25 nisan 1990'da discovery ile uzaya ta$inan bu teleskop yakla$ik okul otobusu kadardir (4mt. x 11mt.). gonderildikten sonraki ilk 5 yilda cesitli seferler bozularak tamir edilmek durumunda kalmi$tir. bu tamirler esnasinda eklenen 'near infrared camera' ve 'multi-object spectrometer' gibi yeni teknolojiler sayesinde bizim goreceli outer space'imiz buyumu$tur. temmuz 2003'de tekrar bir yenilemeden gececektir.
2010 yilinda ise yerini james webb uzay teleskobuna birakarak uzay coplugundeki yerini alacaktir, eger muze yapilmazsa.
teleskopun dev merceği yeryüzünde oyularak son şekline getirilmiş ama kendi ağırlığından dolayı üzerine baskı geldiğinden, yer çekimsiz ortama ulaşınca başka bir şekle bürünmüş
nasa tarafından uzaya gönderilen ve 10 bin galaksiyi bir arada gösteren muhteşem bir fotoğraf çekmeyi başardığı açıklanan teleskop.
fotoğrafta ayrıntılı şekilde görünen bu galaksilerin yanı sıra daha az parlak başka galaksilerin de bulunduğu ve galaksi sayısının 10 binin üzerine çıktığı ifade edildi.
astronomlar "hubble'in çektiği fotoğrafın, dünyamızın içinde yer aldığı samanyolu galaksisinin oluşumu hakkında ayrıntılı bilgi vereceğini" ifade ettiler.
daha önce çekilen benzeri fotoğraflardan 150 kat daha büyük olan fotoğrafın, güney yarımkürede yer alan fornax takımyıldızını da gösterdiği belirtildi.
'hubble'in çektiği fotoğraf, galaksilerin nasıl meydana geldikleri konusuna ışık tutacak' deniyor.
nasa'nin tamir etmenin riskleri cok fazla oldugu icin bundan vaz gectigi, uc vakte kadar okyanusa du$urecegi muteveffa uzay teleskopu. (bkz: sen ne guzel teleskobumuzdun hubble abi)
"ben hubble, görmenizin sicili uzaya kök salmışım kıymık kıymık merceğim arşa saplı bir yerinden, artık kainata kükredim: "hanginizin başı, alev alev kırmızı" hanginizin imsakı diken" ......
fakat sonsuz kareye bölünebilir mi sonsuza giden yol? sonsuz karenin üzerine sonsuz eşya konabilir mi? ve kat edilebilir mi senden gelen ışığın gösterdiği? bir bakışın, izini sürebilecek midir hubble? observer bilebilecek midir bakışımsızların ahvalini. bekliyoruz. ve de ki zaman varlık olmuş size. ... hubble'ın gözleri kaybolmanın estetiği"
bundan sonra hubble'a artık eski gözlerle bakmak mümkün olmayacaktır.
"bulutsuz bir akşamda, açık havada, güneş battıktan hemen sonra ya da gün ağarmadan hemen önce yerkürenin orta enlemlerinde iseniz eğer, eğimle gelen gün ışığı 600 kilometre yukarıdaki uydulardan yansıdığında, bazen, onu görebilirsiniz -atmosferdeki çalkalanma, yavaş yavaş ilerleyen ve ortalama bir yıldızdan çok da parlak olmayan bu noktanın yumuşak ve kesintisiz hareketlerinin aksak ve düzensiz olarak algılanmasına yol açar. ve işte bu görüntü, temelde, hubble uzay teleskopu’nun kariyerinin ilk günlerini tanımlar.
fırlatılışı defalarca ertelenen, ardından, yörüngeye oturtulmasından çok kısa bir süre sonra miyop olduğu anlaşılan, bir uzay aracı mürettebatı tarafından onarılan ve sonra diğer uzay araçlarının mürettebatı tarafından geliştirilen hubble uzay teleskopu, onun aracılığıyla uzayı gözlemleyen kişi sayısının daha önceki hiçbir örnekte olmadığı kadar yüksek olduğu, dünyanın en popüler bilimsel aletine dönüştü. bilim insanları onun elde ettiği verileri kullanırken; adını evrenin genişlediğini keşfeden edwin hubble’dan alan bu teleskop görüntülediği yıldız kümesi, bulutsu ve galaksi fotoğraflarıyla, neredeyse google kadar ünlendi.
bilimsel devrimi tetikleyen şeyin genelde araçlar -özellikle de teleskoplar- olması nedeniyle, insansız bir teleskopun bilimin sembolü haline gelmesi hiç de şaşırtıcı değil. bizler, genellikle, bilimin büyük düşünürler tarafından ortaya çıkarılan büyük buluşlar olarak değerlendirilmesi eğilimindeyiz. ancak bu, büyük oranda, bilimsel devrim öncesinde, bilginin genellikle filozofların kitaplarında arandığı dönemlerden kalma bir düşünce biçimi. bilimde araçlar, savlardan daha güvenilir olabiliyor. galileo’nun teleskopunun nesnel gözlemleri, o dönemde hakim olan dünya merkezli evren modelinin eksiklerini gözler önüne sermekte galileo’nun savlarından daha etkili oldu. newton’un hareket yasaları, geçerliliklerini, kuşku götürmez bir biçimde açıklanmış olmalarından çok, gökbilimcilerin teleskoplarından göreceklerini tahmin edebildikleri için korudu. galileo’nun çağdaşı johannes kepler, bilimsel aletler kullanılarak yapılan gözlemlerin, yüzyıllar boyunca süregelen akıllı ama cahil söylemlerin yerini alabileceğini kavramakta hızlı davrandı. teorik matematikçi olan ve hiçbir zaman bir teleskopa sahip olmayan kepler, galileo’nun buluşunu, “her şeyi bilen ve her asadan daha da değerli olan bir boru” sözleriyle övdü.
hubble, galileo’nun teleskopunun kepler yörüngesine fırlatılmış hali. ve bu iki bilim insanı bugün yaşasalardı eğer, kanımca, hubble’ın teknolojik karmaşıklığından çok, eski düşünceleri sorgulayan noktaları gün ışığına çıkarma -ve bunları internet’te yayımlama- potansiyelinden etkilenirlerdi; çünkü bilim her zaman bilgiyi yaymak amacını gütmüştür. hubble’ın fırlatılmasından neredeyse 50 yıl ve onun dayandığı -mikroişlemciler, dijital görüntüleme ve haberleşme sistemleri ve uzay mekiği gibi- gelişmelerden çok önce, 1946’da, büyük astronomik bir teleskopu yörüngeye yerleştirmeyi öneren astrofizikçi ve dağcı lyman spitzer jr. da eski düşünceleri sorgulamanın ve bilgiyi yaymanın öneminin bilincindeydi. spitzer, bu teleskopun, mevcut düşüncelerin sınanması ve rafine edilmesinin yanı sıra yeni düşünceleri ateşleyeceğini de vurguluyordu. “böylesine yeni ve çok güçlü bir cihazın yaptığı en önemli katkı, içinde yaşadığımız evrenle ilgili mevcut düşüncelerimizi desteklemek değil, henüz hayal edilemeyen yeni oluşumları ortaya çıkarmak ve belki de uzay ve zaman konusundaki temel kavramları tamamen değiştirmek olacak” öngörüsü de spitzer’e aitti." kaynak : ntvmsnbc
google earth programına indirebilecek küçük bir eklenti ile hubble'ın şu vakte kadar dünya'nın çevresinde hangi doğrultuda dolaştığını ve dünya'nın hangi noktasında olduğunu görebiliyormuşuz. hoş olmuş. daha detaylı bilgi ve eklentiyi indirebilmek için aşağıda ki linke bakabilirsiniz. http://www.google.com/...allery%2fwhere_is_hubble.xml