lewis caroll'un alice in wonderlanda devam niteliğinde yazdığ through the looking glass'ında yer alan yumurta abi. aslında bir çocuk tekerlemesinden çıkma bir karakterdir,
ilaç prospektüsü okumayı seven üsküdarı avucunun içinden daha iyi bilen elf tarzı giyinmeyi seven kettlelar ve advantage card konusunda bir strateji dehası sayılabilecek bir uzaylı sözlüğün son dönem bomba transferlerinden birisi. saygılarımızı sunuyor başarılarının devamını diliyoruz.
maddi manevi zenginliğinin farkına başkalrının yardımıylada olsa varabilen diğer bir yarısı olan (bkz: siyam ikizleri) (bkz: yvaine) gözetim listesinde üst sıralarda yeralan paranın insanı ne kadar değiştirebileceğine bir örnek bir güzel insan.
paul austerin new york uclemesi dahilindeki ilk romani cam kentte bahsettigi uzere, humpty dumpty paradoksal bir olusumdur. hem vardir, hem de yoktur. duvarin uzerinden dusup kirilmasiyla birlikte, olmamisligin sonuna imza atar. hatta kitabin bas kahramaninin isminin basharfleri, humpty dumpty'ye gonderme yapilaraktan h ve d olarak belirlenmistir.
hamtii tomtii die şarkısını söölerdik küçükken..evde oyuncağı vardı ingiltereden mi ne gelme.. böle yusyuvarlak dizlerime gelen kıpkırmızı lastik topcuk..kulakları vardı onlar tutunmak içindi..çünkü üstüne oturursunuz ve zıplarsınız..zıp zıp koridorda gezerdik onna..bide lastiğin üzerine siyah gözlerini ve gülen ağzını çizmişlerdi.. hamdii tomdii patlatı bigün..ben çok ağladım.. cocukluğumuza damga vuran oyuncaktı..şarkısı şöyleydi:"hamdii tomtii duvara cıktıı...hamtii tomtii yuvarlandıı yuvarlandııı ..bunu yabmaaayıı kolay mıı sandıı kolay mıı sandııı..canııı yandııı canı yandııı" die .. ühü
sıradan günlerde haftada en az 3 kere görürken, final haftalarına denk gelince zaman, yüzünü göremez oldugum, bugün tam 7 gündür konusmadığımızı farkettiğim, özlediğim insan.
saclarının arasında bakırımsı gölgeler olan, tanıdıkça daha derine inmek isteyeceginiz, 12 yıldır bıkıp usanmadıgım, ayrı kaldığımda özlediğim, keşfetmeye değen, bir bakışıyla yaramazları susturan**,6 haziran efsanesinin* diğer üyesi, doğuştan lanetli, ama vazgecmeyen elfprensesi.
yoğun telefon kullanımıyla yer altı telefon kablolarının erimesine sebep olarak üsküdarın bir bölümünün dünyayla zaten kısıtlı olan bağlantısını kesen * ve dolayısıyla kendiside ortadan kaybolan aramayınca alınan ** yaz okulu canavarı itü mağduru kullanıcı.
anlamsızlıkları ile boğuşmaktan yorgun düşmüş,yaz kış giderek itü yollarını aşındırmış ama geri dönüp baktığında bir arpa boyu yol ilerlememiş olduğunu gören kişilik...
türk usulu fasf food chains: hacioglu lezzete sinir yoktur adli kitabi yazmis olan suser. bir gida muhendisi olarak bu tezi icin tam 6 ay neredeyse hacioglunda yasamis ve eve hep lahmacun, kiyma kokulariyla donmus bizleri sinir etmistir. sirret kisiligi bununla da sinirli kalmamis bir sure sonra kafasina estigi hacioglu subelerine gidip resmen teftis yaparmis gibi calisanlari azarlamistir. hamurun kalinligindan servis elemanin yaka rozetine kadar hepsini ezberlemis olan bu suseryetmemis musterileri bile gorgusuzlukle suclayarak teror estirmistir. *
en son ali baba kebapcisi entrysi ile lahmacun ve kebap endustrisine karsi biraz yumsadigini farkettigim bu degerli arkadasima ve canindan cok sevdigi uzerine titredigi ve hala kullanmayi tam olarak beceremedigi motorsikleti ile birlikte mutluluklar diliyorum. (bkz: motorsikletli kurye) (bkz: kapima dayanma sakin)