insan içinde birikenleri cümle kurarak dışarı vurmak için gereken cesareti topladığında, başlamak için tam derin nefes almışken olur olmaz olayların ağzını kapatması sonucu başına gelen olay.
kotu bir olay yasanir ancak bu olay tahmin edilenden cok daha fazla kotudur.o zaman sadece patlamakla kalmaz resmen icinizde patlar ve herseyi hissedersiniz.
verdiğimiz bütün tepkileri küçüklü büyüklü patlamalar olarak nitelersek, içine patlama olayının bu tepkilerin verilmemesi ile ilgili bir durum olduğunu görebiliriz. hemen bu noktada örnek olarak "içine ağlamak", "ağlamayı yutmak", "gözyaşı dökmeden ağlamak" deyimlerini hatırlatmak isterim. tanımı biraz daha genişletebilmek için, söylediğimiz sözleri birer konuşma balonu olarak düşünmek suretiyle, konuşma balonunu yutmak gibi benzer bir deyime de varabiliriz, güzel de olur hani.
gidilebilecek konsere hele ki sevdiginiz biriyse bu* gidememeniz sonucunda butun agirliyla insanin icinde hissettigi hadise. (bkz: bogazi dugumlenmek)*
bu durumun sebebi olarak tepki verilmesi gereken kişinin yakınlarda olmamasını sayabiliriz. yanınızda olsa ağzına sıçarak, okşayarak, kavga ederek, avaz avaz bağırarak, öperek, suratına ağlayarak üzerine patlayacağınız kişinin yokluğunda, bütün bu yapacaklarınız içinizde kalır, orda patlar. iğrenç bir durumdur, insidon tavsiye edilir.
üzerine bir bardak da soğuk su içilmesi halinde hakkını tam anlamıyla verebileceğimiz hadisedir.
içinde patlamak, patlama eyleminin anlık olması itibariyle anlık bir durum izlenimi vermesine rağmen, etkileri uzun süre devam edebilen bir durumdur, bir kere bunun altını bir kere çizmek lazımdır. artçı şok tabir edebileceğimiz küçük patlamalar patlayan şeyin dışarı kusulmasına ya da üzerine bir bardak soğuk su içilmesine kadar devam eder. kimin bu artçı şoklara ne kadar dayanabileceği belli değildir, her halükarda sonsuza kadar içeri patlanamayacağına göre herkesin su içme gereği ile kusma gereği arasında bir seçim yapması gerekmektedir.
birkaç paragrafta anlatılabilecek bir ruh halini iki kelimede özetler...
durum boktan, olmasını istemediğiniz olmuş... ama bişey yapamıyorsunuz; ne tepki göstericek konumdasınız, ne hakkınız ne de haliniz var zaten. dışarıya çıkartamıyosunuz içinizde nolduysa.
ve patlamadan geriye, dışardan normal gözüken, ama içerden sıvası dökülmüş bir bünye kalıyor. ağızdan ufak bir sıkkınlık ifadesi kılığına bürünmüş "offf..." efekti çıkıyor ki o "offf..." aslında belki de patlamanın tozu dumanı... hatta belki falloutu bile olabilir şiddetine göre.
ara sıra sakin sakin "offf..." derken ağzımdan mantar bulutu çıkıyor, kendimi 2. dünya savaşı belgeselinde gibi hissediyorum.
bulunulan kötü durumu daha iyi bi hale sokması hedeflenerek, uzun süreler boyunca bi rol yapma durumunda bulunup, içindeki gerçek düşünceleri vb. saklayıp, mutlu ve huzurluymuş gibi görünüp, kendi kendine bile rol yapıp; akabinde yaşanan ve yapılan her şey bi an aklına gelip bilinçaltınıza itmeye çalıştığınız bütün şeylerin içinizde patlayıp sizi başladığınızdan daha kötü bi duruma döndürmesi..
o durumda anlaşılır ki kendi kendinize dert edip, içinde patladığı düşünülen şeyler hiçbi şeydir bunun yanında.. çünkü asıl duygular bastırıla bastırıla sıkışıp öyle bi 'içinde patla'r ki, kişi uzun süre kendine gelmekte gerçekten çok büyük, hatta bazen kronik zorluklar çeker..