hafifliği nedeniyle balonlarda kullanılması zeplin faciasına yol açmıştır. bu nedenle sonra yerini füzyon arkadaşı helyuma bırakmıştır. (bkz: zeplin) (bkz: helyum)
basitliğinden dolayı atom incelemelerinde üzerinde en çok çalışma yapılan element. misal, bohr atom modeli tamamen hidrojen atomu üzerine kurulmuştur. bütün enerji seviyelerinin de bir ismi vardır bu gariban atomun. (bkz: lyman)
bu hidrojen dediğimiz bakirelerden iki tanesi elektronlarından soyunarak, oksijen beyle birleşip bizim hayat kaynağımız olan suyu oluşturur. bunun içindir ki suya h2o demiştir atalarımız.
evrende en fazla bulunan element. 1766 da henry cavendish tarafindan sokakta bulunmustur. ismi yunanca su yapan anlamina gelen hydro + genes kelimelerinden türemistir. soguk füzyon rezaletinin bas rol oyuncusudur. renksiz kokusuz ve yogunlugu en düsük olan gazdir. nötronu olmayan tek elementtir. tek protona sahip olmasi nedeniyle bir cok atom modeline temel tas olmustur. dogada iki hidrojen atomunun olusturdugu h2 molekülü halinde bulunur. oldukca yanici bir gaz olmasi atesle yaklasilmamasina yeterince bir nedenidir. 1937 hindenburg faciasi bunun tarihteki en aci örnegidir. bu tarihe kadar zeplinlerde kullanilan hidrojen gazi ayni zamanda gelismekte ve az gelismis ülkelerde ucan balon yapiminda kullanilmaktadir. ayni islevi görebilecek olan he gazinin tercih edilmemesi ise oldukca pahali olmasidir. 3 tane izotopu vardir: 1h: hidrojen, 2d : döteryum ve 3t: trityum. trityum radyoaktif olan izotopudur. döteryum ise nükleer santrallerde, agir su denilen d2o seklinde sikca kullanilir. elektroliz yoluyla sudan elde edilmektedir. amonyak üretiminde ve hidrojene nebati yag yapiminda kullanilmaktadir. yanma sonucu sadece di hidrojen mono oksit olusturdugu icin gelecegin yakiti gözüyle bakilmaktadir. yogunlugunun cok düsük olmasi nedeniyle fazla hacim kaplamakta, buna cözüm olarak yüksek basincta sivi halde tasinmakta ve saklanmakta ama bunun da tehlikeleri bulundugu icin halen ucuz ve tehlikesiz bir sekilde saklama ve tasima metodlari icin arastirmalar yapilmaktadir.
bütün evrendeki atomların %70'i hidrojen atomudur. o kadar fazladır yani bu meret. ayrıca %27'sinin de helyum olduğunu söylersek varın siz düşünün geri kalan elementlerin zavallığını.
bu rakamlar bir kenara da gelecekteki bütün yakıt kaynağımız hidrojen olacaktır. bütün araştırmalar ve geçici ara çözümler (cng, lpg, biyodizel vs.) hidrojeni kullanabileceğimiz güne kadar yarar sağalayabilecekler ama daha sonra avuçlarını yalayacaklardır. şu an itibariyle arabalarda hidrojenin sıkıştırılıp tüplerde taşınması için korkunç basınçlara ihtiyaç duyulduğundan başka başka çözüm yolları aranmaktadır. şu an itibariyle dedim de; biraz önce arkadaşım aradı, who is an isviçreli bilimadamı, toplantıdan çıkmışlar "yine olmadı someka ama bir gün bu hidrojeni yola getirmeyi başaracağız, insanlığı güzel günler bekliyor" dedi.
iki milyon atmosfer basıncının üzerinde sıkıştırıldığı zaman metal özelliği kazanacak gibi görünen ametaldir fakat böyle bir durumun laboratuvar koşullarında sağlatmak imkansızdır.
hidrojen, denizaltilarda da yakit maddesi olarak kullanabilir bu sayede denizaltilar uzun sure deniz altinda kalabilir. gunluk hayatta da , petrol hidrojene tercih edilmistir.