara du$ oldum bir zaman gul icin haydar haydar dost dara du$ oldum.
eser cok cok ozel olup, senfoni orkestralari tarafindan bile yorumlanmi$tir. duyduguma gore arif sag bu eseri amerika'da kendinden gecerek caldiginda, gavur api$ip kalmi$, butun salonca dakikalarca ayakta alki$lanmi$tir. bestecisi buyuk usta ali ekber cicek haricinde bildigim yorumlari: cetin akdeniz arif sag erdal erzincan muslum gurses grup kizilirmak
not: haydar eserin halk arasinda kullanilan bir hali olup, tam adi haydar haydar entrysinde bazi diger bilgileri de bulabilirsiniz.
yanli$ hatirlamiyorsam ya da (yine) gothumden uydurmuyorsam izmir'deki efsanevi deniz ustundeki/liman yanindaki karakol. ozelligi alsancak mevkiine yakin oldugundan gecenin bir yarisi icki dolu bunyelerin polis baskinlarindan sonraki noktasidir. buraya girip de cikan ki$inin bazi cevrelerce kahraman $eklinde anilmasi, sehir efsanelerinin bir kisminin ya$anmi$ligindan gelmektedir. gercekten bir$eyler yapip da (ya da turk polisi'nin oyle du$unmesiyle) nezaretane'de gecirilen bir gece insan ya$aminda kotu tadlar birakirmi$.*
hatunların takılmadığı, ortalıkta bayan falan olmamasına rağmen "ne bakıyon yanımdaki kıza?!" diye masalar arası hiddetlenmelerin olduğu, çok sık kavga çıkan bir yermiş.* ayrıca bunlar anlatılınca enteresan bulduğum ve "keşke bi gidebilseydim" dediğim mekan.
di'li geçmiş zamanda ucuz alkolün bir numaralı adresi. çizgifilmlerdeki hapishane görüntülerinden aşina olduğumuz duvara monte ahşap yataklara benzeyen oturma yerleriyle olsun, bira varillerinin üzerine yuvarlak tahta konuçlandırmak suretiyle vücuda getirilmiş iğreti masalarıyla olsun, yarım metrekarelik tuvaletine balık istif dizilmiş üç adet yarısına kadar sidik dolu pisuvarı ve bir adet çeyreğine kadar kusmuk dolu lavabosuyla olsun, iç mimari ve dekorasyon dallarında türk gencinin (erkeğinin) ufkunu genişletmişti. haydar'da ucuzundan 3-5 bira ya da tekila içip akabinde daha nezih mekanlara akan kesimin (erkeklerin) yanısıra, bütün akşamını (gecesini, ertesini, daha ertesini..) burada geçirenler (erkekler) de mevcuttu. haydar kapanınca aynı leşliği başka mekanlarda bulamayıp sudan çıkmış balığa dönenler de bu insanlardı (erkeklerdi) işte. (bkz: morg bar)