season 3 bölüm 11 itibariyle yazarlarının 3-4 zamanlı hikayeleri mükemmel anlatabildiğini bize kanıtlamıştır. bölümün geçmişten geniş alıntılarla geçmesi ve bunu da işleyişe cuk diye oturtmaları, bayıldığımız dizi yetenekli ellerde dedirttiriyor insana.
---s03e11 spoiler--- harika insan barney stinson ın belirttiği platinum rule a özellikle dikkat çekmek isterim ki örnek alınası bir karakter olarak yaratılan abimizin sürekli görüştüğünüz insanlarla çıkmak üzerine harika bir öğretici anlatısı vardır bu bölümde. bunu dışında karakterlerimizin genel hoşnutluklarının nelerden yana olduğunu yine net olarak göstermiştir. barney stinson - kolay ve hızlı seks, bedava şeyler. lily & marshall- evlilik dolayısıyla, canlarının sıkılmasını engelleyecek şeyler. ted mosby- arkadaşlarının tavsiye etmeyeceği şeyler, dizi havası nedeniyle göt olacağı işler. ---s03e11 spoiler ---
sezon 3 bölüm 11 ile kesinlikle 3. sezonun en iyi hikayesine ulaşmış dizi...
neredeyse bütün sezonlarda aynı etki oluşuyor sanırım, sezon başında duarağan başlayan, 9 ila 11 nolu bölümlerde tavan yapan, sonra tekrar durgunlaşan fakat sıkmayan, sezon sonu hafif bir finalle biten bir acaip çizgi.
3. sezon 11. bölüm, son 1 dakikasına kadar ;flashbackleri çıkartırsak; sadece bir sahneden oluşmaktadır..ve bu sahne yaklaşık olarak 9-10 dakika arasıdır..bu özellik bile ne kadar farklı ve cesur olabildiğini ortaya koyan bir örnektir how i met your mother ın..bir de 3x11 in başında ted* - 45. ve 50. saniyeler arasında sanırsam - doktor stella ya çok fena çakacam hareketi yapmaktadır ki diziyi izleyen türk izleyicilere bir saygı duruşu niteliğindedir kanımca..sanırım senaristler burada diziye karşı duyulan yoğun sevgiyi farkettiler. *
"barney stinson" karakteri hayatımın karakteri olmuş dizidir.gelmiş geçmiş dizi tarihinde; çoğu erkeğin düşüncelerini en gerçek yansıtan adamdır bu. bütün "barney" kuralları ve kanunlarıyla da vazgeçilmezdir.
ama şu izlenme oranları yüzünden, bitirilmesi ihtimalinden çok korktuğum dizidir. anlaşılan amerikalılar bizlerin izlediği/beğendiği hiç bir diziyi sevmiyorlar. aynı şey yine biz de çok izlenen heroes, prison break ve hatta lost için bile geçerli. bunun sebebini hala çözemedim, adamlar özellikle mi yapıyolar nedir?
efenim ilk sezonda victoria karakteri, almanya ya iki yıllığına gitmişti..bu demek oluyor ki bu sezonun ortalarına doğru kendisi almanya daki kursunu bitirip dönecek.ayrılırken de ted* evladımız kendisine "geldiğinde, yalnızsak yeniden birlikte olalım, hatta yalnız değilsek bile" ayarında bir laf etmiştir..ted ile robin* ilişkisinin bu gerçekle birlikte ne olacagı oldukça belirsiz..ortalık karışabilir..ayrıca ted yine ilk sezonda 28. yaş gününü kutlarken 30. doğumgününü de referans vermiş ve bir keçi hikayesinden bahsetmişti..ted in doğum günü nisan sonu veya mayıs başı gibi bir zamanda olduğundan, sezon finaline doğru victoria, ted, robin üçgeni çok şeylere gebe olacak..ayrıca sarı şemsiyeli abla ile de muhtemelen bu sezon sona ermeden tanışacağımızı düşünürsek ki bence sezon sonna doğru tanışacağız, ted in ilişkileri kimin eli kimin cebinde karmaşasına dönecek ve bizleri de pek eglendirecektir gibi görünüyor..
açık mektupta "mother"ın kim olduğunu açıklamış dizidir. ne yarrak bir grevmiş, güzelim dizinin sonunu da sikip attı. amerikalı senaristlere kafam girsin.
gelecekteki ted in çok net biçimde coat check girl in anne olmadığını belirttiği dizidir..1x05, son sahnesi.. daha doğrusu ted coat check girl ile evlenmediğini onaylamıştır konuşmanın geneline bakarsak, anne olmadığını değil..benim tahminim halen geçerli, bu coat check girl, aynı zamanda slutty pumpkin ve love solutinos ın ted e bulduğu mükemel eş (hatırlarsak 1x21 de ted bu mükemel eşi ile buluşamıyordu lilly nin san fransico ya gitme merakı yüzünden.)..bunların hepsi aynı kadın ve bir şekilde kader kavramı ile bir araya gelecek(ti) ted ve o kadın..
öte yandan, 3x11 in son bölüm oldugu sözleri gözlerimi doldurmuş, beni de fena halde yaralamış dizi..ufak çaplı bir şok yaşıyorum..
edit : sevgili dostum os da bana katıldı..hayata küsmüş vaziyetteyiz an itibarı ile
yapımcıların yolladıgı açık mektubu okumam ile birlikte beni alenen gözyaşlarına bogmuş dizi. her salı sabahı torrent sitelerine düştü mü diye bilgisayar başında dingilce beklememi mi sayayım, şu ana kadar yayınlanmış tüm bölümleri sapıkça, replik replik ezberleyene kadar izlemiş olmamı mı söyleyeyim bilemedim. zerre abartı olmadan, resmen hayatımın bir parçasını benden aldılar götürdüler ey sözlük. lakin hala umudum var, 3x11 son bölüm degil, olamaz, gerisi gelecek, dizi bitmeyecek. bitmesin. hayata küstüm lan.
barney gelse yaldır yaldır eve girip "ted, marshall!! fight suit up!. it's gonna be -wait for it- ..legen.. -keep waiting- ...dary.. who's with me?" dese, sonrasında gidip şu senaritstlerin ağzını burnunu kırsalar...
yanlis anlasilma sonucu sona erdi sanilan gereksiz yere heyheyli entryler girilmesine neden olan dizi.
dizi senaristleri yazdiklari mektubun sonunu su sekilde sonlandirmislardir:
"senaristlerin grevi cok cok uzun surer ve tv sektorunun yarisi sonsuza kadar issiz kalirsa, bir baska bolum daha cekemeyecegiz. o durumda, anne; vestiyer gorevlisi kiz. iyi tatiller."