emperor'un yonetiminde genetik olarak laboratuvarda ubermensch olarak yaratilan primarch'larin en guclusu olan horus, ayni zamanda emperor'un en sevdigi oglu ve kendisinden sonra en yetki sahibi olan ki$i, warmaster of imperium'dur. fetus zamanlari sirasinda chaos tanrilari tarafindan warp'da dagitilan primarchlarin her birinde warp yuzunden degi$iklikler olmu$tur, horus da kendi icinde bir chaos izi ta$imaktadir.
bir sava$ sonrasinda gezegenin yoresel sava$ci tarikatinin ayinine katilan warmaster, yarali olmasinin da getirdigi zayiflikla kendini chaos tanrilarinin etkisine kaptirir ve sonrasinda kendine sadik olan adeptus astartes birlikleri (ki bu adeptus astartes'in yarisidir) ile bir isyan ba$latir. bu ba$layan isyana "horus heresy" denmektedir.
horus ile emperor arasındaki mücadelede ufak ama önemli bir nokta ise $udur; terminator zırhı içerisindeki bir grup imperial fist marine duvarlardan geçip kapıları kapatıp emperor'a yeti$meye çalı$maktadırlar.bu sırada emperor ağır bir darbe almı$ ve horus'un son darbesini beklerken bu marineler horusun dikkatini anlık olarak dağıtmı$,bu da emperor'un horus'u dağıtması için zaman kazandırmı$tır.zayıflığına rağmen emperor bu ekibe zırhın çıkartılarak eritilip rozet yapılarak horus'un yenilgisi hatrına tüm terminator zırhlı marine captain'larına takılması emrini vermi$tir.
seriyi okumayı düşünenleri de gözeterek mümkün olduğu kadar az spoiler ile olayı başından ele almak gerekirse;
terra'daki unification wars'un bitimi ve primarchlar ile space marine lejyonlarının yaratılışının ardınan karanlık çağ süresince galaksinin dört bir yanında terra'dan ayrı kalan insan kolonilerinin tekrar imparatorluğa kazandırılması ve bilimin ışığının götürülmesi amacıyla great crusade başlar. emperor insanlığa tanrıların, ruhların var olmadığını göstemiş ve ateist bir düzeni yerleştirmiştir, buna rağmen emperor'un kendisini tanrı olarak görenler vardır. ullanor'da orklara karşı kazanılan büyük zaferin kutlamalarının ardından emperor çok önemli bir amaç uğuruna terra'ya döneceğini açıklar ve great crusade'in liderliğini en sevdiği oğlu horus'a bırakır. horus'un seçilmesine pek çok primarch karşı çıkar ancak hepsi emperor'un seçimine saygı duyarlar ve imparatorluğun genişlemesi devam eder.
bir savaşta ağır yaralanan horus karanlık güçler tarafından kurtarılır ve babasının (emperor) onu terkettiğine, terra'da şu an savaşçıların kanlarıyla kazanılmış imparatorluğu sivillerin eline bıraktığına ve kendini tanrılığa yükselttiğine, dolayısıyla başından beri kendi oğullarına yalan söylediğine inandırılır. ihanete uğradığına inanan horus, kardeşleri primarchların bazılarından da destek bulur ve imparatorluğu sivillerden ve babasının saçmalığından kurtarmak için başkaldırmaya karar verir. bu olayın adı warhammer 40k dünyasında da horus heresy olarak geçer.
horus ıstvaan sisteminde iki katliamla terra'nın işgalinin önünü açar ancak son savaşta başarısız olur ve emperor tarafından öldürülür. kalan isyancı lejyonlar eye of terror'a kaçarlar ve chaos space marines olarak karanlık güçlerin tarafına geçerler. imparatorluk ve galaksi baştan aşağı değişmiştir. kalan primarch'lar bazı reformların ardından teker teker kaybolurlar. bu reformlardan en önemli ikisi second founding ve inquisition'un kurulmasıdır. space marine lejyonları dağıtılıp daha küçük chapterlar kurulmuştur, bir daha hiç kimse koskoca bir space marine lejyonunun gücüne sahip olmayacaktır. emperor'un ateist düzeni yıkılır ve bizzat kendi karşı çıktığı, kendisini tanrı olarak gören inanç yerleşir. imparatorluk aydınlık ve bilimden uzaklaşır ve git gide totaliter bir yapıya dönüşür.