savas karsiti oldugu icin almanya'dan kacmak zorunda kalmis ve ii.dünya savasi esnasinda isvicre'de yasamistir. savasa karsı olan muhalifligine isvicre'den devam etmis ve almanların nefretini kazanmıştır. bozkır kurdu adlı romanında kendinden kesitler vardır. yalın dili ve etkili sözleriyle okunması gereken bir yazardır.
“insanların büyük çoğunluğu yüzmesini öğrenmeden yüzmek istemez. yüzmek istememeleri doğal, çünkü karada yaşamak için dünyaya gelmişler; suda değil. ve düşünmek istememeleri de doğal, çünkü yaşamak için yaratılmışlar; düşünmek için değil! evet, kim düşünürse, kim düşünmeyi kendisi için temel uğraş yaparsa bundan ileri bir noktaya ulaşabilir. ne var ki, karayla suyu değiş tokuş etmiştir. böyle biri bir gün gelip suda boğulur.” demiş kişi.
içinizi ısıtan,felsefik mesajlar veren cinli perili,yunan mitolojisinden etkiler duyduğunuz masallar kitabının sahibi. ilk basımı 1964te can yayınları tarafından sağlanmış ve taa 2002de de 2.basımı yayımlanmıştır.ilginç.
"almanlar çok duygusaldır;bu duygusallıkları çokluk zorbalıkla birleşmese,katlanılmaz kişilere dönüşürler." diyen alman yazar. savundukları,düşündükleri okuyanı illaki etkileyen,hassiktir dedirtip insanı dirilten yazar!..
"hırçın ve kendini mahvedici bir hakikât aşkı" ile "acı çekme yeteneği" karakteristiğini* teşkil eder. "inanç güdüsü" de eserlerinin temelinde sezilendir.
sürekli arayış içindeki bireyi anlatır.. idealizm ve nihilizm arasında gidip gelen, idealler ve gündelik hayat arasında sıkışıp kalan, düşünen , sorgulayan ve dolayısıyla acı çeken insanları anlatır.. ve bunu bizzat kendi tecrübelerinden yola çıkarak yapar..
yaşam sanatı diye birşey varsa eğer bunu elde etmek isteyen her insana tavsiye edilecek yazardır kendileri.. okurken hem acı çekip kendimi sorguladığım ama aynı zamanda yalnız olmadığımı hatırlatan insandır kendisi..
ailesinin ve çevresinin bütün baskılaına rağmen ilahiyat okulunu terk edip önce kitapçılık yaptı, ardından yazarlığa başladı. almanya’daki militarist ve milliyetçi hareketlerin yaygınlaşması üzerine isviçre’ye yerleşti. daha sonra ağır bir bunalım geçirdi ve psikanaliz tedavisi gördü. romanlarından yansıyan ruhsal tahlil zenginliğini biraz da bu hastalık dönemine borçlu. hindistan’a yaptığı yolculukta tanıştığı ve çok etkilendiği doğu kültürünü jung’un psikanalizi ile -avrupa’nın şiddet atmosferinde- birleştiren hesse, uygarlığın yıkıcı etkileri ile baş edebilmek için, kişinin öz benliğini geliştirmesine yönelik bir dünya görüşüne bağlanarak metinlerinde doğu’nun gizemciliğini -zaman zaman mistisizme varan bir biçimde- işledi. 1946’da nobel edebiyat ödülünü alan yazar,1962’de isviçre’nin montagnola kasabasında öldü...
kitaplarından bazıları:
gençlik bunalımları harika çocuk inanç da sevgi de aklın yolunu izlemez sevgi üzerine küçük dünyalar
ilham veren yazardir. okuduktan sonraki ruh haliniz ile okumadan onceki ruh haliniz tamamen degisiktir. dunyayi daha bugulu, daha buyulu gozlerle gorursunuz.. elinizden kagida oyle seyler dokulur ki, daha sonra okudugunuzda bunlari yazdiginiza siz de hayret edersiniz. (bkz: siddhartha) (bkz: masallar)
en sevdiğim kitaplardan bozkırkurdu'nun yazarı. (bkz: der steppenwolf) bir kısım şiirleri behçet necatigil tarafından güzel türkçemize kazandırılmıştır. thomas mann'ın dediğine katılarak "yirminci yüzyılın en önemli belgeleri arasında yer alır." diyebilirim.
hesse'nin,1943 yılında tüm dünyanın savaş cehennemini yaşadığı sırada yazmış olduğu boncuk oyunu doğu ve batı felsefelerinin kusursuz br bileşiminden oluşan ütopik bir dünya düzeni sunar okuyucuya.hesse,yeni dünya düzenini bireysellik üzerine temellendirir:"tanrı senin içindedir, kavramlarda ve kitaplarda değil.gerçek yaşanır,öğretilmez."kısacası düş ve düş gücünün ürünü fütüristik bir oyun olan boncuk oyunu bu bakımdan büyük önem arz etmektedir. (bkz: bir büyücünün çocukluğu) (bkz: çarklar arasında) (bkz: demian) (bkz: doğu yolculuğu)
68 kusagından pekcogu gibi californialı rock grubu sparrowda idol yazarın aynı adlı romanından etkilenip adlarını steppenwolfa cevirmislerdir, 1962 yılında ölen hesse 68in sembol yazarlarındandır